İnternet Üzerinden Güvenli Şekilde Online Virüs Taraması Nasıl Yapılır

Yazan: Kadir 27 Ocak 2010 Çarşamba  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

Her ne kadar tedbirleri alınsada kullanılan güvenlik yazılımları bazen yetersiz kalabiliyor ve yeni çıkmış virüsleri tanımayabiliyor. İnternetten indirdiğiniz ve şüphelendiğiniz bazı dosyaları kendi anti virüs programınızın dışında bu sitelere göndererekte taranmasını sağlayabilirsiniz.

DNS Nedir ? Nasıl Kurulur? DNS Hakkında Bilgiler

Yazan: Furkan 18 Ocak 2010 Pazartesi  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

DNS host isimleri ile IP adresleri arasında eşleştirmeler yapan dağıtılmış bir databasetir. DNS server verilen bir makina adının IP adresini çözerek makinaların Internet üzerinde host ismleri ile haberleşmelerine olanak tanır. Bu ayrık database sistemi Internetin başarısında büyük bir rol oynar. Internet üzerinde makina isimlerinin dağıtılması bir makina üzerine gelebilecek fazla yükü alır. Tek bir kişinin veya kurumun Internet isimlerini Internetin büyüme hızına paralel olarak tutabilmesi imkansızdır. Internet komitesi bu sorunu Domain Naming Systemi (DNS) kurarak çözmektedir.Domain isimleri genellikle şu formatta gösterilir:

- help.com.tr
- paknet.help.com.tr

Burada paknet host ismini (makina ismini) göstermektedir. Bu Domainin ismi ise help.com.tr dir.Com son eki bu domainin bir ozel sirkete ait olduğunu tr ise Türkiyede olduğunu göstermektedir. Biz burada belli başlı Domainlere örnek vereceğiz.

- COM Ticari kurum
- EDU Eğitimenstitüleri, Üniversiteler,okullar v.b.

- MIL Askeri
- GOV Hükümete ait
- NET Ag sağlayıcıları
- ORG Kurumlar
- ARPA ARPANET Şimdi tarihte, ama hala ters adress mappinginde kullanılmaktadir.
- INT Uluslararası kurumlar
- US U.S.A.
- CA Kanada
- UK İngiltere
- TR Turkiye

Windows NT server bizim makinamizın Domain Name Server hizmeti vermesine olanak tanımaktadır.Bunun için öncelikle Networkten DNS Server Servisinin eklenmesi gerekmektedir. Şimdi konumuza DNS server Servisinin makinamızda nasıl tanımlanacağı ve tanımlanan bu Servis üzerinde Domainimize bağlı hostnamelerinin nasıl tanımlanacağı konularına biraz değinelim.

DNS server servisini yüklemeden önce makinamız üzerinde TCP/IP protokolünün yüklenmiş olduğuna dikkat edelim. Ve Windows NT 4.0 Server CD sini el altında bir yerlerde bulunduralım.

DNS Servisini yüklemek için Start-> Settings-> Control Panel-> Network penceresini açalım. Buradan Services Tabına tıklayalım ve oradan ADD butonunu seçelim. Microsoft DNS Server Servisini yükleyelim. Bu servisi yükledikten sonra makinamızı yeniden başlatalım.
Daha sonra Start-> Programss-> Administartive Tools -> DNS Menager’ dan DNS Menager programını çalıştıralım.
Bu programı çalıştırdıktan sonra sırası ile önce yeni bir server tanımlayacağız daha sonra bu server üzerinde yeni bir zone ve bunun üzerindede host namelerini tanimlayacağız.
Yeni Server tanımlamak için menude DNS altında New Server seçeneğini seçtik. Buradan gelen pencereye Serverın IP numarasını girdik. OK ile devam ettik. Burada Server ile bağlantı kurmaya çalışmaktadır. Eğer IP’si verilen makina açık değilse tanımlama yapılamaz.
Yeni bir bölge yaratmak için Server üzerine tıklayıp Menüden DNS seçeneği altından New Zone seçiyoruz. Bölegenin tipini Primary olarak belirliyoruz ve NEXT butonuna basarak ilerliyoruz. Burada Zone Name olarak Domain ismimizi giriyoruz. Burada örneğimizde paknet.help.com.tr domain ismini girdik ve bu Zonun kayit edileceği dosyayı Zone File: bölümünde paknet.dns olarak belirttik. FINISH butonu ile Domain bölgemizi yarattık. Benzer adımlari kullanarak ters adres mappingini yarattık. Ters adres mapinginde Zone Name: yerine 30.174.212.in-addr.arpa şeklinde bu örnek için ters adres kayıdını yarattik. Şimdi tanımladığımiz server üzerindeki zone da bir hostname tanımlayalım. Bunun için paknet.help.com.tr uzerini tıklayıp Menuden DNS altından New Host seçeneğini seçebiliriz. Bu bizim makinamızın Internet üzerinde tanımlı olacak hostname olacaktır. Burada makinamıza Host Name : olarak paknet ve Host IP olarak 212.174.30.71 değerlerini verdik. Bu makinamızın Internet üzerindeki adı olacaktır.

Canonical Name:

Bu yeni server üzerinde çalışan servislerimiz için (www, ftp, mail) için Canonical Record’larımızı yaratıyoruz. Bunları yaratmamızdaki amaç Internet üzerindeki herhangi bir kullanıcı bizim makinamizin hostnameini bulamayabilir. Ama o makina üzerinde bu servislerden birisini çalıştığını biliyor ise Canonical Name olarak yarattığımız bu isimler sayesinde server üzerinde açık olan bu servislere ulaşabilir.

Yarattığımız paknet.help.com.tr bölgesini seçip Menuden DNS New Record seçeneğini seçtiğimiz zaman karşımıza gelen New resource Record bölgesinden serverımız üzerinde çalışacak servisler için Canonical Name tanımlamalarını yapabiliriz. Burada Record Type alanında CNAME Record seçiyoruz ·
Alias Domain alanına makinamizın bulunduğu domain ismini giriyoruz. Buradaki örneğimizde paknet.help.com.tr Alias Name alanına kullanacağımız canonical ismi giriyoruz. Buradaki örneğimizde FTP olarak girdik. ·
For Host Name alanına makinamızın hostname ile belirtilen adını giriyoruz yine buradaki örneğimizde paknet.help.com.tr olarak girdik. Benzer sekilde makinamız üzerinde çalışan www ve mail servisleri içinde canonical isimler yaratabiliriz.


Mail Exchange Record:

MX Record verilen bir domain veya host için mail işleme ve forwarding işlerini yapmak amacıyla yaratılır.Bunu yapmak için DNS menüsunden New Record seçeriz. Bu kez record Tipini Record Type seçeneğini MX Record olarak işaretlediğimizde bizden şu alanları doldurmamızı isteyecektir.

- For Domain mailleri işleyecek mail exchangeri için domain veya host adresini girebiliriz. Buradaki örneğimizde paknet.help.com.tr olarak girdik.

- Mail Exchange Server DNS Name bu alan mail exchange serverin FDQN ismini giriyoruz. Buradaki örneğimizde bu değer paknet.help.com.tr olarak girilmiştir.
- Preference Number bu alana 0 ila 65535 arasında bir integer değer girebiliriz. Girilen Preference numarası nekadar küçük ise bu server daha öncelikli olarak tercih edilecektir. Burada bu server bizim ana mail serverımız olduğu için 0 değerini girdik.

CHMOD Nedir? Ne İşe Yarar.

Yazan: Furkan 18 Ocak 2010 Pazartesi  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

CHMOD bir linux komutudur ve sunucunuzdaki (dolayısıyla sitenizdeki) dosyalara erişim izinlerini ayarlamanızı sağlar. Yani sitemdeki hangi dosyayı kim açabilir? Kim değiştirebilir? Kim yazabilir, kim silebilir.. Bunları ayarlamanız için kullanılan bir komuttur.Elimizin altında linux yok veya nasıl sunucuya erişip de bu komutu çalıştıralım diyorsanız, FTP istemciler bu işi pek güzel yapıyor . Ör: FileZilla, FlashFXP, CuteFTP vs.. Ayrıntıya girmeyelim, chmod 644 yalnızca okunabilir dosyalar için (read-only) kullanılır; chmod 755, okunabilir ve çalıştırılabilir dosyalar içindir; chmod 777 ise, okuma, yazma ve çalıştırma izni vermek içindir. (Tüm izinler yani)Nasıl ayarlayacaksınız? Herhangi bir FTP istemciyle sunucunuza girin, sonra erişim iznini değiştirmek istediğiniz dosya ve klasöre sağ tıklayın. Çıkan menüde CHMOD veya ATTRIBUTES seçeneğini görmelisiniz. Şimdi numerik alana istediğiniz izni yazabilirsiniz. Bu işlemi cPanel veya benzeri kontrol panellerinden de yapabilirsiniz. Dosya veya klasörünüzün ismine tıklayın, sağ üst köşede bir menü belirecek. Buradan “Change permissions” veya benzeri bir ifade bulacaksınız. Yine rakamsal olarak yazacaksınız sonra chmod değerini.Siteniz bir Windows sunucu üzerindeyse, CHMOD sizin için değildir. O zaman da dosya izinlerini hostunuzun sağlamış olduğu kontrol paneline (genellikle Plesk) girerek ayarlayabilirsiniz.

PHP Nedir? PHP Hakkında Önemli Bilgiler ve Ayrıntılar

Yazan: Kadir 17 Ocak 2010 Pazar  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

PHP Tarihçesi

PHP, ilk olarak 1990’lı yılların ortalarında Rasmus Lerdorf tarafından geliştirilmeye başlanmıştır. Lerdorf’un amacı kişisel bilgilerini internet üzerinden yayınlamaktı. O tarihteki teknolojide, günümüzdeki gibi gelişmiş web tasarım yazılımlarının bulunmamasından dolayı , kişisel web sayfası yapmak çok daha zordu. Buradan yola çıkarak, kişisel web sayfası yapmak için bir yazılım hazırladı ve adına Personal Home Page (PHP) adını verdi. PHP, Perl dili üzerine kurulu bir dil olarak geliştirilmeye başlanmıştır. PHP’ nin çok tutulması üzerine web tasarımcılarının çok ihtiyacı olan, yani form yoluyla ziyaretçiden gelen bilgileri işlemeyi sağlayan eklemeler yapılarak adına PHP/FI (Form Interpreter) adını aldı. Kimileri tarafından programın bu versiyonu PHP2 olarak adlandırıldı. 1995 yılının ortalarında PHP Lerdorf’un kurmuş olduğu bir grup tarafından daha da geliştirildi. Bu sefer Perl dilindeki fonksiyonlardan tamamen arındırılmış ve Object Oriented (Nesneye Dayalı) bir dil haline getirildi.

Günümüzde PHP4 versiyonu ardından çok daha güçlü ve çok daha çok özellikli halde PHP5 versiyonu geliştirilmiş durumdadır. PHP dili Linux gibi Açık Kaynak Kodlu bir dildir ve ücretsiz olarak dağıtılmaktadır ve geliştirilmektedir. Linux, Unix, Windows tabanlı işletim sistemlerinde çalışabilen versiyonları mevcuttur.

PHP Nedir?
Platformdan bağımsız (Windows,Linux, Etc.) çalışabilen sunucu taraflı, Html gömülü betik dilidir. Perl, C/C++ tipinde script dilidir. Bu dillere aşina olanlar ve herhangi bir programlama dilini bilenler PHP yi fazla vakit kaybetmeden öğrenebilirler.
Oracle, Adabas D, Sybase, FilePro, mSQL, Velocis, mySQL, Informix, Solid,dBase, ODBD Unix dbm ve PostgreSQL veritabanlarıyla güvenli iletişim kurabilir ve IMAP, SNMP, NNTP , POP3 , HTTP servislerine bağlantı kurabilmektedir.
Platform olarak “Linux & Apache & mySQL” kullanılması en yaygın ve önerilendir. Siz kendi sisteminizde de sorunsuz kullanabilirsiniz.

Diğer Betik Dillerinden Farkı
——————————————————————————–

Php’nin diğer betik dillerinden farkı mevcuttur. Bunlar;

PHP’nin JavaScript gibi istemci tarafına hitap eden betik dillerinden en önemli tarafı sunucu tarafından yorumlanmasıdır.

PHP’de istemcinin istediği betiğin söz dizimi JavaScript’deki gibi HTML kodunun içerisinde görünmez.

PHP’nin Perl gibi betik dillerinden en önemli farkı HTML içine gömülebilmesidir.

Kaynak: PHPKaynak.com

FTP (File Transfer Protocol) nedir? FTP ile ilgili bilgiler

Yazan: Kadir 17 Ocak 2010 Pazar  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

1. FTP Nedir?

FTP ( FILE TRANSFER PROTOCOL ) internete bağlı bir bir bilgisayardan diğerine (her iki yönde de)dosya aktarımı yapmak için geliştirilen bir internet protokolü ve bu işi yapan uygulama programlarına verilen genel addır. FTP ilk geliştirilen internet protokollerinden biridir. FTP protokolü ile ;1) Bir başka bilgisayardan bir başka bilgisayara dosya aktarımı yapılırken, o Bilgisayar  ile etkileşimi aynı anda bağlantı kurulur 2) Protokol ile sağlanan bir dizi komutlar yardımıyla iki bilgisayar arasında dosya alma/gönderme işlemleri yapılır.

2. FTP Yapmak İçin Nelere İhtiyaç Var?

- Bağlanacağımız bilgisayarın internet adresi,
- Bağlanacağımız bilgisayarda dosyalara ulaşmak istediğimiz hesapla ilgili kullanıcı numarası, varsa şifresi,
- İnternet erişimi olan,üzerinde FTP yazılımı bulunan bilgisayar
- Bağlanacağımız bilgisayarda, FTP protokol komutlarını yorumlayacak çalışır durumda bir FTP servis programı yani FTP sitesi gereklidir.

3. FTP’nin Kullanımı

Genel kullanımı; FTP < FTP yapılacak makinenin adresi> şeklindedir. Bu işlemden sonra sıra ile – İlgili bilgisayara bağlanıldığında, kullanıcı adı ve parola (password) sorulur. Bunları girdikten sonra kullanıcının makinesine bağlanılmış olunur. Bazı FTP komutları kullanılarak iki makine arasında dosya işlemleri, ayrıca bağlanılan makinede bazı temel dosya/disk işlemleri (dosya açma/silme v.b ) işlemler yapılır.

BUNLARI YAPABİLMEK İÇİN GEREKLİ OLAN FTP KOMUTLARI:

CD: Dizin değiştirme. Kullanımı; cd< dizin adı >

not: bir önceki dizine geçmek için CD.. yapılır.

PWD: Bu komut yazıldığında bulunulan dizininin ismini görürüz. İçinde bulunulan dizindeki dosyaları listeler.

DIR: İçinde bulunduğunuz dizindeki dosyaları listeler.

LS: Dizin içindeki çok fazla sayıda dosya varsa sayfa sayfa listeleme ve dosyaları kısa olarak göstermeye yarayan komuttur. Kullanımı ; LS- LR : ayrıntılı tersten alfabetik listeleme

GET: Dosya alma komutudur. Kullanımı; get ()

alındıktan sonraki adı aynıda kalabilir. MGET: Birden fazla dosya alma komutudur. Örn: mget *.zip mget a*.*

PUT: Dosya gönderme komutudur. Kullanımı; put ()

MPUT: Birden çok dosyayı gönderme komutudur.

ASCII: Dosya aktarımlarında aktarım modu olarak ASCII kullanılacağını belirtir.

BINARY: Dosya aktarımlarında Binary modun kullanılacağını belirtmek için kullanılır.Yani:
* arşiv dosyaları (zip,arj,z,zoo v.b gibi),
* çalıştırılabilir programlar(. exe,com gibi),
*resim formatlı programlar, (gif,jpeg,wb gibi),
FTP ile alınmadan/yada gönderilmeden önce bu komut kullanılır.

DELETE: FTP yapılan bir yerde istenilen dosyayı silme komutudur. Kullanımı; delete şeklindedir.

MKDIR: FTP yapılan yerde yeni bir dizin oluşturma komutu MKDIR dir.Kullanımı; mkdir < dizin -adı> şeklindedir.

RMDIR: FTP yapılan yerde bos bir dizini silme komutudur. Kullanımı; rmdir şeklindedir.

LCD: FTP ortamından çıkmadan, kendi makinenizde dizin değiştirmenizi sağlar.

CLOSE: FTP ortamından çıkmadan sadece ilgili bağlantıyı kapatır.

QUIT: FTP ortamından çıkmak ve bağlantıyı kapatmak için kullanılan komuttur.

4. FTP Yapmanın Yolları

4.1. Başlat Menüsünden FTP

Start ‘dan run u seçeriz:

ftp ege.edu.tr yazıp enter’a bastığımızda bir DOS penceresi açılır:

Burada arşivi görebilmek için User(none) yazan yere: FTP(veya Anonymous) , password kısmına : mail adresimizi yazmalıyız.Karşımıza “ftp>” çıkar. cd pub yazınca karsımıza dizinler çıkar istediğimiz dizinin içine girip gerekli işlemleri yapıp quit ile ftp programını close ile Ftp bağlantısını keseriz.

4.2. Web Üzerinden FTP

Son zamanlarda genel eğilim tüm internet servislerine daha becerikli ve etkilesimli ortamlardan erişilmesi ve farklı servislerin etkileşimli olarak kullanılması seklinde kendini göstermiştir. Bunlardan en önemli olanlarından bir taneside WEB’dir. FTP’de dahil olmak üzere pek çok internet servisi ve ilave pek çok özellik bu ortamlar üzerinden kurulabilir. Dolayısıyla FTP yapmanın bir diğer yoluda WEB üzerinden FTP yapmaktır. Bu yöntem kullanım açısından daha kolaydır.
Binary bir dosyayı, yanlışlıkla, standart FTP programları ile kolayca ASCII modda almanız mümkün, bu sakıncalar WEB üzerinden yapılan FTP’ lerde ortadan kalkmaktadır. Sözgelimi standart resim formatlarında olan bir resim dosyasını aldığınız anda görüntüyü ekrana da gönderebilirsiniz.

5. Grafik Arabirimli FTP

Klasik anlamda FTP yaparken, bir takım komutlar veririz. Son yıllarda geliştirilen bazı programlar kullanıcının bu komutları vermesine gerek kalmadan grafik bir ara birim ile kullanıcının daha kolay ve komutları girmeden FTP yapmasına olanak tanırlar. FTP komutları ya pull-down/pop-up menülerden alınır; ya da tek bir fare tıklatması ile değişik FTP komutları icra edilir. Bu tip programlara bir örnek, Windows 3.1 ve Windows 95 altında çalışan, John Junod’un geliştirdiği WS_FTP ‘dir.

5.1. Cute FTP

Cute FTP kullanımı ile ilgili kısım kurs bölümünde detaylı bir şekilde anlatılmaktadır.

5.2. WS_FTP

Ws-FTP programı Windows altında çalışan, 16 bitlik ve 32 bitlik versiyonları olan bir FTP programıdır.

Host Name için ftp yapmak için bağlantı kurulacak makinenin ismi verilir. Eğer ftp yapılacak olan makine anonymous kullanıcıları kabul etmiyorsa mutlaka kullanıcı kodu kullanmak gerekir. Ve kullanıcının şifresini de password bölümüne yazması gerekmektedir. Daha sonraki işlem yapılan ayarlamaları onaylamak ve bağlanmak için OK butonuna basmak yeterli. TR-NET makinesine ftp yapmak istiyorsanız mutlaka kullanıcı kodunuzu ve şifrenizi girmeniz gerektedir. Bağlantıyı sağladıktan sonra istediğiniz dosyaları ftp ile kendi makinenize Kopyalayabilirsiniz.

Şekilde de görüldüğü gibi iki adet pencere oluştu. Bunlarda solda olanı bizim Diskimizdeki dosyalar ( Local System ) , diğer tarafta ise bağlandığımız makine ( Remote System ) görülmektedir. Yapılması gereken bilgisayarımıza çekmek istediğimiz dosyaları sağ tarafta işaretleyip Bırakmak Yani Mouse ile Tutup Sol tarafa Bırakıyorsunuz.. Dosyalar teker teker makinemize kopyalanır.

İşletim Sistemi Nedir? İşletim Sistemleri Hakkında Bilgiler

Yazan: Kadir 17 Ocak 2010 Pazar  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

İşletim Sistemi Nedir? İşletim Sistemleri Hakkında Bilgiler

Bilgisayarların çalışabilmesi için gereken temel yazılım. Bilgisayarlar çeşitli donanım ürünlerinin belli bir tasarıma göre bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Ancak kendilerinden beklenen işleri gerçekleştirmeleri için bu sadece donanımdan oluşan altyapı yeterli değildir. Bir kelime işlem yazılımı ile belge oluşturabilmek için önce bilgisayarın açılması, donanım ürünlerinin birbirlerini tanıması ve birlikte çalışacakları şartların sağlanması gerekecektir. Kullanıcı klavyede bir tuşa bastığında, bir harfin ekranda görüntülenmesi, yazılanların saklanmak istendiğinde belgenin disk üzerine yazılması, belgeye bir dosya adı verilebilmesi yapılabilecek işler arasındadır. Kullanılan yazılım ne tür olursa olsun bazı temel işlemler hep aynıdır; dosyaların diske yazılması, diskten alınıp ekrana görüntülenmesi, bir dosyanın basılmak üzere yazıcıya gönderilmesi… Bu durumda tüm yazılımların üzerinde çalışacağı zemini oluşturmak ve temel işlemleri gerçekleştirmek üzere kullanılan yazılım ile karşılaşılır. Bu, işletim sistemidir.

 İşletim sistemi bilgisayarın her türlü altyapı çalışmalarını düzenler, çeşitli aygıtların birbirleriyle anlaşmasını sağlar. Bu sayede çeşitli uygulama yazılımları, güven içinde çalışıp kullanıcıya hizmet edebilirler. Bu yüzden bir bilgisayarın donanım özellikleri kadar işletim sistemi de önemlidir. Çünkü sistemin genel performansı gibi işlev yelpazesi de kullanılan işletim sistemine göre değişir. İşletim sistemleri bilgisayarda olup biten her şeyi denetleyen yazılımlardır. Bu yüzden sistem ne kadar karmaşıksa, işletim sistemi de o oranda gelişmiş olmak zorundadır.

Genel amaçlı bir işletim sisteminin üstlenmesi gereken işler şöyle sıralanabilir:

  • Çevre birimleri ile programlar arasındaki iletişimi sağlamak. (Bir kelime işlem yazılımı yazıcıya ya da CD-ROM sürücüye ulaşarak kullanılmasında olduğu gibi)
  • Sistemin belleğini yönetmek, disk tamponu (disk cache) gibi ek olanaklar sağlayarak belleğin etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamak. Örneğin, sanal bellek oluşturarak ana bellekten daha büyük bir alanın kullanılması.
  • Saklama aygıtlarındaki dosyalara belli bir düzen erişilmesi için bir dosya yönetim sistemi oluşturmak.
  • Özellikle çok kullanıcılı sistemlerde kaynaklara güvenli erişim sağlamak.
  • Programlar arası veri iletişimi sağlamak.
  • Kullanıcının çeşitli komutlar vermesi ve programlar çalıştırmasını sağlamak
  •  

Bilgisayar Nedir? Donanım Yapısı Hakkında Bilgiler

Yazan: Kadir 17 Ocak 2010 Pazar  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

Bilgisayar Nedir?

Giriş birimleri   ile dış dünyadan aldıkları veriler  üzerinde aritmetiksel ve mantıksal  işlemler  yaparak  işleyen  ve bu işlenmiş bilgileri  çıkış birimleri  ile bize ileten  , donanım (Hardware) ve   yazılım (software) dan oluşan elektronik bir makine dır.

  • Bilgisayar donanımı (hardware): Bilgisayarların fiziksel kısımlarına donanım denilmektedir. Elle tutulabilirler. Ekran, klavye, Sabit disk (harddisk), fare, yazıcı, bellek, mikroişlemci, tarayıcı,…
  • Bilgisayar yazılımı (Software): Donanımı kullanmak için gerekli programlardır. Bilgisayarın nasıl çalışacağını söylerler. Elle tutulmazlar. Belirli bir işlemi yapmak üzere bilgisayara kurulurlar (set p, install). Örneğin: Kelime işlem (Word processor) programları son kullanıcıların yazı yazması için kullanılır. Tablolama (spread sheet), sunu (presentation), programlama dilleri (Pascal, C …), ses (sound) programı gibi.

 

DONANIM  YAPISI :
CPU (Central Processing Unit):                    

Bilgisayarın beyni de denilebilir. Yönetim ve kontrolü burada yapılır.İki bölümden oluşur;

·        Aritmetik ve Mantık Birimi (Arithmetic & Logic Unit -ALU) : Dört işlem, verilerin karşılaştırılması, karşılaştırmanın sonucuna göre yeni işlemlerin seçilmesi ve kararların verilmesi bu birimin görevidir.

·        Kontrol Ünitesi ( Control Unit -CU) : Işlem akışını düzenler, komutları yorumlar ve bu komutların yerine getirilmesini sağlar.

RAM(Random Access Memory):                                                                                                           

Programların ve verilerin kullanıldıkları zaman geçici olarak depolandıkları yerdir. CPU’da işlemler yapılırken ana bellekte saklanan veriler kullanılır ve işlenen veriler (bilgi) RAM bellekte tutulur. Elektrik kesildiğinde bellekteki veriler kaybolur. Birimi megabayt (MB)’dır. PC’lerde 8, 16, 32, 64 MB bellekler kullanılmaktadır.

ROM( Read Only Memory):

Üzerinde yalnız okuma yapılır.   Üretici firma tarafından ilk imalatı esnasında yerleştirilir. Yazma yapılamaz.                  

Bilgisayarda Bellek Birimleri

Bilgisayarda en küçük birim BIT tir.

1 BYTE = 8 Bit

1 Bit 0 ya da 1′den (kapalı devre=0, açık devre=1) oluşur.

1 BYTE 1 karakterdir.

1024 BYTE = 1 KiloByte’dır. (KiloByte = KB)

1024 KB = 1 MegaByte’dır. (MegaByte = MB)

1024 MB = 1 GigaByte (GigaByte = GB)

1024 GB = 1 TeraByte (TeraByte = TB)

CPU: Central Processing  Unit ( Merkezi İşlem Birimi). Ana İşlem Ünitesi, Merkezi İşlemci ya da kısaca işlemci.

Bilgisayarın program komutlarını bellekten aldıktan sonra kodlarını çözen ve karşılığı olan işlemleri yerine getiren merkez birimi. Cpu genellikle bilgisayarın beyni olarak tanımlanır. Çünkü tüm işlemler CPU tarafından yapılır. Bu nedenle bir bilgisayarın işlem yeteneği ve hızı işlemcisinin yeteneği ve hızıyla doğrudan ilgilidir. 

HARDDISK: Sabit disk.

Bilgisayarlarda bilgi depolama ünitesi. Sabit diskler büyük miktarda bilgiyi uzun süreli olarak saklamak için kullanılan manyetik disklerdir. Genellikle taşınabilir olma özelliği yoktur. Zaten bu yüzden de sabit disk adını almışlardır. Bilgisayar kasasının içinde kendileri için ayrılmış yuvalara yerleştirilirler. Sabit diskler özellikle disketlerle karşılaştırıldığında çok büyük miktarda bilgi depolama özelliğine sahiptirler.

 

DISK DRIVE: Disk sürücü.

Diske veri yazan ya da okuyan birim. Disk sürücüler okuyup yazdıkları disk tipine göre çeşitli isimler alır: Disketlere okuyup yazan disket sürücüler, optik disklere okuyup yazan optik sürücüler gibi…genelde, disk sürücü dendiğinde sabit disk sürücü kastedilir. Disk sürücüler bilgisayarın içine yerleştirilebileceği gibi, bir dış ünite olarak da bağlanabilir. 

 

MAINBOARD: Ana kart.

Bilgisayarlardaki temel devre ve bileşenleri üzerinde bulunduran kart. Ana kart, CPU, BIOS, bellek, depolama aygıtı arabirimleri, seri ve paralel portlar, genişleme  yuvaları ve ekran, Klavye gibi çevre ünitelerinin denetleyicilerini bulundurur. Bir PC’ yi daha iyi bir modele çevirmek için ana kartı değiştirmek gerekir. Ana kartla birlikte sadece CPU değil, ROM ve ana bellek de daha iyi modele geçirilmiş olur. Ancak bu işlem sırasında genişleme kartlarının yeni ana kartla uyumlu olmasına dikkat edilmelidir. 

 

RAM: Random Access Memory. Rasgele Erişimli Bellek.

Herhangi bir noktasına doğrudan erişilebilen bellek tipi. Bir bilgisayarın ne kadar RAM’a sahip olması gerektiği, kullandığı işletim sistemi ve çalıştıracağı programların ihtiyaçlarına bağlıdır. Özellikle grafik kullanıcı yüzüne sahip işletim sistemleri daha çok RAM kullanır. 

ROM: Read Only Memory. Salt Okunur Bellek.

İçerdiği verilerin üzerine sadece bir kere yazıldığı ve bir daha değiştirilemediği bellek tipi. ROM’ lar bilgisayarlarda hiç değişmeyecek ancak sürekli kullanılan bazı programları saklamak için kullanılır. Bilgisayarın yüklenmesini sağlayan ana program gibi… Bir ROM yongası üreticisinden çıktığında içeriği belirlenmiştir. ROM’ ların RAM’ lerden en önemli farkı, Elektrik Akımı kesildiğinde RAM’ lerin sakladıkları bilgileri kaybetmelerine rağmen, ROM’ ların etkilenmemeleridir.

Klavye(Keyboard)  
Tuşlardan oluşur. Q’ ya göre ayarlanmıştır. F’ ye çevrilebilir. Her bir harf için bir Ascıı  kod , bu  kodların birleştiği bir  Ascii  tablo  vardır. Biz herhangi bir tuşa  bastığımız zaman  ascii tablodan harf yada işareti  tanır ve basar.  102 tuş bulunur.  XT ve  AT olmak üzere iki çeşittir. Klavye bir giriş ünitesidir.Klavyede bulunan tuşların görevleri şunlardır;

          Klavye  üzerindeki  tuşları  4 kısımda inceleyebiliriz;

            1. Fonksiyon tuşları

            2. Daktilo tuşları

            3. Nümerik tuşlar

            4. Özel tuşlar

 

Ağ ( Network ) Nedir? Ağ Çeşitleri Nelerdir? Ağ Topolojileri Hakkında Bilgiler

Yazan: Kadir 17 Ocak 2010 Pazar  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

Ağ ( Network ) Nedir?

· Ağ, paylaşım amacıyla iki ya da daha fazla cihazın bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir yapıdır.
· Yüzlerce iş istasyonu veya kişisel bilgisayardan oluşabileceği gibi, iki bilgisayarın birbirine bağlanmasıyla da elde edilebilir.

Bir Ağla(networkle) Amaçlananlar

· Kaynak paylaşımı :D onanım, yazılım, veri paylaşımı,
· Yüksek Güvenilirlik :Önemli dosyaların birkaç makinada yedeklenmesi,

· Harcanacak Paradan Tasaruf :P C’lerin her geçen gün daha cazip hale gelen fiat/performans oranı,

· Ölçeklenebilirlik :D aha fazla işlemci eklenerek sistem performansının artması,

· İletişim :Çalışanların kendi aralarında ve dünya ile kurdukları bir iletişim ortamı olması,

· Bilgi :Gazetelerden tartışma gruplarına, e-posta’dan elektronik ticarete, video-konferans, WWW, FTP (dosya transferi), eğlence gibi birçok ortama internet aracılığıyla ulaşılabilmesi ve bilgi toplanmasının sağlanmasıdır.

Paylaşım

· Temelde her ağ paylaşım içindir.
· Ağlar, cihazların (yazıcı, disk, teyp vs) uygulamaların ve bilginin paylaşımını olanaklı kılar.

· Paylaşım

· Hem kişilerin hem de çalışma grubunun (work group) etkinliğini arttır.

· Yazılım ve donanım maliyetlerini düşürür.

· Ürün geliştirme maliyetini azaltır.

· Dezavantaj olarak performans düşüklüğü olabilir.

Uygulama Programlarının Paylaşımı

· Paylaşılacak programlar server(sunucu) üzerinde olan bir ağ diski üzerinde kurulabilir.

· İlgili dosya paylaşılabilir, okunabilir veya çalıştırılabilir ama silinemez olarak belirlenir ve kullanıma açılır.

· Kullanıcılar sisteme bağlanır(login) ve sonrasında diske erişir, uygulamaları çalıştırabilirler.

· Bu şekilde programların kurulma ve bakım işlemleri kolaylaşır.

· Ağ lisansı ile yazılım maliyeti düşer.

Döküman Paylaşımı
· Aynı dosyaya veya dosyaların farklı bölgelerine farklı kullanıcılar tarafından değişik haklarla iletişim sağlanabilir.

· Bunun için karmaşık – gelişmiş yazılımlar kullanılmalıdır.

· Paylaşılan dokümandaki değişiklik bütün kullanıcılara yansır.

Ağ Çeşitleri 1-Yerel Ağlar :. Bina veya ofis içi gibi sınırlı alanlar dahilinde kurulurlar.

· Diğer ağ tiplerine göre daha hızlı çalışırlar.

· Bünyelerinde bilgisayarlar, yazıcılar, çiziciler, CD-ROM sürücüler ve diğer çevre arabirimleri yer alır.

· Günümüzde pek çok şirketin günlük işlemleri yerel Bilgisayar ağlarıyla yürütülmektedir.

LAN Karakteristikleri:

- Coğrafi olarak limitli operasyon alanı vardır.
- Yüksek transfer hızı vardır.
- Yerel servislere devamlı olarak ulaşabilme olanağı vardır.
- Genellikle WAN (Wide Area Network)’dan daha ucuzdur.
- Kablolama birincil iletişim ortamını oluşturur.

LAN dizayn ederken iki durum göz önünde tutulur

- Uzaklık
- Maliyet

Uzaklık : LAN uzaklığa göre sınırlandırılmıştır. Bunun sebebi transfer edilecek bilgiye ve kablolama tekniğine bağlıdır. Birçok kablolama tekniğinde bilgi sinyalleri belli mesafeye kadar bilgiyi iletir. Bu bilgi, bilgi sinyalleri sönene kadar gider. Bilgi sinyallerini ilk gönderildiği gibi tutabilmek için tekrarlayıcı (repeater) denilen cihazlar kullanılır. Bilgi sinyallerinin sönmesinden dolayı LAN kurulurken uzaklık göz önünde tutulur.

Maliyet : LAN dizaynında bazı noktalarda, maliyet uzaklıktan daha önde tutulur. Kesin ulaşması gereken bilgiler için uzaklık tanımlamasının olmaması gerekir. Durum öyle olunca maliyet artmakta, ama iletişim olmaktadır.

LAN İletişim Metodları

3 ana kategori vardır
- Unicast İletişim
- Multicast İletişim
- Broadcast İletişim

1- Unicast İletişim :   

Tek bir data paketinin, tek bir kaynaktan tek bir hedef adrese gönderilmesiyle yapılan iletişime Unicast İletişim denir.

2-Multicast İletişim :Tek bir data paketi, ağda kopyalanarak birkaç özel hedef adrese gönderilmişse, bu şekilde olan iletişime Multicast İletişim denir.

   

3-Broadcast İletişim :

   
Tek bir data paketi, kopyalanarak ağda bulunan bütün bilgisayarlara gönderiliyorsa, bu tür iletişime Broadcast İletişim denir.

 

LAN Topolojileri :

 

2 ana LAN topolojisi vardır.
- Fiziksel Topoloji
- Mantıksal Topoloji

Fiziksel Topolojiler

- Bus Topoloji (Bus Topology)
- Yıldız Topoloji (Star Topology)
- Halka Topoloji (Ring Topology)
- Genişletilmiş Yıldız Topoloji (Extended Star Topology)
- Hiyerarşik Topoloji (Hierarchical Topology)
- Karmaşık Topoloji (Mesh Topoloji)

Mantıksal Topolojiler

- Geniş Yayın Topoloji (Broadcast Topology)
- Jeton Gezici Topoloji (Token-Passing Topology)

 

2-Ulusal Ağlar :

· Tüm ülkeye yayılmış olan organizasyonların birimleri arasında veri iletişimini sağlarlar.

· Bölgeleri, şehirleri, eyaletleri ve tüm ülkeyi kapsayabilirler.

· Büyükşehir alan ağları (MAN), ya da geniş alan ağları (WAN) adları da kullanılır.

· Bir iletişim alt yapısını gerektirirler. Bu alt yapı da telekomünikasyon şirketleri tarafından ( TT , AT&T vs. ) sağlanır.

3-Uluslararası Ağlar :

· Veri iletişim ihtiyacı ülke sınırlarını aşmaya başladığında devreye girerler.

· İletişim, okyanusları aşan kablolar aracılığıyla sağlanabileceği gibi uydular da kullanılabilir.

· Özel bir takım cihazlar (yönlendirici -çoklayıcı vs) kullanılır.

· Değişik fiyat-performans seçenekleri mevcuttur.

· WAN (Wide Area Networks) genel adıyla anılırlar.

-Büyük bir Wide Area Network-

Veri Transfer ( İletim ) Hızı

· Bir ağın iletim kapasitesini ölçmek için geliştirilmiş matematiksel bir modeldir.

· Birim olarak “bps” (bit per second – birim zamanda iletilen bit sayısı) kullanılır.

· Yerel ağların iletim hızları geçen yıllara kadar 1-100 Mbps(Megabit per second) arasında değişirken, artık gigabit teknolojiler sayesinde 1000 Mbps ve üstü hızlar kullanılmaya başlanmıştır.

Ağ Topolojileri :

Fiziksel Topolojiler

 

Bus Topoloji :


Tek bir omurga segmente bütün bilgisayarların bağlandığı topolojidir. Bilgisayarlar arasındaki bağlantının tek bir yerindeki kesiklik bütün ağı etkiler. Koaksiyel (coaxial) kablo kullanılır. Ağ performansı en düşük olan topolojidir. Çok miktarda çarpışma (collosion) meydana gelir. Sadece tek bir bilgisayar bilgi gönderebilir.

Yıldız Topoloji :


Bütün bilgisayarkaın tek bir merkeze bağlanarak oluşturulan topolojidir. Genelde merkezde hub veya anahtar (swicth) deilen cihazlar kullanılır. Bus topolojiye göre daha performanslı olan topolojidir. Merkezdeki hub veya anahtar’da oluşacak problem bütün ağı etkiler.

Halka Topoloji :


Halka şeklindeki bağlantılarla yapılan topolojidir. Bilgisayarlar arasındaki bağlantılarda oluşacak aksaklık bütün bir ağı etkilemektedir. Performansı yüksektir ve ağda hiçbir çarpışma meydana gelmez.

Genişletilmiş Yıldız Topoloji :


Yıldız topolojiye sahip küçük ağların yine aynı şekilde yıldız yapıda hub veya anahtarlar kullanılarak ağın genişletildiği topolojidir.

Hiyerarşik Topoloji :

Küçük yıldız topolojideki ağların hiyerarşik bir şekilde birbirlerine bağlandıkları ve bütün ağın trafiğini kontrol etmek üzere bir bilgisayara bağlandıkları topolojidir.

Karmaşık Topoloji :


Ağdaki bütün uçların birbirine bağlandıkları ve ağ üzerindeki hiçbir ucun arasında fiziksel bağlantının kopuk olmadığı topolojidir. Bu yapıdaki ağlarda her zaman iletişim vardır. İletişimin kopmasının büyük risk olduğu durumlarda kullanılır.

 

Mantıksal Topolojiler

Geniş Yayın Topoloji :

    
Ağda bulunan her bilgisayar belli bir öncelik hakkı tanımaksızın, ağdaki bütün bilgisayarlara bilgi göndermek üzere ağ ortamına bilgi bırakabilirler. İlk gönderen ilk servisi alır (first come, first served) mantığıyla çalışır.

Jeton Gezici Topoloji :

Ağa bir sunucu tarafından jeton bırakılır. Bu jeton ağ ortamına girişi yönetir. Dolayısıyla ağda çarpışmaların olması önlenir.

İletişim Ortamları

Veri iletim ortamları kablolu ve kablosuz olmak üzere ikiye ayrılır. Bu bağlantılar taşıyabildikleri veri miktarı ve taşıma hızlarına göre nitelendirilirler. Veri, elektrik sinyalleri biçiminde kablolarda veya elektromanyetik dalgalar biçiminde uzayda taşınır. İletişim ortamının tipi önemlidir çünkü, veri iletim ortamı saniyede iletilen maksimum bit miktarını belirler.

İkili düzende sıralanmış bir veriyi kablolu bir iletişim hattından geçirebilmek için ikili veriyi oluşturan her bir elemanın (bitin) elektrik sinyaline dönüştürülmesi gereklidir. Çünkü, telefon hattı aracılığyla gönderilen elektrik sinyalleri analog sinyaldir. Elektrik sinyaline dönüştürülen veriler bir telefon hattı aracılığıyla alıcı bilgisayara iletilirler ve tekrar elektrik sinyalinden ikili veriye dönüştürülürler. Daha sonra anlatılacağı gibi bu işlem modemler aracılığıyla yapılır.

Analog sinyal şekilde gösterildiği gibi sürekli ve sinüs eğrisi biçimindedir.

Bir analog sinyalin temel bileşenleri genlik, faz açısı ve frekanstır.

Analog sinyalin dalga boyu genlik (amplitude) olarak adlandırılır. Bu eğrideki tekrarlanan her bir dalgaya dönüş (cycle) adı verilir. Bir saniyedeki dönüş sayısına frekans denir ve iletişim terminolojisinde Hertz adıyla anılır. Veri bir hat üzerinde taşınırken farklı frekanslar kullanılarak gönderilir. Analog sinyalin dalga boyunun bilindiği veya sabit olduğu varsayılır. Frekans aralıklarına ise bant genişliği (bandwidth) adı verilir.

Analog bir ortamdan 0 ve 1 bitinin gönderilmesi aşagıdaki gibi olur.

Yukarıda gösterilen elektrik sinyalinin bir noktadan diğerine iletilmesi bir iletim ortamını gerektirir. İletim ortamları Kılavuzlu (guided) veya kılavuzsuz (unguided) olmak üzere ikiye ayrılır. Kılavuzlu iletim ortamı genelde çift burgulu veya eş eksenli kablolar aracılığıyla telefon şebekesi üzerinden yapılır. Bunun dışında bilinen alternatifler, fiber optik kabloları veya kılavuzsuz iletim ortamı olarak Uzay boşluğuna yayılan elektromanyetik dalgalardır (telsiz veya uydu iletişimi).

Kablolu İletişim

İki Telli Açık Kablo

Bir iki-telli açık kablo en basit iletişim ortamıdır. Her tel diğerinden yalıtılmış ve her ikisi de boşluğa açılmıştır. Bu tip kablolar birbirinden yaklaşık 50 metre uzakta ve bit gönderim oranları orta hızda olan (19.2kbps) sistemler için yeterlidir.

Her nekadar iki-telli açık kablo iki bilgisayarı birbirine doğrudan bağlamak için kullanılabilirse de esas kullanım alanı bir DTE’yi bir DCE’ye (örneğin bir modem’e) bağlamaktır. Bu tip bağlantılar genellikle çok sayıda kablo kullanırlar. Bu bağlantılar için en sık kullanılan düzenleme, her bir sinyal için ayrık ve yalıtılmış bir tel ve toprak hattı için de ayrı bir başka tel kullanılmasıdır. Tellerin tümü daha sonra korumalı tek bir kabloya sarılır veya düz şerit kablonun içine yerleştirilir (Şekil 1).

Bu tip kablolarda, aynı kablo içerisindeki yanyana teller arasındaki elektrik akımından kaynaklanan ve veri gönderim sırasında ortaya çıkan ‘çapraz bağlantı’ veya ‘çapraz konuşma’ (cross-coupling, cross-talk) adı verilen karşılıklı veri karışımı mevcuttur. İki tel arasındaki güçlü akım çapraz bağlantıya neden olur. Ayrıca, açık yapısı onu çeşitli gürültü sinyallerini ve elektromanyetik radyasyonu toplamasına sebep olabilir.


Şekil-1


Çift Burgulu Kablolar(Twisted-Pair) :

Bu tür kablo bağlantısı özellikle Yerel Alan Ağları için en yaygın ve kolay yöntemlerdendir.

Çift burgulu kablolarda aynı izolasyon maddeleriyle kaplı tel çiftleri birbirleriyle sarılarak helezoni döndürülmek suretiyle elde edilir. Kabloları bu şekilde bükerek sarmak gürültüyü azaltır. Bundan dolayı da bu tür kabloların yapay gürültü (hata, parazit) sinyallerine karşı direnci iki telli açık hatlara göre daha fazladır. Sinyal ve toprak hatlarının yakınlığı, herhangi bir gürültü sinyalinin her iki hat tarafından toplanmasına, dolayısıyla fark sinyalindeki etkisinin azalmasına neden olur. Hatta, aynı kablo içerisinde birden fazla bükülmüş çift yer alıyorsa kablo içerisindeki her çiftin bükülmesi çapraz bağlantıyı azaltır. Bir çift burgulu kablonun şematik görüntüsü aşağıdaki şekilde gösterilmektedir.


Şekil-2

Çift burgulu kablolar tek (örneğin dahili hatlarda) , dört (oldukça yaygındır) veya sekiz çift kablodan oluşabilir. Bu tür kablolar telefon fişine benzer ve RJ-45 bağlayıcılarıyla sonlandırılır. Şekil 3′te göşterildiği gibi, RJ-45 bağlayıcısı üzerinde 8 uç bulunur.Bağlantı sırasında bu uçların bir kısmı(4 tanesi) ya da tamamı kullanılabilir. Bağlayıcılarla sonlandırma yapılırken tellerin sarıldığı yalıtkanların renklerine bakılır.

Şekil-3

Bu tür hatlar kısa mesafelerde ( bu geometriyle kazanılan avantajları kullanabilen uygun hat işletmeni ve alıcı devreleriyle ) örneğin 100m den az mesafelerde 1 Mbps, daha uzak mesafelerde ise daha az bit oranı göndermek için uygundur. Daha karmaşık alıcı ve verici devreleriyle benzer hatta daha fazla bit oranlarını (10/100 Mbps) göndermek mümkündür. Bu tür kablolar yani koruyucusuz çift burgulu kablolar (unshielded twisted pairs) (UTPs) olarak ta bilinir ve pek çok veri iletişim uygulamalarında örneğin telefon ağlarında (özel bir silikon üzerinde çok kısımlı elektronik devre kullanılarak) yoğun olarak kullanılır. Kılıflı çift burgulu kablolarda (shielded twisted pairs) (STPs) koruyucu bir kılıf gürültü sinyallerinin etkisini daha aza indirmek için kullanılır (Şekil 2).

Çift burgulu kablolar özellikle kısa mesafelerdeki küçük, kullanıcı sayısı sınırlı yerel alan ağları için ucuzluğu ve kolaylığından dolayı oldukça uygundur. Bu bağlantı tipinde her bilgisayar ayrı bir hat ile bir bağdaştırıcı cihaza (HUB, Ethernet Anahtarı, …vb.) bağlanır. Ethernet teknolojisindeki hızlı gelişmeler, kurulum ve işletim kolaylıkları nedeni ile tercih edilen bir bağlantı tipidir.

Çift burgulu kabloların temel sınırlayıcı faktörleri kapasiteleri ile ‘cilt etkisi’ (skin effect) adı ile bilinen doğal bir sonuçtur. Cilt etkisini şu şekilde açıklayabiliriz. Gönderilen sinyalin frekansı arttıkça tellerden o anda geçen akım sadece telin dış yüzeyini kullanmaya yönelir. Bu durum yüksek frekanslı sinyaller için telin resistansını arttırarak sinyalde daralmaya neden olur (attenuation). Buna ek olarak, Radyasyon etkisinin bir sonucu olarak yüksek frekansta daha fazla sinyal kaybı olur. Bunun sonucunda 1 Mbps’ten daha fazla bit göndermek istediğimizde ya daha karmaşık işletim ve alıcı elektronik devreleri yada bir başka tip iletişim ortamı kullanmak zorundayız.

UTP Kategori 1-6 Kabloları

İletişimde kullanılacak kablolar, kablo bağlantı uçları ve bağlantı şekilleri çeşitli sınıf ve katagorilere göre ayrılmıştır. Örneğin EIA-568/A sınıfı kablolar, bir dizi katagoriye göre ayrılmıştır. Kategori 1 ve 2 (CAT1 ve CAT2) sınıfı kablolar, düşük hızlı veri ve ses iletiminde kullanılır. 1980′li yılların sonlarında, Kategori 3 (CAT3), UTP kablo olarak bilinen ve yalıtılmış iki telin birbirine hafifçe dolanmasıyla oluşturulan tel çiftlerinin 4′ünün (8 tel) bir araya gelerek oluşturduğu kablolar kullanılmaya başlandı. 1988′den sonra Kategori 5 UTP kablo kullanılmaya başlandı. Kategori 5 (CAT5) CAT3′e benzemekle birlikte, bu kabloda cm’ye düşen bükülme oranı fazladıır. Ayrıca, yalıtımı teflonla yapıldığından, çapraz konuşma ve gürültü azalır ve uzun mesafelerde daha kaliteli işaretler elde edilir (20-100Mhz). Kategori 6 (CAT6) kablo ise daha yüksek hızdaki veri iletiminde kullanılır.

Eş Eksenli (Koaksiyel) Kablo

Koaksiyel kablo da çift burgulu kablolar gibi kullanımı kolay ve aynı zamanda yukarıda sözü geçen etkileri azaltan fakat çift burgulu kablodan biraz daha pahalıya malolan bir kablo çeşididir. Yüksek frekanslı sinyalleri taşımak için şekilde görüldüğü üzere tasarlanmıştır.


Şekil-4

Eşeksenli kabloların ortasında bakır bir iletken bulunur. Bakır tel iletken olmayan bir yalıtım katmanıyla çevrelenmiştir. Bu katmanın üzerinde ise koruyucu görev gören örgü şeklinde bakır veya aluminyum bir kabuk kaplama vardır. En üst katmansa tüm kabloyu içine alan plastik kaplamadır. İdeal olarak iki iletken arasındaki boşluk havayla dolmalıdır. Fakat pratikte bu boşluk elektrik akımlarını geçirmeyen yalıtkan katı veya peteğimsi bir madde ile doldurulur. Merkezi iletken dışarıdan karışan parazit sinyallerden örgü biçimindeki dış iletken aracılığıyla korunur. Ayrıca elektromanyetik radyasyonun bir sonucu olarak ortaya çıkan kayıplar ve ‘cilt etkisi’ dış iletkenin varlığından dolayı azalır ve bunun sonucunda da çift burgulu kabloya göre daha güvenilirdir.

Koaksiyel kablo farklı sinyal çeşitleri ile kullanılabilir. Fakat pratikte birkaç yüz metre uzaklıktan 10Mbps ( modülasyonla daha fazla) veri rahatlıkla iletilebilir. Yüksek bant genişliği nedeniyle kablolu TV yayınlarında da eş eksenli kablolar tercih edilmektedir ( Bir çok TV kanalına ait sinyaller tek bir eşeksenli kablo üzerinden gönderilebilmektedir). Bu tür kablolar daha sonra ağ topolojilerinde de göreceğimiz gibi noktadan noktaya (point-to-point) yada çok noktalı (multipoint) topoloji kullanan bilgisayar ağlarında kullanılabilirler.

Eşeksenli kablolar BNC bağlayıcıları ile sonlandırılır ve bilgisayar arkasındaki ilintili aygıta takılacak T-şeklindeki bağlayıcılara takılırlar.

Bu bağlantı tipinde bilgisayarlar seri olarak bir hat boyunca birbirlerine bağlanır ve hattın çalışabilmesi için başlangıç ve sonlanma noktalarına sonlandırıcı (terminatör) takılır. Seri bağlantı yapısından ötürü, aynı hata bağlı herhangi bir bilgisayarda meydana gelebilecek bir problem diğerlerini etkileyecektir. İşletim ve kapasite problemleri nedeni ile bu bağlantı tipi pratikte tercih edilmemektedir.

TİP     -      EMPEDANS  – Kullanım

RG-8 -         50 ohm   -              10base5

RG-56 -       50 ohm   -             10base2

RG-75-       75 ohm  -               kablo Tv

Fiber Optik Kablo

Geometrisi dolayısıyla koaksiyel kablo sınırlayıcı pek çok faktöre (yüksek frekanslı sinyallerin bu kablo üzerinden gönderilebilmesi ve gönderilebilen bit oranında önemli derecedeki artış) çözüm getirmesine rağmen gönderilen bilgi oranı ve güvenliği çift burgulu kablolarda olduğu gibi sınırlıdır. Fiber optik kablo plastik yalıtkanla kaplı çok ince cam tüp biçimindeki kablolardan oluşur. Camın kırılganlığına karşı koruyucu olarak en dışta sert bir kaplama vardır. Fiber optik kablo daha önceden bahsedilen iletişim ortamlarının her ikisinden de veriyi taşıma yönteminde ayrılır. Fiber optik kablolarda taşınılan bilgi kablo üzerinde elektrik sinyali olarak değil de, çok ince cam tüp biçimindeki kablolar (fiber) üzerinde düzensiz değişen ışık ışınları şeklinde taşınır. Kısaca, veri iletişimi ışık vasıtasıyla sağlanır. 

Işık dalgalarının elektrik dalgalarına göre daha geniş dalga genişliği (bandwidth) olduğundan bu yöntemle saniyede yüzlerce megabit iletilebilir. İletimde elektrik sinyalleri kullanılmadığı için de herhangi bir elektronik etkileşim söz konusu değidir. Işık dalgaları ayrıca elektromanyetik karışma ve çapraz konuşmaya karşı daha dayanıklıdır. Fiber optik kablosu ayrıca , elektriksel olarak gürültülü ortamlarda, (gönderilen bilginin değişmesi veya karışmasını önlemek amacıyla) daha az sayıda bit oranlarını göndermek için oldukça kullanışlıdır. Fiber optik’in kullanımı güvenliğin önemli olduğu ortamlarda önemli ölçüde artmıştır çünkü bu kablo üzerinden kaçak veya gizli bağlantı kurmak veya bilgi sızdırmak fiziksel olarak çok zordur.
 


Şekil-5 

Bir fiber optik kablosu, gönderilecek her bir sinyal için kablonun koruyucu tabakasının (dışaradan gelen herhangi bir ışık kaynağından gelecek zararlara karşı korumak için) içinde bulunan bir tek fiber içerir. Her bir fiber den tek yönlü haberleşme sağlanır. İki yönlü bir haberleşme için en az iki fiber gereklidir. 

Ancak veri iletişimini ışık vasıtasıyla yapabilmek için öncelikle verilerin ışık sinyaline dönüştürülmesi gereklidir. Bu da gönderen tarafında elektronik sinyallerin ışığa ve alıcı tarafında da bu sinyallerin yeniden elektronik sinyallere dönüştürülmesiyle mümkündür. Işık sinyali, optik gönderici tarafından normal elektrik sinyallerinin ışık sinyaline dönüştürülmesiyle elde edilir. Bir optik alıcıda ise bu işlemin tersi uygulanır. Tipik olarak gönderici dönüştürme işlemi için ışık yayan diyot (LED, light-emitting diode) veya lazer diyot kullanırken, alıcı fotodiyot (photodiode) veya foto transistor kullanır. 

Fiber’ın kendisi iki bölümden yani cam çekirdek ve düşük kırılma oranlı bir cam kılıftan oluşmuştur. Işık, fiber optik çekirdeği boyunca kullanılan çekirdek materyalinin genişliği ve çeşidine bağlı olarak aşağıda belirtilen 3 yoldan biriyle yayılır. Bu iletim tipleri şekilde gösterilmiştir 

 

Multimode stepped index fiberlerde kılıf ve çekirdek materyalinin her birinin farklı ancak sabit bir kırılma indeksi vardır. Diyot tarafından daha düşük bir açıyla (kritik açıdan daha düşük bir açıyla) yayılan ışık koruyucu arabirimde yansıtılır ve çekirdek boyunca çok sayıda yansımlarla ilerler. Diod tarafından yayıldığı açıya bağlı olarak kablo boyunca yayılması değişken sürelerde olacaktır. Bu yüzden alınan sinyalin mümkün olan maksimum bit hızına karşı gelen azalmayla birlikte giren sinyalden daha geniş bir pulse aralığı vardır. Bu tip kablo esas olarak lazer diyotlarla kıyaslandığında nispeten daha ucuz olan LED’lerle orta derecede bit hızları göndermek için kullanılır. 

Dağılma, sabit bir kırılma indeksi olan çekirdek materyali kullanılarak azaltılabilir. Şekil 6.b de gösterildiği gibi multimode kademeli indeks fiber de ışık çekirdekten uzaklaştıkça artan miktarlarda kırılır. Bu alınan sinyalin step indeks fiberle kıyaslandığında pulse genişliğini daraltma etkisi yaratır. Ve bu nedenle de maximum bit hızında daha fazla artış meydana gelir. 

Çekirdek çapının tek bir dalga boyuna azaltılmasıyla (3-10mmetre) yayılan tüm ışığın tek bir hatta (dağılmamış) yayılması sağlanarak daha ileri bir gelişme ortaya konabilir. Bu yolla, alınan sinyal giriş sinyaliyle kıyaslanabilir bir genişlikte olur. Normalde LD’lerle kullanılan mbu monomod fiber saniyede yüzlerce megabit/Gigabit hızında çalışabilir. 

Fiber optik kablolama, 2 Km’ye kadar uzayabilen geniş alanlarda, yüksek kapasiteli iletişim ortamı sağlayabilmek amacıyla kullanılır. 
Kablosuz İletişim

Şu ana kadar anlatılan bütün iletişim ortamları bilgiyi iletmek için fiziksel bir hat kullanmaktadırlar. Ancak veri , uydu sistemlerinde olduğu gibi serbest uzaydan elektromanyetik (radyo) dalgaları kullanılarak da elde edilebilir. Üzerinde verinin modüle edildiği (değiştirildiği) sıralanmış mikrodalga ışını uydudan yeryüzüne iletilir. Daha sonra bu ışın göndericiler aracılığıyla (transponder) önceden belirlenmiş hedeflere veriyi iletilir. Tüm kablosuz iletişimler bu ilkeye dayanmaktadır.Kablosuz iletim için iki tür biçimlenim vardır. 

Tek Yönlü (directional)
Çok yönlü (omni-directional)
Tek yönlü biçimleniminde anten, odaklanmış tek bir elektromagnetik ışın yayar. Bundan dolayı da gönderici ve alıcı antenler, çok dikkatli bir biçimde hizalanmışlardır.Çok yönlü biçimleniminde ise elektromagnetik enerji tüm yönlere dağılır ve bir çok anten tarafından algılanır.
 

Mikrodalgalar

Mikrodalga iletişimi, elektromagnetik spektrumun onemli bir kısmını kapsar. Kullanılan sıklık ne kadar yüksek olursa, bant genişliği, dolayısıyla gönderilebilecek veri hızı da o kadar artar. Mikrodalga sistemlerde, UTP veya eşeksenli kabloya oranla daha az kayıp söz konusu olmakla birlikte, özellikle 10GHz’nin üzerinde, yağmur vb etkiler işaret gücünde azalmaya neden olur. Bu nedenle de 10 ile 100 km’de bir yineleyiciler ve yükselticiler konur.
Mikrodalga veri iletişimi iki türlü yapılmaktadır: 

Radyo İletişimi

Düşük frekanslı radyo dalgaları ayrıca sabit kablolu bağlantıların yerine yeryüzü yerleşimli ileticiler ve alıcılar kullanarak (vasıtasıyla) daha sınırlı uzaklıklarda kullanılabilir. Örneğin, kırsal bir bölgeye yayılmış çok sayıda veri toplayan bilgisayarları uzaktaki verigiren-izleyen bir bilgisayarı bağlamak için veya bir kasaba veya şehirdeki bilgisayarları ( veya bilgisayar tabanlı terminalleri) bölgesel veya uzaktaki bir bilgisayara bağlamak için kullanılır). 

Lazer İletişimi

İki bina içindeki farklı yerel ağlarını birbirlerine bağlamak amacıyla binaların çatılarına yerleştirilen lazerlerden yararlanılabilir. Bu yöntemde her binanın çatısında lazer ve fotdetektörler bulunur. Bu teknik çok yüksek bir bant genişliğini çok düşük maliyete sağlar ve kurulumu kolaydır. Lazerin kısıtlaması, hava koşullarından, yağmur ve yoğun sisten etkilenmesidir. 


 

Kablolama nasıl yapılır?  

Kullanıcıların bir çoğunun kendi ağlarını oluştururken kafaları karıştıran en önemli noktalardan biri kablolama konusudur. 

Network için kablo yaparken öncelikle bakılması gereken şey kablonun standardıdır. CAT5 kablolar için genel olarak kullanılan iki standart vardır 586-A ve 586-B. Bu standartlar kablonun üzerinde yazar.

 

586-A ya göre bağlama 

1-Yeşil-Beyaz2-Yeşil 

3-Turuncu-Beyaz 

4-Mavi 

5-Mavi-Beyaz 

6-Turuncu 

7-Kahverengi-Bayaz 

8-Kahverengi 

 

586-B ye göre bağlama
  

1-Turuncu-Beyaz2-Turuncu 

3-Yeşil-Beyaz 

4-Mavi 

5-Mavi-Beyaz 

6-Yeşil 

7-Kahverengi-Bayaz 

8-Kahverengi 

Bilgisayarları Hub ya da Swich yardımıyla bir birine bağlamak için kablo yapımı

 Birden çok bilgisayar bir birine bağlanmak isteniyorsa, Hub ya da Swich yardımıyla bu işi rahatlıkla yapılabilir. Kablonun renklerine göre bağlama yöntemi ise yine kablonun üzerinde yazan standart’a göre yapılmalıdır.

 Bilgisayarlar Hub yada Swich ile birbirine bağlanılıyorsa, kablonun düz bağlanması gerekir yani kablonun her iki ucu da, kablonun üzerindeki standart’a göre ya 586-A yada 586-B’ye göre bağlanmalıdır.

İki Bilgisayarı birbirine bağlamak için cross kablo yapımı

İki bilgisayarı birbirine bağlamak için cross(çapraz bağlantılı) kablo yapmak gerekir. Bunun için de kablonun bir ucunun 586-A’ya göre bir ucunun da 586-B’ye göre yapılması gerekir.

Apache güvenliği Nedir? Apache güvenliği İle ilgili bilgiler

Yazan: Kadir 17 Ocak 2010 Pazar  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

Apache güvenliği

Bu yazıda Apache”nin dağıtımla gelen halinden daha güvenli bir şekilde çalışabilmesi için yapmanızı tavsiye edeceğim bazı değişiklerlerden bahsedeceğim. Bu tavsiyelerden birçoğu ayar dosyalarıyla ilgili olacağından dolayı Apache httpd.conf dosyası hakkında bilgi edinmiş olmanızı öneririm.

Dağıtımlarla gelen Apache kurulumları çoğu zaman kullanıcıya rahatlık sunması açısından oldukça esnek yapılandırılırlar. Bu ayarlar basit kullanımlar için oldukça yararlıdır fakat güvenliğin on planda olduğu sunucularda gereğinden fazla esnektirler. Bu yüzden ayarlarınızı gözden geçirmenizde fayda var. Bu anlatacağım senaryoları şirketinizin aynası ya da belki de ürünü olacak web sunucularında yaptığınızı gözönünde bulundurmayı unutmayın. Örneğin kullanıcı homepage”lerini silin dediğimde, “aaa olur mu öyle sey!” gibi yorumlar duymak istemiyorum :)

Örneklerin çoğu RedHat baz alınarak verilmiştir.

Kurulum: Makinaniza dagitimla gelen apache”yi kurmaniz ve bu sekilde birakmaniz demek guvenlik acisindan intihar demektir. Derhal apache”nin son surumunu (ister dagitimin guncelleme kanalindan, ister programin kendisini derleyerek) kurun. Modüller Genelde dagitimla gelen apache Dynamic Shared Object (DSO) ozelligi ile derlenmistir. DSO bize plugin seklinde eklentileri, apache”yle yeniden derlemeye gerek birakmadan kullanmamizi saglar. Dagitimla gelen modullerin bir coguna ihtiyaciniz yoktur. Asagidaki listeden gercektek ihtiyaciniz olmayanlari httpd.conf dosyasindan silin. mod_dav Distributed Authoring and Version
mod_autoindex Dizinlerin icini otomatik olarak gosterir.
mod_include Eger sayfalarinizda sunucu tarafindan include”lar yapmıyorsaniz silin.
mod_info Sunucunun ayarlarini gosterir.
mod_status Sunucunun durumunu gosterir.
mod_userdir Kullanici Home dizinleri.
Tavsiyem ayar dosyasindaki buna benzer mod_* satirlarini inceleyin ve minimum modül aktive edin. Modul referansi icin http://modules.apache.org/ adresine bakin. Kullanıcı dizini? O da ne? SİLİN! :)

UserDir disable

satırını httpd.conf dosyasina ekleyin. Daha da paranoyak olmak istiyorsanız

LoadModule userdir_module modules/mod_userdir.so

satırını silin ya da comment out edin. Dizin izinleri:
Web sunucunuzun kök dizinin izin ayarlarını biraz daha sıkılaştırın.
Örneğin
Aşağıdaki ayar yerine: <?php
<Directory />
Options FollowSymLinks
AllowOverride None
</Directory>
?> bu ayarları deneyin:
<?php
<Directory />
Options None
AllowOverride None
Order allow,deny
Deny from all
</Directory>
?> Sunucu bilgi gizleme.
Bir web sunucu korsaninin saldiri icin yapacagi ilk adim belki de sunucu hakkinda bilgi toplamaktir. Bu nedenle sunucumuzun verdigi bilgiyi minimumda tutmamiz ilk korunma duvarimiz olacaktir. httpd.conf dosyasi icinde:

ServerSignature off

yazarsak sunucunun dinamik olarak yarattigi signature/imza satirindan kurtulmus oluruz (Ornegin 404 sayfalarinda)

Bununla beraber apache HTTP basliginda da bilgi saklar ve gosterir.

ServerTokens Prod

satiri bu bilgiyi minimuma indirger. Bazi sunucu sayfalarinda ise sistemin yoneticisinin email adresi gosterilir. (Spamciler icin ideal! :)

ServerAdmin root@localhost

satırı bu emaili de saf dışı birakir. cgi-bin dizinin yok et:
Eger web sunucunuz CGI calistirmayacaksa derhal gerekli ayarlari yokedin! :) (PHP degil, cgi…) Su satirlari silin ya da comment out edin. <?php
LoadModule cgi_module modules/mod_cgi.so
LoadModule env_module modules/mod_env.so
AddModule mod_cgi.c
AddModule mod_env.c
ScriptAlias /cgi-bin/ “/var/www/cgi-bin/”
<Directory “/var/www/cgi-bin”>
AllowOverride None
Options None
Order allow,deny
Allow from all
</Directory>
?> Web dizinlerinin sistem izinleri.
Sistem icinde webe acik dizinlerin ve dosyalarin hicbirisine web serverin calistigi kullaniciya ve guruba (apache, nobody gibi) yazma hakkinin verilmemesi lazimdir. Bu duruma uymayan dizin ve dosyalari bulmak/gormek icin su asagidaki komutlari kullanabilirsiniz. [root@webserver]# find /var/www/html -user apache -perm +202 -exec ls -ld {} ; [root@webserver]# find /var/www/html -group apache -perm +202 -exec ls -ld {} ; SSL
Son olarak. Mutlaka gizli bilgilerinizi SSL yoluyla yollayin. Ornegin bir webmail servisi mi kuruyorsunuz? Mutlaka en azindan login kismini SSL ile koruyun. phpMyAdmin mi kullaniyorsunuz? SQL Sunucunuzun guvenligi icin bence SSL arkasinda tutun. Dagitimlarin cogu zaten kurulu ssl sertifikalari ile geliyordur. Eger gelmeyen birisiyle ugrasiyorsaniz kendi sertifikanizi yaratin. Onemli olan o sertifika vasitasiyla iki nokta arasinda sifreleme yapabilmeniz.

Anakartlar Üzerinde Meydana Gelen Arızalar Hakkında Bilgiler

Yazan: Kadir 17 Ocak 2010 Pazar  
Kategori: Genel Bilgi ve İpucu

  1.  Kısa  Devre  Sonucu  Sabit Entegreler  Zarar  Görebilir. 

  Anakart üzerinde oluşan arızaların büyük bölümü çakılı entegrelerde meydana gelir. Kısa devre sonucu çakılı entegrelerden yananlar olabilir.  ISSA , Cache Memory ,VIA controller chip ,Keyboard entegresi , Matematik işlemcisi gibi sabit entegreler arıza yaparsa ,bu entegreler değiştirilmemektedir. Böyle bir arızada yeni bir anakart alınmaktadır.

2. Keyboard Interface Error.

Anakart’ın Keyboard ( Klavye ) çıkışı yanmış ise Bilgisayar bu hata mesajını verecektir. ( Keyboard Interface Error ) Yanan keyboard çıkışı ve diyotları yenisi ile değiştirilir. Bu da yeni anakart almaktan çok daha ucuz bir yöntemdir .

3. Jumper Ayarları  Yanlış Yapılmış İse .

Anakart üzerindeki Jumper ayarları yanlış yapılmışsa ( CLOCK yanlış ayarlanmış yada voltaj ayarı yanlış yapılmışsa ) Mikroişlemci ( Cpu ) aşırı ısınır ve bazen kilitlenme yapar. Bu durumda bilgisayarın ayarlarının düzeltilmesi gerekir .

4. Ram Hata Mesajları.

Bilgisayar RAM hata mesajları verirse , slotlara takılı RAMlerde kayma veya slotlarda tozlanma sonucu temassızlık olabilir. Bilgisayar Kasası açılarak RAMler yeniden monte edilip slotlar temizlenebilir.

ANAKART ‘IN  SOĞUTULMASI      

Yarı iletken yapıtaşlarının en büyük düşmanı aşırı ısınmadır. Aşırı ısınmalar yarı iletkenlerin ömrünü kısaltır bu yüzden de güvenilir bir şekilde giderilmesi gerekir. PC ‘de bu işi soğutucu bir fan üstlenir. Düşük fiyatlı bilgisayarlarda güç kaynağındaki fan hem güç kaynağını hem de tüm bilgisayar donanımını soğutmakla görevlidir.

Anakarta sadece grafik ve Ses Kartı takılıysa güç kaynağındaki bu basit fan fazlasıyla yeterlidir. Ancak bilgisayarınıza ayrıca network kartı , ISDN veya Modem kartı , SCIS kartlı ya da birden fazla sabit disk takılıysa güç kaynağındaki fandan gelen hava soğutma için yeterli olmayabilir. Bu durumda ek bir soğutucu fan monte etmek gerekir. Çoğu kasalar ön bölümde slotların ön tarafında boşluklara sahiptir , buraya kolayca daha iyi bir soğutma tertibatı için standart fanlar monte edilebilir.

ANAKARTLARIN  DOĞRU  KULLANIMI

Kasaya bir anakart monte ederken yada yenisiyle değiştirirken kolayca bazı şeyleri bozabilirsiniz. Anakart ‘ın doğru kullanımı ile ilgili bazı bilgiler…

Kasa içinde çalışmadan önce metalik bir şeye dokunup kendimizi topraklayıp , üstümüzdeki elektrik yükünü boşaltmalıyız.

Anakarta yalnızca kenarlarından temas edilmelidir. Chiplere ve lehimlenmiş yapı taşlarına dokunulmamalıdır.

İşlemciyi çıkarırken bu iş için özel olarak tasarlanmış aracı kullanmak gerekir. Bu işlem sırasında işlemci bacaklarını ( pinlerini ) eğmemeye ve kırmamaya dikkat edilmelidir.

Anakart asla çok sıkı olarak vidalanmamalıdır. Multilayer Board ‘larda sıkışmadan dolayı veri hataları meydana gelmektedir.

İşlemci soketine asla zorla bastırıp takılmamalıdır. ZIF soketi olmayan anakartlarda işlemciyi işlemciyi dikkatlice soketine bastırmadan önce CPU ‘nun doğru olarak yuvasına oturduğundan emin olunmalıdır.

PC ‘yi açmadan önce işlemci ,ram ve kartların yuvalarına doğru oturduğundan emin olunmalıdır.

ANAKART DEĞİŞİMİNDE ORTAYA ÇIKABİLECEK HATALARI GİDERMEK

Anakartınız günümüz teknolojisinin çok gerisinde kaldıysa yenisiyle değiştirmelisiniz . Bunun içinde eski anakartınızın hangi hangi forma sahip olduğuna dikkat etmeniz gerekir. Maalesef anakartı kasaya monte etmeyi sağlayan delikler hiç bir şekilde standardize edilmemiştir. Bu yüzden de başarılı terfisi ancak yeni anakartın daha önceki anakart deliklerine uymasına bağlıdır.

Yeni anakartlar dışında diğer anakartların arka tarafında AT standardına göre vida delikleri vardır. ATX anakartlar ise bu standarta uymadıkları için ATX kasalara ihtiyaç duymaktadırlar. Anakartı  kasaya monte ederken besleme gerilimi bağlantısına da dikkat edilmelidir.