Youtube İle Online Ücretsiz Film İzleme

Yazan: Kadir 06 Temmuz 2010 Salı  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

Popüler video paylaşım sitesi YouTube üzerinden online olarak film izleyebilmek artık mümkün. Tamamen ücretsiz bu servisin detayları haberimizde.

Ülkemizde hâlâ engelliler listesinde bulunan video paylaşım sitesi YouTube, kullanıcılara yönelik hizmetlerini giderek yaygınlaştırıyor. Gerçek zamanlı yorum özelliğinin ardından, yakın zamanda yeni video düzenleme hizmetini duyuran site, kişiselleştirilebilirliğin yanında şimdi de içerik anlamında farklı adımlar atıyor.

İlk olarak Hindistan’ın Hollywood’u olarak bilinen Bollywood filmlerini paylaşıma açan site, şimdi de eski filmleri kullanıcılarla buluşturuyor. Yayınlanan filmler tamamen ücretsiz olarak, bilgisayara indirmenize gerek kalmadan online olarak izlenebiliyor.

YouTube’un açtığı yeni koleksiyonda aksiyon, macera, komedi, biyografik ve korku kategorilerindeki filmleri izlemek mümkün. Dikkat çeken filmler arasında unutulmaz aktör Jackie Chan‘in de filmleri mevcut. Sorun olabilecek tek konu ise filmlerin dil seçeneği. Kendi dillerinde altyazısız olarak yayınlanan filmler, yabancı dil konusunda sorun yaşayan kullanıcıları zor durumda bırakabiliyor. YouTube’un yeni filmlerine ulaşmak için buraya tıklamanız yeterli.

SDN – shiftdelete.net

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Youtube Girebilmek İçin Yeni Dns Ayarları – Youtube Sorunsuz Giriş – Youtube’a Nasıl Girebilirim ?

Yazan: sagocu_kiz 25 Haziran 2010 Cuma  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

Youtube Girebilmek İçin Yeni Dns Ayarları – Youtube Sorunsuz Giriş – Youtube’a Nasıl Girebilirim ?

Önceki DNS’lerde uyguladığımız gibi;
Denetim masasına giriyoruz – -> Ağ ve İnternet bağlantılarına tıklıyoruz –> Ağ bağlantılarına tıklıyoruz — > Yerel Ağ bağlantısının özelliklerine giriyoruz ve oradan İnternet iletişim kurallarına tıklıyoruz. En alttaki bölüme geliyoruz ve kodları yazıyoruz;
1. Kutuya: 216.52.1.33
2. Kutuya: 208.71.159.3

Şimdi Youtube’a rahatça girebilirsiniz:)

DENEDİM OLUYOR.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Facebook Güvenlik Ayarları Nasıl Yapılır? Nelere Dikkat Edilmelidir.

Yazan: Kadir 09 Haziran 2010 Çarşamba  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

Tepkiler üzerine basitleştirilen Facebook güvenlik ayarlarınızı yaparken bunlara dikkat edin.

Yaklaşık 450 milyon internet kullanıcısının üye olduğu sosyal ağ Facebook, yakın zamana kadar mahremiyeti güvence altına alan ayarları zorlaştırarak üye profillerinin üçüncü şahıs ve firmalarca kullanılmasını sağlamak ve bu yolla trafiğini arttırmaya çalışmakla suçlanıyordu.

Site yönetimi, kullanıcıların, sivil toplum örgütleri ve siyasetçilerin yoğun tepkileri üzerine geçtiğimiz hafta gizlilik ayarlarını basitleştirdi. Temel gizlilik ayarlarını yapmakta güçlük çekenler şimdi aşağıdaki 4 sayfada gizliliklierini kontrol altına alabiliyor:

1. Ayarlar için elbette öncelikle sayfanızın sağ üst köşesindeki ‘Hesap’ butonundan Gizlilik Ayarları’nı seçip ilgili sayfalara gitmeniz gerekiyor. Açılan sayfada Facebook’un basitleştirdiğini söylediği yeni ayar şemasını göreceksiniz.

Profilinizdeki ‘Bilgiler’ hanesine girdiğiniz kişisel bilgiler, fotoğraflar, adres, e-posta gibi tüm verilerinizi kimin görüp göremeyeceğini buradan belirleyebilirsiniz. Örneğin sol sütundaki ‘Sadece Arkadaşlarım’ı seçerseniz, listedeki bilgi kategorilerini sadece arkadaş listenize eklediğiniz kişiler görebilecektir.

Grup halinde belirlenen bu ayarları elbette tek tek de kişiselleştirebilirsiniz. Örneğin e-posta adresini herkesin, yani sizin isminize denk gelen tüm Facebook üyelerinin görmesini istiyorsanız sayfanın altındaki ‘Ayarları Özelleştir’ sekmesinden detaylı listeye ulaşıp ‘iletişim bilgileri’ başlığı altındaki izin sınıfını ‘herkes’ olarak seçip bunu sağlayabilirsiniz. Kısıtlama da aynı yerden yapılıyor.

2. Sizi ad ve soyadınızla (veya Facebook’taki rumuzunuzla) arayanların arama motorlarında profilinizi bulabilmesini istiyorsanız ‘Gizlilik Ayarları’ penceresinin altındaki ‘Uygulamalar ve İnternet Sitesi’ sekmesinden ‘Herkese Açık Arama’ ayarları sekmesini tıklayın. Ayarları Düzenle’den gideceğiniz sayfada ‘Herkese açık aramayı etkinleştir’ kutucuğunu işaretlerseniz, örneğin Google’da sizi arayanlar adınızı geçtiği diğer site ve sayfalarla birlikte Facebook profilinizi de arama sonuçlarında görür. Elbette bu kişinin göreceği profil sayfanız, arkadaş listenizde olmayanların görmesine izin verdiğiniz kadarıyla olacak (bkz 1. madde).

3. ‘Uygulamalar ve İnternet Sitesi’ butonuna tıklayarak gittiğiniz sayfada ‘Anında Kişiseleştirme’ butonuna tıklayın. Burada Facebook profilinizdeki hareketliliğin Pandora , Yelp ve Docs.com gibi paralel sitelerde izlenmesini aktive edebilir ya da engelleyebilirsin. Facebook henüz bu üç siteyle anlaşmalı olsa da ileride başka siteler de ekleneceğinden ve sizin duvar veya profilinizdeki değişikliklerin bu sitelere de taşınacağını düşünerek, şimdiden kısıtlama getirebilirsiniz.

4. Arkadaşlarınız aracılığıyla erişilebilen bilgiler sekmesinden, listenizdeki arkadaşlarınızın profilleri üzerinden hangi bilgilerinize ulaşılabileceğini belirleyebilirsiniz. Örneğin bir fotoğrafta etiketlenmeniz durumunda o fotoğrafı arkadaşınızın diğer arkadaşları tarafından görülebilmesine izin verebilir veya engelleyebilirsiniz. Elbette bu diğer profil bilgileriniz için de geçerli. Tercih sizin.

Son söz olarak, Facebook ayarlarını yapmak hiç de göründüğü kadar zor değil. Sadece bir miktar süre ayırıp seçenekleri iyice okumanız ve ona göre seçim yapmanız kafi.

NTVMSNBC

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Cep Telefonlarındaki SAR Nedir? Sar’ın Zararlarından Korunma Yöntemleri

Yazan: Kadir 22 Nisan 2010 Perşembe  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

Cep telefonlarının sağlığa bilinen en zararlı etkisinin ifade edildiği SAR değeri nedir? Hangi sınırlarda olmalıdır.

SAR konusunda bilmeniz gereken tüm detaylar bu yazıda.

Teknolojinin hızla mobilleştiği şu günlerde olabildiğine bağımsız cihazlar, radyo dalgalarını kullanarak tüm iletişim ihtiyaçlarını görmeye çalışıyor. Kabloların kalkması özgürlük anlamında pozitif bir etki ancak radyo sinyallerine daha fazla ihtiyaç duyulması, vücudun radyasyon emilim oranını paralele bir şekilde artırıyor. Hâl böyle olunca teknoloji, insan sağlığına karşı önemli bir tehdit unsuru haline geliyor.

Mobil cihazların özellikle baz istasyonları ile iletişimi esnasında açığa çıkan radyo dalgası enerjisinin bir kısmı vücudumuz tarafından da absorbe edilir. SAR olarak adlandırılan da, bu enerji miktarının ölçü birimini ifade eder. (SAR: Spesific Absorbation Rate) SAR değeri çoğunlukla W / kg şeklinde ifade edilmektedir. Daha açıklayıcı bir ifadeyle doku başına emilen radyasyon oranını gösterir.

SAR Değerinin Yasal Sınırları Ne Olmalı?

SAR değeri konusunda tıp dünyasında varılmış kesin bir sonuç olmamakla birlikte 0,08 W / kg değerin sağlık için olumsuz bir sonuç teşkil etmeyeceği konusu yaygın bir görüştür. Yasal sınırlara baktığımızda ise bu rakamın kat kat üstünde değerlerin makul kabul edildiğini görüyoruz. Amerika’da 1.6 W / kg olan üst sınır Avrupa’da 2 W / kg ile sınırlanmış. Avrupa Birliği Standartları gereği ülkemizde de bu sınır yasalar çerçevesine 2 W / kg.

Ancak konunun uzmanları yaptıkları açıklamalarda 2 W / kg değerinin çok uç bir limit olduğunu ve satın alınacak yeni bir telefonun 1 W/ kg’nin altında olmasına dikkat çekiyor. Ülkemizdeki pazarda etkin rol oynayan birçok markanın zaten bu değerlerin altında cihazları kullanıcılara sundukları görülürken özellikle “Çin Malı” diye tabir edilen çift hatlı telefonların 2 W / kg’ın da üstüne çıktığı görülüyor. Bilhassa yurda kaçak yollarla girmiş ve üzerine bandrolü bulunmayan cihazlarda bu durum sıkça gözleniyor.

SAR’ın Zararlı Etkilerinden Korunma Yolları – 1

Öncelikle alacağınız telefonda SAR değerine bakmakta fayda var. Özellikle çocuklarda bu etkilerin daha fazla gözlendiği biliniyor. Bu nedenle çocuğunuza aldığınız cihazlarda bu değerlere daha da fazla önem vermenizde fayda var.


Uzun görüşmelerde kulaklık kullanmak oldukça faydalı.

Telefonların SAR değeri sürekli sabit değildir. Fabrika verileri cihaz için tüm şartlar uygun olduğu takdirde yaydığı radyasyon oranını kullanıcılar ile paylaşır. Bu nedenle göz ardı edilmemesi gereken bir takım hususlar mevcut. Öncelikle telefonunuzun şebekeden uzaklaştıkça daha fazla enerji sarf ettiğini ve daha yüksek SAR değerlerine ulaştığını unutmayın. Bu yüzden şebeke sinyallerinin düşük olarak telefonunuza ulaştığı bir yerdeyseniz kulaklık kullanmaya özen gösterin.

SAR’ın Zararlı Etkilerinden Korunma Yolları – 2

Bir başka detay da cihazın etkin anlarında yaydığı SAR değerlerindeki farklılık. Özellikle telefon ilk çaldığı anlarda, konuşma esnasındaki değerlerin neredeyse iki katına çıkar. Bu yüzden arama esnasında telefon çalarken telefonu hemen kulağa götürmek yerine karşın tarafın açmasını beklemek faydalı olacaktır.


Radyasyon özellikle çocukları daha fazla etkiliyor.

Kapalı telefon sıfır SAR değeri yayacaktır diye bir kural olamaz. Telefonların bataryası takılı olduğu durumlarda da dinlenebildiğini muhakkak duymuşsunuzdur. Bu durum bir şehir efsanesi değil. Telefonlar yeterli enerjiye sahip oldukları tüm durumlarda baz istasyonuna belirli periyotlarda sinyal gönderir. Bu sinyal de kıyasla daha düşük olsa da radyasyon yaymaya devam eder. Bu yüzden kapalı dahi olsa telefonu yatarken başucunuza koymamanızda fayda var.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

İnternet Üzerinden Güvenli Şekilde Online Virüs Taraması Nasıl Yapılır

Yazan: Kadir 27 Ocak 2010 Çarşamba  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

Her ne kadar tedbirleri alınsada kullanılan güvenlik yazılımları bazen yetersiz kalabiliyor ve yeni çıkmış virüsleri tanımayabiliyor. İnternetten indirdiğiniz ve şüphelendiğiniz bazı dosyaları kendi anti virüs programınızın dışında bu sitelere göndererekte taranmasını sağlayabilirsiniz.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

DNS Nedir ? Nasıl Kurulur? DNS Hakkında Bilgiler

Yazan: Kadir 18 Ocak 2010 Pazartesi  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

DNS host isimleri ile IP adresleri arasında eşleştirmeler yapan dağıtılmış bir databasetir. DNS server verilen bir makina adının IP adresini çözerek makinaların Internet üzerinde host ismleri ile haberleşmelerine olanak tanır. Bu ayrık database sistemi Internetin başarısında büyük bir rol oynar. Internet üzerinde makina isimlerinin dağıtılması bir makina üzerine gelebilecek fazla yükü alır. Tek bir kişinin veya kurumun Internet isimlerini Internetin büyüme hızına paralel olarak tutabilmesi imkansızdır. Internet komitesi bu sorunu Domain Naming Systemi (DNS) kurarak çözmektedir.Domain isimleri genellikle şu formatta gösterilir:

- help.com.tr
- paknet.help.com.tr

Burada paknet host ismini (makina ismini) göstermektedir. Bu Domainin ismi ise help.com.tr dir.Com son eki bu domainin bir ozel sirkete ait olduğunu tr ise Türkiyede olduğunu göstermektedir. Biz burada belli başlı Domainlere örnek vereceğiz.

- COM Ticari kurum
- EDU Eğitimenstitüleri, Üniversiteler,okullar v.b.

- MIL Askeri
- GOV Hükümete ait
- NET Ag sağlayıcıları
- ORG Kurumlar
- ARPA ARPANET Şimdi tarihte, ama hala ters adress mappinginde kullanılmaktadir.
- INT Uluslararası kurumlar
- US U.S.A.
- CA Kanada
- UK İngiltere
- TR Turkiye

Windows NT server bizim makinamizın Domain Name Server hizmeti vermesine olanak tanımaktadır.Bunun için öncelikle Networkten DNS Server Servisinin eklenmesi gerekmektedir. Şimdi konumuza DNS server Servisinin makinamızda nasıl tanımlanacağı ve tanımlanan bu Servis üzerinde Domainimize bağlı hostnamelerinin nasıl tanımlanacağı konularına biraz değinelim.

DNS server servisini yüklemeden önce makinamız üzerinde TCP/IP protokolünün yüklenmiş olduğuna dikkat edelim. Ve Windows NT 4.0 Server CD sini el altında bir yerlerde bulunduralım.

DNS Servisini yüklemek için Start-> Settings-> Control Panel-> Network penceresini açalım. Buradan Services Tabına tıklayalım ve oradan ADD butonunu seçelim. Microsoft DNS Server Servisini yükleyelim. Bu servisi yükledikten sonra makinamızı yeniden başlatalım.
Daha sonra Start-> Programss-> Administartive Tools -> DNS Menager’ dan DNS Menager programını çalıştıralım.
Bu programı çalıştırdıktan sonra sırası ile önce yeni bir server tanımlayacağız daha sonra bu server üzerinde yeni bir zone ve bunun üzerindede host namelerini tanimlayacağız.
Yeni Server tanımlamak için menude DNS altında New Server seçeneğini seçtik. Buradan gelen pencereye Serverın IP numarasını girdik. OK ile devam ettik. Burada Server ile bağlantı kurmaya çalışmaktadır. Eğer IP’si verilen makina açık değilse tanımlama yapılamaz.
Yeni bir bölge yaratmak için Server üzerine tıklayıp Menüden DNS seçeneği altından New Zone seçiyoruz. Bölegenin tipini Primary olarak belirliyoruz ve NEXT butonuna basarak ilerliyoruz. Burada Zone Name olarak Domain ismimizi giriyoruz. Burada örneğimizde paknet.help.com.tr domain ismini girdik ve bu Zonun kayit edileceği dosyayı Zone File: bölümünde paknet.dns olarak belirttik. FINISH butonu ile Domain bölgemizi yarattık. Benzer adımlari kullanarak ters adres mappingini yarattık. Ters adres mapinginde Zone Name: yerine 30.174.212.in-addr.arpa şeklinde bu örnek için ters adres kayıdını yarattik. Şimdi tanımladığımiz server üzerindeki zone da bir hostname tanımlayalım. Bunun için paknet.help.com.tr uzerini tıklayıp Menuden DNS altından New Host seçeneğini seçebiliriz. Bu bizim makinamızın Internet üzerinde tanımlı olacak hostname olacaktır. Burada makinamıza Host Name : olarak paknet ve Host IP olarak 212.174.30.71 değerlerini verdik. Bu makinamızın Internet üzerindeki adı olacaktır.

Canonical Name:

Bu yeni server üzerinde çalışan servislerimiz için (www, ftp, mail) için Canonical Record’larımızı yaratıyoruz. Bunları yaratmamızdaki amaç Internet üzerindeki herhangi bir kullanıcı bizim makinamizin hostnameini bulamayabilir. Ama o makina üzerinde bu servislerden birisini çalıştığını biliyor ise Canonical Name olarak yarattığımız bu isimler sayesinde server üzerinde açık olan bu servislere ulaşabilir.

Yarattığımız paknet.help.com.tr bölgesini seçip Menuden DNS New Record seçeneğini seçtiğimiz zaman karşımıza gelen New resource Record bölgesinden serverımız üzerinde çalışacak servisler için Canonical Name tanımlamalarını yapabiliriz. Burada Record Type alanında CNAME Record seçiyoruz ·
Alias Domain alanına makinamizın bulunduğu domain ismini giriyoruz. Buradaki örneğimizde paknet.help.com.tr Alias Name alanına kullanacağımız canonical ismi giriyoruz. Buradaki örneğimizde FTP olarak girdik. ·
For Host Name alanına makinamızın hostname ile belirtilen adını giriyoruz yine buradaki örneğimizde paknet.help.com.tr olarak girdik. Benzer sekilde makinamız üzerinde çalışan www ve mail servisleri içinde canonical isimler yaratabiliriz.


Mail Exchange Record:

MX Record verilen bir domain veya host için mail işleme ve forwarding işlerini yapmak amacıyla yaratılır.Bunu yapmak için DNS menüsunden New Record seçeriz. Bu kez record Tipini Record Type seçeneğini MX Record olarak işaretlediğimizde bizden şu alanları doldurmamızı isteyecektir.

- For Domain mailleri işleyecek mail exchangeri için domain veya host adresini girebiliriz. Buradaki örneğimizde paknet.help.com.tr olarak girdik.

- Mail Exchange Server DNS Name bu alan mail exchange serverin FDQN ismini giriyoruz. Buradaki örneğimizde bu değer paknet.help.com.tr olarak girilmiştir.
- Preference Number bu alana 0 ila 65535 arasında bir integer değer girebiliriz. Girilen Preference numarası nekadar küçük ise bu server daha öncelikli olarak tercih edilecektir. Burada bu server bizim ana mail serverımız olduğu için 0 değerini girdik.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

CHMOD Nedir? Ne İşe Yarar.

Yazan: Kadir 18 Ocak 2010 Pazartesi  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

CHMOD bir linux komutudur ve sunucunuzdaki (dolayısıyla sitenizdeki) dosyalara erişim izinlerini ayarlamanızı sağlar. Yani sitemdeki hangi dosyayı kim açabilir? Kim değiştirebilir? Kim yazabilir, kim silebilir.. Bunları ayarlamanız için kullanılan bir komuttur.Elimizin altında linux yok veya nasıl sunucuya erişip de bu komutu çalıştıralım diyorsanız, FTP istemciler bu işi pek güzel yapıyor . Ör: FileZilla, FlashFXP, CuteFTP vs.. Ayrıntıya girmeyelim, chmod 644 yalnızca okunabilir dosyalar için (read-only) kullanılır; chmod 755, okunabilir ve çalıştırılabilir dosyalar içindir; chmod 777 ise, okuma, yazma ve çalıştırma izni vermek içindir. (Tüm izinler yani)Nasıl ayarlayacaksınız? Herhangi bir FTP istemciyle sunucunuza girin, sonra erişim iznini değiştirmek istediğiniz dosya ve klasöre sağ tıklayın. Çıkan menüde CHMOD veya ATTRIBUTES seçeneğini görmelisiniz. Şimdi numerik alana istediğiniz izni yazabilirsiniz. Bu işlemi cPanel veya benzeri kontrol panellerinden de yapabilirsiniz. Dosya veya klasörünüzün ismine tıklayın, sağ üst köşede bir menü belirecek. Buradan “Change permissions” veya benzeri bir ifade bulacaksınız. Yine rakamsal olarak yazacaksınız sonra chmod değerini.Siteniz bir Windows sunucu üzerindeyse, CHMOD sizin için değildir. O zaman da dosya izinlerini hostunuzun sağlamış olduğu kontrol paneline (genellikle Plesk) girerek ayarlayabilirsiniz.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

PHP Nedir? PHP Hakkında Önemli Bilgiler ve Ayrıntılar

Yazan: Kadir 17 Ocak 2010 Pazar  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

PHP Tarihçesi

PHP, ilk olarak 1990’lı yılların ortalarında Rasmus Lerdorf tarafından geliştirilmeye başlanmıştır. Lerdorf’un amacı kişisel bilgilerini internet üzerinden yayınlamaktı. O tarihteki teknolojide, günümüzdeki gibi gelişmiş web tasarım yazılımlarının bulunmamasından dolayı , kişisel web sayfası yapmak çok daha zordu. Buradan yola çıkarak, kişisel web sayfası yapmak için bir yazılım hazırladı ve adına Personal Home Page (PHP) adını verdi. PHP, Perl dili üzerine kurulu bir dil olarak geliştirilmeye başlanmıştır. PHP’ nin çok tutulması üzerine web tasarımcılarının çok ihtiyacı olan, yani form yoluyla ziyaretçiden gelen bilgileri işlemeyi sağlayan eklemeler yapılarak adına PHP/FI (Form Interpreter) adını aldı. Kimileri tarafından programın bu versiyonu PHP2 olarak adlandırıldı. 1995 yılının ortalarında PHP Lerdorf’un kurmuş olduğu bir grup tarafından daha da geliştirildi. Bu sefer Perl dilindeki fonksiyonlardan tamamen arındırılmış ve Object Oriented (Nesneye Dayalı) bir dil haline getirildi.

Günümüzde PHP4 versiyonu ardından çok daha güçlü ve çok daha çok özellikli halde PHP5 versiyonu geliştirilmiş durumdadır. PHP dili Linux gibi Açık Kaynak Kodlu bir dildir ve ücretsiz olarak dağıtılmaktadır ve geliştirilmektedir. Linux, Unix, Windows tabanlı işletim sistemlerinde çalışabilen versiyonları mevcuttur.

PHP Nedir?
Platformdan bağımsız (Windows,Linux, Etc.) çalışabilen sunucu taraflı, Html gömülü betik dilidir. Perl, C/C++ tipinde script dilidir. Bu dillere aşina olanlar ve herhangi bir programlama dilini bilenler PHP yi fazla vakit kaybetmeden öğrenebilirler.
Oracle, Adabas D, Sybase, FilePro, mSQL, Velocis, mySQL, Informix, Solid,dBase, ODBD Unix dbm ve PostgreSQL veritabanlarıyla güvenli iletişim kurabilir ve IMAP, SNMP, NNTP , POP3 , HTTP servislerine bağlantı kurabilmektedir.
Platform olarak “Linux & Apache & mySQL” kullanılması en yaygın ve önerilendir. Siz kendi sisteminizde de sorunsuz kullanabilirsiniz.

Diğer Betik Dillerinden Farkı
——————————————————————————–

Php’nin diğer betik dillerinden farkı mevcuttur. Bunlar;

PHP’nin JavaScript gibi istemci tarafına hitap eden betik dillerinden en önemli tarafı sunucu tarafından yorumlanmasıdır.

PHP’de istemcinin istediği betiğin söz dizimi JavaScript’deki gibi HTML kodunun içerisinde görünmez.

PHP’nin Perl gibi betik dillerinden en önemli farkı HTML içine gömülebilmesidir.

Kaynak: PHPKaynak.com

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

FTP (File Transfer Protocol) nedir? FTP ile ilgili bilgiler

Yazan: Kadir 17 Ocak 2010 Pazar  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

1. FTP Nedir?

FTP ( FILE TRANSFER PROTOCOL ) internete bağlı bir bir bilgisayardan diğerine (her iki yönde de)dosya aktarımı yapmak için geliştirilen bir internet protokolü ve bu işi yapan uygulama programlarına verilen genel addır. FTP ilk geliştirilen internet protokollerinden biridir. FTP protokolü ile ;1) Bir başka bilgisayardan bir başka bilgisayara dosya aktarımı yapılırken, o Bilgisayar  ile etkileşimi aynı anda bağlantı kurulur 2) Protokol ile sağlanan bir dizi komutlar yardımıyla iki bilgisayar arasında dosya alma/gönderme işlemleri yapılır.

2. FTP Yapmak İçin Nelere İhtiyaç Var?

- Bağlanacağımız bilgisayarın internet adresi,
- Bağlanacağımız bilgisayarda dosyalara ulaşmak istediğimiz hesapla ilgili kullanıcı numarası, varsa şifresi,
- İnternet erişimi olan,üzerinde FTP yazılımı bulunan bilgisayar
- Bağlanacağımız bilgisayarda, FTP protokol komutlarını yorumlayacak çalışır durumda bir FTP servis programı yani FTP sitesi gereklidir.

3. FTP’nin Kullanımı

Genel kullanımı; FTP < FTP yapılacak makinenin adresi> şeklindedir. Bu işlemden sonra sıra ile – İlgili bilgisayara bağlanıldığında, kullanıcı adı ve parola (password) sorulur. Bunları girdikten sonra kullanıcının makinesine bağlanılmış olunur. Bazı FTP komutları kullanılarak iki makine arasında dosya işlemleri, ayrıca bağlanılan makinede bazı temel dosya/disk işlemleri (dosya açma/silme v.b ) işlemler yapılır.

BUNLARI YAPABİLMEK İÇİN GEREKLİ OLAN FTP KOMUTLARI:

CD: Dizin değiştirme. Kullanımı; cd< dizin adı >

not: bir önceki dizine geçmek için CD.. yapılır.

PWD: Bu komut yazıldığında bulunulan dizininin ismini görürüz. İçinde bulunulan dizindeki dosyaları listeler.

DIR: İçinde bulunduğunuz dizindeki dosyaları listeler.

LS: Dizin içindeki çok fazla sayıda dosya varsa sayfa sayfa listeleme ve dosyaları kısa olarak göstermeye yarayan komuttur. Kullanımı ; LS- LR : ayrıntılı tersten alfabetik listeleme

GET: Dosya alma komutudur. Kullanımı; get ()

alındıktan sonraki adı aynıda kalabilir. MGET: Birden fazla dosya alma komutudur. Örn: mget *.zip mget a*.*

PUT: Dosya gönderme komutudur. Kullanımı; put ()

MPUT: Birden çok dosyayı gönderme komutudur.

ASCII: Dosya aktarımlarında aktarım modu olarak ASCII kullanılacağını belirtir.

BINARY: Dosya aktarımlarında Binary modun kullanılacağını belirtmek için kullanılır.Yani:
* arşiv dosyaları (zip,arj,z,zoo v.b gibi),
* çalıştırılabilir programlar(. exe,com gibi),
*resim formatlı programlar, (gif,jpeg,wb gibi),
FTP ile alınmadan/yada gönderilmeden önce bu komut kullanılır.

DELETE: FTP yapılan bir yerde istenilen dosyayı silme komutudur. Kullanımı; delete şeklindedir.

MKDIR: FTP yapılan yerde yeni bir dizin oluşturma komutu MKDIR dir.Kullanımı; mkdir < dizin -adı> şeklindedir.

RMDIR: FTP yapılan yerde bos bir dizini silme komutudur. Kullanımı; rmdir şeklindedir.

LCD: FTP ortamından çıkmadan, kendi makinenizde dizin değiştirmenizi sağlar.

CLOSE: FTP ortamından çıkmadan sadece ilgili bağlantıyı kapatır.

QUIT: FTP ortamından çıkmak ve bağlantıyı kapatmak için kullanılan komuttur.

4. FTP Yapmanın Yolları

4.1. Başlat Menüsünden FTP

Start ‘dan run u seçeriz:

ftp ege.edu.tr yazıp enter’a bastığımızda bir DOS penceresi açılır:

Burada arşivi görebilmek için User(none) yazan yere: FTP(veya Anonymous) , password kısmına : mail adresimizi yazmalıyız.Karşımıza “ftp>” çıkar. cd pub yazınca karsımıza dizinler çıkar istediğimiz dizinin içine girip gerekli işlemleri yapıp quit ile ftp programını close ile Ftp bağlantısını keseriz.

4.2. Web Üzerinden FTP

Son zamanlarda genel eğilim tüm internet servislerine daha becerikli ve etkilesimli ortamlardan erişilmesi ve farklı servislerin etkileşimli olarak kullanılması seklinde kendini göstermiştir. Bunlardan en önemli olanlarından bir taneside WEB’dir. FTP’de dahil olmak üzere pek çok internet servisi ve ilave pek çok özellik bu ortamlar üzerinden kurulabilir. Dolayısıyla FTP yapmanın bir diğer yoluda WEB üzerinden FTP yapmaktır. Bu yöntem kullanım açısından daha kolaydır.
Binary bir dosyayı, yanlışlıkla, standart FTP programları ile kolayca ASCII modda almanız mümkün, bu sakıncalar WEB üzerinden yapılan FTP’ lerde ortadan kalkmaktadır. Sözgelimi standart resim formatlarında olan bir resim dosyasını aldığınız anda görüntüyü ekrana da gönderebilirsiniz.

5. Grafik Arabirimli FTP

Klasik anlamda FTP yaparken, bir takım komutlar veririz. Son yıllarda geliştirilen bazı programlar kullanıcının bu komutları vermesine gerek kalmadan grafik bir ara birim ile kullanıcının daha kolay ve komutları girmeden FTP yapmasına olanak tanırlar. FTP komutları ya pull-down/pop-up menülerden alınır; ya da tek bir fare tıklatması ile değişik FTP komutları icra edilir. Bu tip programlara bir örnek, Windows 3.1 ve Windows 95 altında çalışan, John Junod’un geliştirdiği WS_FTP ‘dir.

5.1. Cute FTP

Cute FTP kullanımı ile ilgili kısım kurs bölümünde detaylı bir şekilde anlatılmaktadır.

5.2. WS_FTP

Ws-FTP programı Windows altında çalışan, 16 bitlik ve 32 bitlik versiyonları olan bir FTP programıdır.

Host Name için ftp yapmak için bağlantı kurulacak makinenin ismi verilir. Eğer ftp yapılacak olan makine anonymous kullanıcıları kabul etmiyorsa mutlaka kullanıcı kodu kullanmak gerekir. Ve kullanıcının şifresini de password bölümüne yazması gerekmektedir. Daha sonraki işlem yapılan ayarlamaları onaylamak ve bağlanmak için OK butonuna basmak yeterli. TR-NET makinesine ftp yapmak istiyorsanız mutlaka kullanıcı kodunuzu ve şifrenizi girmeniz gerektedir. Bağlantıyı sağladıktan sonra istediğiniz dosyaları ftp ile kendi makinenize Kopyalayabilirsiniz.

Şekilde de görüldüğü gibi iki adet pencere oluştu. Bunlarda solda olanı bizim Diskimizdeki dosyalar ( Local System ) , diğer tarafta ise bağlandığımız makine ( Remote System ) görülmektedir. Yapılması gereken bilgisayarımıza çekmek istediğimiz dosyaları sağ tarafta işaretleyip Bırakmak Yani Mouse ile Tutup Sol tarafa Bırakıyorsunuz.. Dosyalar teker teker makinemize kopyalanır.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

İşletim Sistemi Nedir? İşletim Sistemleri Hakkında Bilgiler

Yazan: Kadir 17 Ocak 2010 Pazar  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

İşletim Sistemi Nedir? İşletim Sistemleri Hakkında Bilgiler

Bilgisayarların çalışabilmesi için gereken temel yazılım. Bilgisayarlar çeşitli donanım ürünlerinin belli bir tasarıma göre bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Ancak kendilerinden beklenen işleri gerçekleştirmeleri için bu sadece donanımdan oluşan altyapı yeterli değildir. Bir kelime işlem yazılımı ile belge oluşturabilmek için önce bilgisayarın açılması, donanım ürünlerinin birbirlerini tanıması ve birlikte çalışacakları şartların sağlanması gerekecektir. Kullanıcı klavyede bir tuşa bastığında, bir harfin ekranda görüntülenmesi, yazılanların saklanmak istendiğinde belgenin disk üzerine yazılması, belgeye bir dosya adı verilebilmesi yapılabilecek işler arasındadır. Kullanılan yazılım ne tür olursa olsun bazı temel işlemler hep aynıdır; dosyaların diske yazılması, diskten alınıp ekrana görüntülenmesi, bir dosyanın basılmak üzere yazıcıya gönderilmesi… Bu durumda tüm yazılımların üzerinde çalışacağı zemini oluşturmak ve temel işlemleri gerçekleştirmek üzere kullanılan yazılım ile karşılaşılır. Bu, işletim sistemidir.

 İşletim sistemi bilgisayarın her türlü altyapı çalışmalarını düzenler, çeşitli aygıtların birbirleriyle anlaşmasını sağlar. Bu sayede çeşitli uygulama yazılımları, güven içinde çalışıp kullanıcıya hizmet edebilirler. Bu yüzden bir bilgisayarın donanım özellikleri kadar işletim sistemi de önemlidir. Çünkü sistemin genel performansı gibi işlev yelpazesi de kullanılan işletim sistemine göre değişir. İşletim sistemleri bilgisayarda olup biten her şeyi denetleyen yazılımlardır. Bu yüzden sistem ne kadar karmaşıksa, işletim sistemi de o oranda gelişmiş olmak zorundadır.

Genel amaçlı bir işletim sisteminin üstlenmesi gereken işler şöyle sıralanabilir:

  • Çevre birimleri ile programlar arasındaki iletişimi sağlamak. (Bir kelime işlem yazılımı yazıcıya ya da CD-ROM sürücüye ulaşarak kullanılmasında olduğu gibi)
  • Sistemin belleğini yönetmek, disk tamponu (disk cache) gibi ek olanaklar sağlayarak belleğin etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamak. Örneğin, sanal bellek oluşturarak ana bellekten daha büyük bir alanın kullanılması.
  • Saklama aygıtlarındaki dosyalara belli bir düzen erişilmesi için bir dosya yönetim sistemi oluşturmak.
  • Özellikle çok kullanıcılı sistemlerde kaynaklara güvenli erişim sağlamak.
  • Programlar arası veri iletişimi sağlamak.
  • Kullanıcının çeşitli komutlar vermesi ve programlar çalıştırmasını sağlamak
  •  
Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Sonraki sayfa »