Akciğer Kanseri – Akciğer Kanserine Sigara Neden Oluyor

Yazan: sagocu_kiz 09 Mart 2010 Salı  
Kategori: SAĞLIK

Akciğer Kanseri – Akciğer Kanserine Sigara Neden Oluyor

sigaraninzaralari

Sigaranın ne kadar zararlı olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Ama nedense bir şekilde zararlarını bildiğimiz halde sigaraya başlayabiliyoruz.
Sigarayla birlikte ortaya birçok hastalıkta çıkıyor bunlardan birisi de akciğerde meydana gelen hastalıklar..

Akciğer kanserinin en önemli nedeni sigaradır.

Akciğer kanserinin en önemli nedeni sigaradır. Araştırmalar, olguların %90` ından sigaranın sorumlu olduğunu göstermektedir. Sigara dumanında 4.000`den fazla kimyasal madde vardır ve bunların en azından 40 tanesi kanserojen (kanser yapıcı) maddelerdir. Sigara dumanında bulunan kanserojen maddelerin başlıcaları benzen, aseton, benzopiren, butan, siyanid, metan, nikotin, akrolin ve hidrazin`dir.

İçilen sigara sayısı ve sigara içilen süre ne kadar fazla ise kanser riski de o kadar fazladır. Mesela, 20 yıl süreyle günde 2 paket sigara içen bir kişide akciğer kanseri riski hiç sigara içmemiş bir kişiye göre 70 misli daha fazladır.

Şunu asla unutmayın, ZARARSIZ SİGARA YOKTUR.

Akciğer kanseri riski, tütünü pipo ya da puro olarak içenlerde de artmıştır, ancak bu sigaradaki kadar yüksek değildir. Bunun nedeni, pipo ve puronun sigara kadar fazla içilmemesi ve dumanının derin olarak içe çekilmemesidir. Şunu da unutmayalım ki, pipo ve pura içenlerde de dudak, dil, ağız içi ve gırtlak kanserleri daha fazla görülmektedir.

NARGİLE DE SİGARA KADAR ZARARLI
Nargile de tütün içmenin bir başka türüdür. Tömbeki adı verilen özel tütünün yakılmasıyla oluşan duman sudan geçtikten sonra aynı sigara gibi içilmektedir.

Bir nargile içimi sırasında 3 gram tütün ve 5 gram kömür yakılıp, toplam 2.25 miligram nikotin ve 242 miligram partiküler madde alındığı bulunmuştur. Böylelikle bir nargile içimi sonucunda alınan nikotin miktarı, 50 tane sigara içilmesi ile alınan nikotin miktarına eşit olmaktadır. Nargile dumanındaki arsenik, nikel, kobalt, krom ve kurşun miktarı sigara dumanındaki düzeye göre de oldukça yüksektir.

PASİF SİGARA İÇİMİ
Sigara içmedikleri halde sigara dumanına pasif olarak maruz kalanlarda, yani dumanaltı olanlarda da kanser riski artmıştır. Dumanaltı olanlar iki çeşit dumana maruz kalırlar. Bunlardan biri, sigara içen kişinin içne çekip tekrar dışarı üflediği dumandır. Diğeri ise, sigaranın yanması sırasında ortaya çıkan dumandır ki, buna yan duman ya da ikinci el duman ismi verilir. İşte bu yan dumanda sigara içimi sırasında içe çekilen dumanda bulunan karsinojenlerin hepsinin bulunduğu gösterilmiştir. Hatta, bu duman sigaranın filtresinden geçmediği için, içindeki karsinojen maddelerin içe çekilen dumandan 100 misli fazla olduğu da belirlenmiştir.

Pasif sigara içimine bağlı akciğer kanserine, özellikle kocaları ya da babaları sigara içen kadınlarda rastlanır.

Araştırmalarda sigara dumanına maruz kalanların kan ve idrarlarında yüksek miktarlarda karsinojen maddeler saptanmıştır. USA`da yılda 3.000 kişi, pasif sigara içimine bağlı akciğer kanserinden ölmektedir.

Sigaraya erken yaşlarda başlanması ve dumanın derin olarak içe çekilmesi de kanser oluşumunu kolaylaştıran faktörlerdir.

Sigara bırakıldıktan sonra kanser riski yıllar içinde giderek azalmaya başlar. Sigara bırakıldıktan 10 yıl sonra kanser ihtimali, hâlâ sigara içmeye devam edenlerin 1/3`ü kadardır. Ancak, sigara içmiş olanlar sigarayı bıraktıktan yıllar sonra bile risk hiçbir zaman hiç sigara içmemişlerinki kadar olamaz. Bu nedenle, en doğrusu hiç sigara içmemektir. İçenler de, sigarayı ne kadar erken bırakırlarsa akciğer kanseri riskinden o kadar uzaklaşırlar.

LİGHT SİGARALAR ZARARSIZ MI?
Light sigaraların daha az bağımlılık yaptığı ya da daha zararsız oldukları büyük bir aldatmacadan başka bir şey değildir. Aksine, light sigaralar daha fazla içilmektedir, çünkü insanlar bunu bir çeşit zararsız sigara gibi algılamaktadırlar ve içindeki nikotin miktarı daha düşük olduğundan daha fazla sigara içme isteğine neden olmaktadır. Light sigaraların bir olumsuzluğu da, sigarayı bırakmak isteyenlerin daha hafif, zararsız diye bunlara yönelmesine neden olmalarıdır.

Light sigaralar gibi mentollü sigaraların da sağlığımıza verdikleri zararlar bakımından hiçbir farkları yoktur.

İşte Türk Telekom’un Yeni Tarifeleri

Yazan: Kadir 07 Mart 2010 Pazar  
Kategori: Teknoloji ve Bilimsel Haberler

Türk Telekom, müşterilerine binlerce dakika bedava konuşma imkanı ve çeşitli avantajlar sunan kampanyalarla zenginleştirilmiş yeni tarifelerini açıkladı.

Türk Telekom, 06 Mart 2010 itibariyle geçerli olacak yeni avantajlı tarifelerini açıkladı. Türk Telekom’un gerçekleştirdiği tarife yenileme ve avantaj uygulaması kapsamında, JeTTvel tarifeleri, yeni avantajlarla zenginleştirilerek “Ev Avantaj” adını aldı, HesaplıHaTT paketi ise “KlasikHaTT” olarak yenilendi.

Yeni tarifeler ile birlikte müşterilere hem evi hem de cebi daha avantajlı arama olanağı sağlayan kampanyalar da hizmete sunuldu.

 7′den 7′ye Bedava Konuşma

Bu kampanyalardan ilki ile ev telefonu olan herkes 5 Mart – 31 Mart 2010 tarihleri arasında, hem şehir içi hem de şehirlerarası aramalar için geçerli olmak üzere, akşam saat 19.00′dan sabah 07.00′ye kadar ev telefonu ile bedava konuşabilecek.

2009 yılında Kurban Bayramı ile başlayan ve diğer özel günlerde de sürdürülen” bedava dakikalar” ve “7′den 7′ye bedava konuş” kampanyası, yoğun ilgi nedeniyle bu kez 5 Mart – 31 Mart 2010 tarihleri arasında uygulanıyor.

Ev Avantaj tarifesi ile yıl sonuna kadar akşam evden konuşmak bedava.

 JeTTvel yerini Ev Avantaj Tarifesine Bırakıyor

JeTTvel tarifelerindeki bedava dakikalar sadece şehir içi aramalarda kullanılabiliyorken, Ev Avantaj ile aynı dakikalar şehirlerarası aramalarda da kullanılabilir hale geldi.

Buna göre JeTTvel 100 kullanıcıları 19TL ödeyerek 100 dakika şehiriçi arama yapabiliyorken Ev Avantaj 100 tarifesini kullananlar 19.90 TL’lik yeni fiyatı ile hem gün içinde şehiriçi ve şehirlerarası aramalarda kullanmak üzere 100 dakikaya sahip olacak, hem de akşam 7 sabah 7 arasında yıl sonuna kadar bedava konuşabilecek

 Cebi Aramak Yüzde 60 İndirimli

KlasikHaTT ve StandartHaTT aylık erişim bedelleri 1 TL 50 kuruşluk fiyat ayarlaması ile 10.83TL ve 16.33 TL oldu. Hem KlasikHaTT hem de StandartHaTT kullanıcılarına Mart ayı sonuna kadar akşam 7 sabah 7 arasında bedava konuşma imkanı sağlayan kampanya başlatıldı.

StandartHaTT kullanıcıları için şehiriçi konuşma ücreti 0.8 kuruşluk fiyat ayarlaması ile 8.8 kuruş olurken şehirlerarası arama fiyatı ise 1 kuruşluk fiyat ayarlaması ile 10.5 kuruş olarak yenilendi.

Aylık 100 Dakikadan 300 Dakikaya Kadar Bedava Konuşma  

2010 yılı sonuna kadar “Ev Avantaj 100, 200, 300“, tarifelerinden herhangi birine yeni abone olacak müşterilere, başvurduğu ayı takip eden ilk üç ay boyunca, aylık olarak seçtiği paket dahilindeki bedava dakika kadar hediye dakika verilecek.

Ev Avantaj 100′ün yeni müşterilerine 100 dakika, Ev Avantaj 300′ün yeni müşterilerine de aylık 300 dakika bedava konuşma süresi abone oldukları ayı takip eden üç ay boyunca her ay hediye edilecek.

:: Sizce en cazip tarife hangisi

Yağları Eriten Diyet – Bedendeki Yağları Çözen Bitkiler

Yazan: sagocu_kiz 04 Mart 2010 Perşembe  
Kategori: SAĞLIK

Yağları Eriten Diyet – Bedendeki Yağları Çözen Bitkiler

Tüm zayıflama rejimlerine karşı beden sanki bağışıklık kazandı! “Kilo verdim ancak onları ancak geri almadığım zaman olmadı” diyenler son zamanlarda çoğunlukta.. Başta mate yaprağı ve keten tohumu olmak üzere toplam 10 bitkinin öğütülmüş formu, her fırsatta geri gelen kilolara çare oldu.

Yüzde 100 doğal bir yağ çözücü takviye olan bu bitkiler, aynı zamanda iştah kesici ve tok tutuyor. En önemli özelliği hareketsizlik ve aşırı gıda tüketimi sonucu vücutta oluşan yağ stoklarını yakması.. İçeriğinde kesinlikle kimyasal herhangi bir bileşim bulunmuyor. Tok tutucu ve yeme alışkanlığını düzenleyebilen bu bitkilerin vücutta stoklanmış yağları parçalayarak yakılmasını sağlaması kilo vermek isteyenlerin yüzünü güldürdü.

Zayıflatan şifalı bitkiler alanında uzmanlığıyla tanınan Doğal Ürün Uzmanı Volkan Kurt bu sezon yağları çözen bitkilere büyük bir talep olduğunu belirtti. İnsanların artık bu konuda bilinçli davranması gerektiğini vurgulayan Kurt, bitkilerin yağ eriten sırrını anlattı.

Uzmana göre, senelerce diyet yapıp faydasını göremeyenler, zayıflama hapı kullanmak istemeyenler, “kilo verdim ancak onları ancak geri almadığım zaman” diyenlere çare olan bir yöntem bu. Pek bir çok kişi istediği formda olamamaktan şikâyetçi. Çok aşırı kilolu olanlar yağları eritememekten, zayıflamış olanlar da bölgesel olarak incelemediklerinden yakınıyorlar.

Yağları bitkiler çözüyor

Yüzlerce insanla iletişim kuran Herbalium adlı kurum, asıl sorunun yağların yakılmasında ve giden kiloların bumerang gibi geri gelmesinde olduğunu belirledi. İçeriğindeki etken maddelerle iştah kapatan, açlık hissini bastıran bitkileri tespit eden şifalı bitki uzmanları, bunları bir araya getirerek, vücuttaki bazı bölgelerdeki ısrarlı yağların da erimesine çözüm buldu.

http://bitkiselzayiflama.net sitesinde bilgisi verilen bu doğal yöntem, düzenli kullanan kişilerde kısa süre içinde vücudun sindirim sisteminde rahatlamaya yol açıyor ve vücudun yakma mekanizmasını hızlandırıcı bir etki yapıyor.

Kilo kaybında etkili olacak şekilde, doğanın bir mucizesi olarak zenginleştirilmiş bu bitkilerle, hemen her yaştan insan zayıflıyor. Sağlık amaçlı kullanılan bitkilerle öğütülerek harmanlanmış bu karışım bir uyarıcı içermiyor ve yan etkisi yok. Hiçbir zararlı yan etkisi şimdiye kadar görülmedi.

Bumerang kilolara çare oldu

İnsanlığı bekleyen şişmanlık ve obezite tehlikesine doğal yoldan çözüm bulunması son derece sevindirici bir durum. Diyet ve sporla kilo veremedim ek bir çözüm yok mu diyenler içinse müjde oldu.

Ofiste ve evde devamlı birşeyler yiyen, devamlı atıştıran insanların iştahını kesmesiyle bir çok insanın günlük ritmi değişti. Herbalium Doğal Ürünler Merkezinin Müdürü Volken Kurtun ülkemizin topraklarında yetişen bu şifalı bitkilerin özellikle seçildiğini ve tam anlamıyla bir zayıflama kaynağı olduğunu söylüyor.

Metabolizmayı hızlandırmadaki katkısının ispatlanan, yağları yakan, köklerin, tohumların ve yaprakların insanlığın en büyük sorunlarından biri olan kilo problemine çözüm getirdiğini belirtiyor.

Avrupalı Türkler de kullanıyor

Metabolizmanın harekete geçmesine ve düzenlenmesine, artan metabolizma hızı yağ yakma kapasitesinin artmasına, hazmı kolaylaştırmaya yarayan bu mucize bitkiler sayesinde vücudunuzdaki fazla yağlarınızdan kurtulmanız kaçınılmaz.. Ancak her insanın farklı bir yaşam tarzı, beden yapısı ve beden ritmi olduğunu söylüyor Kurt.

“Her bedenin tepkileri, kilo alması ya da vermesi bir olmaz. Bu yüzden kilo verme hızınızı başkaları ile mukayese etmeyin” diyor. En bariz bir başka özelliği de iştahın dengelenmesi ve abur cuburun engellenmesi… Bitkisel kilo çözümleri arasında en etkili en zararsız olma özelliği ile en çok tercih edilen ürün haline gelmiş olması da yadsınamaz bir gerçek.

Obezlerde etkili

Avrupada yaşayan Türklerin de ilgi gösterdiği bu bitki karışımı aylık 4 – 5 zayıflatıcı etkiye sahip. Kimi kullanıcılar ilk 7 günlük kullanımın sonunda etki görebiliyor. Kimi kullanıcılar 30 günlük dönemde ancak etki görebilmekte iken kimi için daha erken veya geç olabiliyor. Bu değişkenliğin sebebi her insanın metabolizmasının; sindirim, dolaşım ve boşaltım sisteminin eşit hızda çalışmaması…

Bu formül obezite ile mücadelede de çok etkili oluyor. En fazla ilgi çekici yanı da yakılan yağların bir daha geri gelmemesi. Yani “gerçek kilo verme” denilen kalıcı zayıflamanın sağlanması.

Artık siz de bu doğal yolla farkında olmadan kilo verebileceksiniz. Zayıflama amaçlı kullanılan bu mucizevi bitkiler üstelik cildi de farkında olmadan güzelleştiriyor ve moral olarak da daha canlı bir yapı kazandırıyor.

Petek Dinçöz Eşinden Ayrılıyor – İpek Dinçöz Ve İpek Tanrıyar Boşanıyor

Yazan: sagocu_kiz 04 Mart 2010 Perşembe  
Kategori: Yurttan Haberler

Petek Dinçöz Eşinden Ayrılıyor – İpek Dinçöz Ve İpek Tanrıyar Boşanıyor

Ünülüler dünyasından bu aralar sık sık ayrılma haberleri geliyor.Buna bir yenisi eklendi.Petek Dinçöz eşiyle sorun yaşadığını ve ayrılmak istediğini açıkladı.Çok mutlu başlayan birliktelik son buluyor.

Hayırlısı olsun (:

Seda Sayan Umre’den Döndü

Yazan: sagocu_kiz 03 Mart 2010 Çarşamba  
Kategori: Yurttan Haberler

Seda Sayan Umre’den Döndü

Seda Sayan, Umre ziyaretini tamamlayarak İstanbul’a döndü.
Seda Sayan, Suudi Arabistan Havayolları uçağıyla Medine’den İstanbul Atatürk Havalimanı’na geldi. Oğlu Oğulcan Engin tarafından karşılanan Sayan, “Umre’de çok heyecanlandım. Hakikaten bütün Müslümanlar gitmeli. Düşünsenize, dünyanın her yerinden gelen Müslümanlarla namaza duruyorsunuz, Müslüman kardeşlerinizle bütünleşip, Beytullah’ı tavaf ediyorsunuz. Herkese ‘Gidin’ diyorum” dedi. İlk defa Umre’ye gittiğini belirten Sayan, gidemeyenlere destek sağlamak için Diyanet’le temasa geçeceğini de söyledi. Sayan’ın, Umre’den gelirken bidonlarla zemzem suyu ve hurma getirdiği görüldü.

Balyoz Eylem Planı – İşte Tüm Aşamalarıyla Balyoz Süreci

Yazan: sagocu_kiz 02 Mart 2010 Salı  
Kategori: Yurttan Haberler

Balyoz Eylem Planı – İşte Tüm Aşamalarıyla Balyoz Süreci

‘Balyoz Eylem Planı’ iddiası Türkiye kamuoyunun gündemine tıpkı ‘İrtica ile Mücadele Eylem Planı’ gibi Taraf gazetesinin yayınladığı haberle yerleşti.

İşte haberin yayınlanmasından gözaltı dalgalarına uzanan süreçteki önemli olay ve açıklamalar:

Haberle gündeme geldi

‘Balyoz Eylem Planı’ iddiası Taraf gazetesinin konuyla ilgili haberiyle Türkiye kamuoyunun gündemine taşındı. Gazete 20 Ocak’ta yayınladığı haberde 2002-2003 yıllarında Balyoz Güvenlik Harekat Planı adlı bir darbe planı hazırlandığını ileri sürdü. Haberde 2002 yılının sonunda çalışmalarına başlanıp 2003 yılı Mart ayında tamamlandığı ileri sürülen Balyoz Planı’nın sıkıyönetimi getirip ardından da hükümeti devirmek amacını taşıdığını ve Çarşaf, Sakal, Suga ile Oraj kod adlı eylem planlarından oluştuğu iddia edildi. Planın mimarı olaraksa dönemin 1. Ordu Komutanı emekli orgeneral Çetin Doğan gösterildi.

Genelkurmay’dan ilk açıklama: “İddialar kabul edilemez”

Genelkurmay Başkanlığı, haberler üzerine sitesinde yer verdiği bilgi notunda, “Plan Seminerine ilişkin olarak ortaya atılan iddiaları, aklı ve vicdanı olan hiçbir kimsenin kabul etmesi mümkün değildir” açıklamasını yaptı. Notta şu ifadelere yer verildi: “1′inci Ordu Komutanlığı tarafından 5-7 Mart 2003 tarihleri arasında icra edilen Plan Seminerine ilişkin çeşitli iddialar ve değerlendirmeler medyada yer almaktadır. Söz konusu Plan Semineri, Genelkurmay Başkanlığı 2003-2006 yılları Tatbikatlar Programında bulunmaktadır. Plan Seminerinin gayesi, dış tehdide ilişkin olarak hazırlanan Harekat Planlarını geliştirmek ve ilgili personelin eğitimlerini sağlamaktır. Plan Semineri, giderek tırmanan bir gerginlik dönemini kapsayan bir senaryo içerisinde uygulanmıştır. 1′inci Ordu Komutanlığı sorumluluk bölgesinde icra edilen bu Plan Seminerinde, Ordu Geri Bölge Emniyeti ve savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun baş göstermesi halinde de uygulanan sıkıyönetim konuları üzerinde de durulmuştur. Bu Plan Seminerine ilişkin olarak ortaya atılan iddiaları, aklı ve vicdanı olan hiçbir kimsenin kabul etmesi mümkün değildir. Söz konusu iddiaları ciddiye alarak üzerinde yorumlar yapılmasının ve bilgi kirliliği yaratılmasının; özellikle toplumumuzda tedirginlik yaratmak isteyenlerin amacına hizmet edeceği değerlendirilmektedir.”

Baykal: “Balyoz’a inanmıyorum”

CHP lideri Deniz Baykal tartışmalar sürerken Balyoz planına inanmadığını açıkladı. Baykal 22 Ocak’ta Akşam gazetesinde yayınlanan söyleşisinde şunları söyledi:  ‘İnanmıyorum. Bugüne kadar yaşananların yeni bir parçasıdır. Kafes, İrtica ile Mücadele Eylem Planı, komutana suikast ve Arınç’a suikast gibi olaylara yeni bir halka. Onlara göre daha yukarı düzeyde. İnandırıcılıktan yoksun bir tablo. Sivil karargahın bir faaliyeti. Kabul etmek mümkün değil. Aklım, mantığım almıyor. Hiç ayrıntısına bile girmeden reddediyorum. Bunları bıraksınlar da o tanığı ortaya çıkarsınlar. Hani TSK içinden ihbarları yaptığını söyleyen, CHP’yi de suçlayan tanık var ya, nerede bu arkadaş? Milleti kör, alemi sağır mı zannediyorlar. Bugüne kadar hep kişiler suçlanıyordu. Albay Çiçek, filan. TSK içinden kişiler hedef seçiliyordu. Şimdi ilk kez ve resmen TSK’yı itham eden bir yaklaşım. Görüntüye bakalım, kurumsal faaliyet, resmi bir belge, genelkurmay başkanının haberi yok mu? Resmen TSK faaliyeti. İddiaların doğru olduğunu kabul etmek demek; TSK’nın bir fesat yuvası olduğunu kabul etmek demek.’

Baransu belgeleri teslim etti

Taraf gazetesi muhabiri Mehmet Baransu 29 Ocak’ta Balyoz darbe planıyla ilgili belgeleri, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na getirdi.  Adliye girişinde konuşan Baransu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı’nın belgeleri kendisinden istediğini belirtti.
Baransu; “Ben de, 4 adet CD içerisinde orijinal belgeleri getirdim. Kendisine teslim edeceğim.” açıklamasını yaptı.

Savcılık devrede

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı, 21 Ocak’ta “‘Bu gibi durumlarda 2 savcı görevlendiriyoruz. İnceleme başlattık” açıklamasını yaparak soruşturma sürecinin ilk işaretini verdi.

Hisarcıklıoğlu iddiaları reddetti

İddia edilen darbe planında Başbakan adayı olarak adı geçen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 22 Ocak’ta darbe yapmayı vatana ihanet kabul ettiğini belirterek, ”İhanete teşebbüs edenlerin yanında da olmam, olamam” açıklamasını yaptı.

Başbuğ: “7 yıl önceki bir tatbikat”

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ 25 Ocak’taki açıklamasında ”Balyoz Planı”na ilişkin iddiaların 7 yıl önceki bir tatbikat planı çerçevesinde olduğunu ifade ederek, iddialarla ilgili soruşturmanın sonuçlarının en kısa zamanda açıklanacağını bildirdi. Silahlı Kuvvetler’in talimnamelerinin hücumla ilgili bölümlerinde, ”Allah, Allah” diye askere taarruz ettirildiğini belirten Orgeneral Başbuğ, ”Nasıl olur da TSK camiyi bombalattırmayı düşünür. Bu vicdansızlıktır” ifadesini kullandı.

Başbuğ iddilarla ilgili incelemelerinin sürdüğünü belirtti: “Biz ciddi bir kurumuz. O günden itibaren gelen her iddiayı ciddiye alıp incelemek durumundayız. Bir şeyin incelenmesi o iddiaların kabul edilmesi anlamına da gelmez elbette. Ama gayet tabii ki incelemek durumundayım. Gerçeği bütün açıklığıyla ortaya çıkarıp, zamanı geldiğin zaman da bunu elbette kamuoyu ile paylaşmak durumundayız. Bu kapsamda çalışmalar devam ediyor. Özellikle Kara Kuvvetleri Komutanlığımız konuya ilişkin derinlemesine incelemelerine devam ediyor. Bu incelemeler sonuçlandıktan sonra… Bunun da bu hafta içinde neticelenmesini istiyoruz, fazla uzaması da doğru değil. Bunları tabii ki sizlerle paylaşacağız.”

Gazetecilerden suç duyurusu

Balyoz darbe planında tutuklanacaklar listesinde yer alan gazeteciler 28 Ocak’ta planı hazırlayanlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Cevahir Otel’de konuyla ilgili basın toplantısı düzenleyen gazeteciler, ardından suç duyurusu dilekçelerini teslim etmek üzere Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi savcılığına gitti. Gazeteciler adına basın açıklamasını Sabah gazetesi köşe yazarı Nazlı Ilıcak yaptı.

Baransu bavulla adliyede

Taraf gazetesi muhabiri Mehmet Baransu, 29 Ocak7ta Balyoz darbe planına ilişkin belgeleri Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne getirdi.

Balyoz’da birinci dalga

Balyoz planı belgeleri, polis ve Birinci dalgada 49 kişi gözaltına alındı, 35 kişi tutuklandı. Bunların 18′i muvazzaf asker. 13′ü emekli 16 kişi serbest bırakıldı. Tümamiral Cem Gürdeniz , Tuğamiral Aziz Çakmak, Tümgeneral İhsan Balabanlı, Tümgeneral Bekir Memiş, Albay Recep Yıldız, Albay Mustafa Öncel, Albay Murat Özçelik Albay Yüksel Gürcan, Yarbay Hanife Yıldırım, Eski 1. Ordu Komutanı Emekli Orgeneral Çetin Doğan, Emekli Koramiral Ali Feyyaz Öğütçü, Emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın, Emekli Kurmay Albay Suat Aytın
Emekli Kurmay Albay Emin Küçükkılıç, Emekli Tuğgeneral İzzet Ocak
Emekli Albay Kubilay Aktaş, Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk,
Emekli Tümamiral Özer Karabulut, Emekli Tuğgeneral Mehmet Kaya Varol
Emekli Kurmay Albay Ali İhsan Çobanoğlu, Emekli Kurmay Albay Ümit Özcan tutuklananlar arasında yer aldı

Balyoz’da ikinci dalga

26 Şubat’ta Balyoz soruşturmasında ikinci gözaltı dalgası gerçekleşti. Balyoz Eylem Harekat Timi üyesi oldukları iddiasıyla 17’si muvazzaf, biri emekli 18 asker gözaltına alındı.  Gözaltına alınan askerlerden 13′ü bugüne kadar serbest bırakılırken Konya il Jandarma Alay Komutanı Kıdemli Albay Hüseyin Özçoban ile Jandarma Yarbay Yusuf Kelleli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Böylece tutuklananların sayısı 35′e çıktı.

Askeri Savcılık ‘gerçek değil’ açıklaması yaptı

Birinci Ordu Askeri Savcılığı, 26 Şubat’ta yaptığı açıklamada, inceleme ve araştırmalar sonucu “Balyoz Darbe Planı”nın gerçek olduğuna dair herhangi bir tespite varılmadığını belirtti. Birinci Ordu Askeri Savcılığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, bugüne kadar yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda ‘Balyoz Darbe Planı’nın ve bu plana dayanak teşkil eden çeşitli eylem planlarının gerçek olduğuna dair Askeri Savcılıkça herhangi bir tespite varılamadığı bildirildi.

Askeri bilirkişiden çarpıcı tespitler

26 Şubat’ta yapılan açıklamaya karşın Balyoz Darbe Planı iddalarıyla ilgili olarak Askeri Savcılık tarafından yaptırılan bilirkişi raporunda şok tespitler yer aldığı ortaya çıktı. Kurmay Binbaşı Ahmet Erdoğan tarafından hazırlanan 34 sayfalık bilirkişi raporda, balyoz planının sıkıyönetim döneminde uygulanacak tedbirlerin ötesinde plan ve faaliyetleri içerdiği ve hükümeti devirip devlet idaresine el koymayı ön gördüğü belirtiliyor.

Tekel İşçileri Eylemi – Tekel Çadırları Kalktı

Yazan: sagocu_kiz 02 Mart 2010 Salı  
Kategori: Yurttan Haberler

Tekel İşçileri Eylemi – Tekel Çadırları Kalktı

Tekel işçileri 78 gündür süren eylemleri için kurdukları çadırları kaldırarak, eylemlerine son verdiler.

Danıştay’ın aldığı kararın ardından Tekgıda-İş Sendikası’nın açıklaması doğrultusunda işçiler, Türk-İş Genel Merkezi çevresindeki çadırlarda bulunan malzemeleri topladılar. Daha sonra çadırlarını söken işçiler, arkadaşlarıyla çadırlarda hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmediler.

İşçiler, çevre temizliğini Çankaya Belediyesi ekipleriyle birlikte gerçekleştirdiler. İşçilerden bazılarının çadırlarını toplarken gözyaşlarını tutamadıkları görüldü.

TEKEL işçileri, öğle yemeklerini yedikten sonra Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık ile esnafı da ziyaret ettiler.

Üzerinde ”Ankara halkına ve Sakarya esnafına desteklerinden dolayı teşekkür ederiz” yazılı pankartın arkasında kortej oluşturarak Sakarya Caddesi’ni dolaşan işçiler, esnaf lehine de sloganlar attılar. Esnafa ve müşteriline karanfil dağıtan işçilere alkışlarla karşılık verildiği görüldü. İşçiler, çevrede güvenlik önlemi alan çevik kuvvet polislerine de karanfil verdiler.

TÜRKEL, EYLEMİ SÜRDÜRDÜKLERİ ÇADIRLARI KALDIRACAKLARINI BİLDİRDİ

Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, TEKEL işçilerinin eylemi sürdürdükleri çadırları kaldıracaklarını bildirdi.

Türk-İş Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, TEKEL işçilerinin eyleminin bundan sonraki seyrine ilişkin açıklamalarda bulundu.

”Bu mücadele burada bitmedi” diyen Türkel, saat 13.00 itibariyle çadırları kaldıracaklarını, saat 15.00′te de başından beri kendilerine destek olan civardaki esnafı ziyaret edeceklerini söyledi.

Eyleme, 15-20 gün mola vereceklerini belirten Türkel, 1 Nisan’da bin işçinin Ankara’ya gelip bir gece kalacaklarını bildirdi.

Türkel, ertesi gün düzenleyecekleri basın toplantısıyla belirledikleri eylem takvimini kamuoyuyla paylaşacaklarını ifade etti.

-”BİZ BU SÜREÇTE KARDEŞÇE, KOL KOLA BİR MÜCADELE VERDİK. TÜRKİYE EMEĞİN GÜCÜNÜ, SİHRİNİ GÖRDÜ”

Tek Gıda-İş Genel Başkanı Mustafa Türkel, ”Biz bu süreçte kardeşçe, kol kola bir mücadele verdik. Türkiye emeğin gücünü, sihrini gördü” dedi.

Türkel, TÜRK-İŞ Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Tekel işçilerinin eylemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Eyleme başından bu yana destek verenlere teşekkür eden Türkel, Türkiye’de özelleştirmelerin ”yağmaya, talana, vurguna dönüştüğünü” öne sürerek, hükümetlerin bunda sorumluluğu bulunduğunu savundu.

Özelleştirmelerin hırsızlığın, insanları yoksullaştırmanın ve sömürünün başka bir boyutu olduğunu dile getiren Türkel, bazı kesimlerin bu gerçeği TEKEL işçilerinin eylemi dolayısıyla fark ettiğini söyledi.

”4/c dayatmasının” Tekel işçilerinden intikam aracına dönüştürüldüğünü ileri süren Türkel, ”Bizi sokaktaki işsizlerle terbiye etmeye çalıştılar. Bize ‘Kırk katır mı kırk satır mı?’ dediler. Biz ise kararlılıkla devam ettik. Ankara’ya gelirken dönüş biletlerimizi almadık” dedi.

Demokratik sınırlar içerisinde hakları için mücadele ettiklerini, kendilerine müdahale edildiğinde ise TÜRK-İŞ Genel Merkezi önüne geldiklerini anlatan Türkel, ”TÜRK-İŞ Genel Merkezi kimsenin, hiçbir yöneticinin değildir. Burası işsizlerin evi, kıblesi, dergahıdır. Her başı sıkışan buraya gelir” diye konuştu.

-”BAZI SENDİKA BAŞKANLARINI UNUTMAYACAĞIZ”-

Eylem devam ederken bazı sendika başkanlarının yaptıkları değerlendirmeleri eleştiren Türkel, ”Bazı sendika başkanları ‘Tekel işçisi niye buraya geldi?’ dedi. Bunu unutmayacağız” dedi.

Eylem şeklini ”Gandi modeli” olarak nitelendirip, kendilerine şiddet uygulansa bile kırıp, dökmeme kararı aldıklarını vurgulayan Türkel, bu uğurda kendilerine bile zarar vermeyi göze aldıklarını kaydetti.

Türkel, eylemleri sürerken ”Türkiye bölünüyor” tartışmaları yaşandığına işaret ederek, ”Biz bu süreçte kardeşçe, kol kola bir mücadele verdik. Türkiye emeğin gücünü, sihrini gördü. Ayrışmadan insanların kardeşçe nasıl yaşayabileceği ortaya konuldu. Tekel işçilerine hiçbir şey veremezsek bunu vermiş olmanın gururunu yaşayacağız” diye konuştu.

Eylem sürecinde hiçbir işçinin zarar görmemesini arzuladıklarını ancak Hamdullah Uysal’ın trafik kazasında hayatını kaybettiğini hatırlatan Türkel, Uysal’ın acısını içlerinde yaşatacaklarını, sendika olarak ailesine destek olacaklarını belirtti.

-”GREV LAFINI KULLANMAKTAN ÇEKİNMEYİN”-

Mustafa Türkel, Türkiye’de genel grev ve dayanışma grevinin uluslararası sözleşmeler çerçevesinde artık suç olmadığını ifade etti. Bu tür grevleri konuşmanın, kararlarını almanın yasal olduğunu kaydeden Türkel, sendikacılara da ”Artık grev lafını kullanmaktan çekinmeyin” diye seslendi.

Eylem sürecinde bazı konfederasyonların, attıkları imzalar daha kurumadan mücadelelerine engel olacak tavırlar içine girdiklerini belirten Türkel, bir kaç sendika dışında hiçbir sendikanın eylemlerine sahip çıkmadığını söyledi. Türkel, şunları kaydetti:

”Türkiye işçi sınıfı içinde öyle sendikalar biliyoruz ki alınan kararın gerçekleşmemesi için adeta şubelerine talimat vererek, ‘Bu bizim işimiz değildir’ dercesine dört konfederasyonun aldığı kararların uygulanmasına engel oldu. TÜRK-İŞ’e bağlı bir kaç sendikamız hariç, sahip çıkmadıkları 4 Şubattaki eylem bütün olumsuzluklara rağmen başarılı olmuştur.

Konfederasyonumuza bağlı bir kaç sendika hariç bu mücadelede maalesef sendika önderleri sınıfta kalmıştır. Burada 80 gün boyunca bu mücadelenin daha nasıl olduğunu görmeden, bu kapıdan geçmeyen onlarca sendika yöneticisi var. Bu mücadelenin bir şekilde başarısızlığa uğramasını isteyen sendikacıların olduğunu biliyoruz. Şubelerine böyle talimat veren sendika başkanları olduğunu biliyoruz. Bu bizi incitmiştir, üzmüştür.

Bu ve benzeri olayları 80 gün boyunca yaşadık. Bu arkadaşlarımızı tarihe havale ediyoruz. Sanıyorum bundan sonraki süreçte işçi sınıfı mücadelesinde ne yaptıklarını kendi kendilerine sorgularlar ve bundan sonraki mücadelede daha dikkatli olmaya çalışırlar. Çünkü biz biliyoruz ki Tekel işçisi bu mücadeleyi kaybettiğinde arkasında şeker işçisi, enerji işçisi, liman, demiryolları, havayolları, karayolları ve onlarca işletmede yaklaşık 125 bin insanı daha 4/c’ye mahkum etme hazırlıkları yapılmaktadır. İşte bunları gören sendika başkanı dostlarımıza, sendika bürokrasisi içerisinde kendisini kaybetmiş dostlarımıza bir kez daha çağrı yapıyoruz, kendilerine çeki düzen versinler. İşçi sınıfının ve bu mücadelelerin önünde engel olma alışkanlıklarından derhal vazgeçsinler. Aksi halde önümüzdeki günlerde bunları kamuoyu önünde açık açık konuşmaya başlarız.”

-”ZAMAN ZAMAN YALNIZ KALDIK”-

Mücadeleye devam ederken zaman zaman yalnız kaldıklarını, unutulduklarını, görmezden gelindiklerini kaydeden Türkel, ”Ankara’nın yoksul semtlerinden, Türkiye’nin dört bir yanından destek olmasaydı herhalde bu mücadeleyi buraya getiremezdik” dedi.

Türkel, 1 Nisanda bin işçinin Ankara’ya gelip bir gece kalacaklarını, ertesi gün belirledikleri eylem takvimini kamuoyuyla paylaşacaklarını belirterek, sendika olarak Türkiye’nin her yerinde her türlü eylemliliği serbest hale getireceklerini söyledi.

Mustafa Türkel, ”Buradan bir kez daha iktidar partisine söylüyoruz, bu süreci iyi kullansınlar. Çünkü Türkiye’nin neresinde olursa olsun iktidar partisi mensuplarının sokaklarda rahat gezmesine izin vermeyeceğiz. Bu sorun çözülmeden nerede olursa olsun Sayın bakanların, Sayın Başbakanın mitinglerinde, toplantılarında, her yerde Tekel işçisi olacaktır. Bunu asla akıllarından çıkarmasınlar” diye konuştu.

”Adam gibi, herkese örnek olacak bir demokrasi mücadelesi verdiklerini” söyleyen Türkel, ”Bilsinler ki 4/c gibi bir ucube çalışma hayatından kalkmadığı sürece biz bu mücadeleyi bırakmayacağız” dedi.

Türkel, konfederasyonların aldığı karar çerçevesinde 26 Mayısta yapılacak genel grev de dahil bu süreç içinde yapılan programların en etkili şekilde uygulanması için her türlü mücadele platformunu sonuna kadar kullanacaklarını ifade etti.

Mustafa Türkel, şöyle devam etti:

”Hükümete bu anlamda diyoruz ki, 1 aylık süreyi iyi kullanın lütfen. Yargının vermiş olduğu bu kararı, bu fırsatı iyi değerlendirin lütfen. Fırsatı iyi değerlendirerek Türkiye’yi de bir hukuksuzluktan kurtarın lütfen.

Bütün bu hukuksuzlukların olduğu bir ülkede yargının olmasından ve ‘iyi ki yargı var’ dedirtecek kadar da adil, sağlıklı, anlayışlı kararların çıkmasından dolayı da Danıştaya, hakimlerimize ve yargıya bir kez daha teşekkür etmek istiyorum.

Anlaşılan o ki hükümet yargıya onun için kızıyor, onun için operasyonlar yapmaya çalışıyor. Kendisi gibi düşünmeyenlere nasıl yaşama hakkı tanımıyorsa -ki sendikamız üzerinden bunu yapmaya çalıştı- biz şimdi daha iyi anlıyoruz ki yargı hepimize lazım. Yargının bağımsız ve güçlü olmasından hepimiz yararlanıyoruz, yargı ve yargıya yapılacak her türlü haksızlık da bizim için çok önemli bir mücadele nedeni olacaktır. Yargının bağımsızlığına, müdahalelere asla izin verememeliyiz.”

-SORULAR-

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Türkel, ”Eyleme ara verileceğini söylediniz. Bu süre içinde Tekel işçileri evlerine mi dönecek?” sorusuna, ”Çadırların kalkmasının nedeni odur. Gidip çoluğuyla çocuğuyla ihtiyaçlarını görsünler. Artık yeni döneme enerji toplasınlar” karşılığını verdi.

Danıştayın kararının ardından 4/c’ye geçen işçiler için sürecin nasıl işleyeceği yönündeki bir soruya karşılık Türkel, şunları söyledi:

”Biz göre Danıştayın bu kararından sonra arkadaşlarımız dilekçelerinden sarfı nazar etme hakkına sahipler. İkincisi bizim elimizdeki rakam 3 bin 100 civarında. Bu rakamın da büyük kısmı işleme konmamış. Bu arkadaşlarımız dilekçelerini geri alabilirler. Şu anda işsiz kalmış olan 8 bin 300 kişiyi konuşmuyoruz. Bunun dışında 2 bin 400 civarında da Tekel‘de şu anda var olan işletmelerde çalışan arkadaşlarımız var. Biz toplamda hala 11 bin kişiyi konuşuyoruz. 1 Nisandan itibaren başlayacağımız eylemlilikte o işletmelerde üretimi durdurma da dahil mücadelemizi olabildiğince yaygınlaştıracağımızı söyledik. Çünkü orada çalışan arkadaşlarımız da en geç Mayıs, bilemediniz Haziran ayı içinde işsiz kalacaklar.”

”Açıklamanız sırasında Başbakan ve bakanların toplantılarında bulunacağınızı söylediniz. Bu bir tehdit mi? Orada ne yapacaksınız?” sorusu üzerine Türkel, bunun demokratik bir hak olduğunu kaydederek, ”Onlar kamuoyunu aydınlatmaya çalışırken biz de ‘yalan söylüyorlar işte örneği biziz diyeceğiz’ bu kadar basit” dedi.

”Bu süre içinde TÜRK-İŞ veya sizin Başbakan Erdoğan ile görüşme talebiniz olacak mı?” sorusunu Türkel, sürecin hükümet ve kendileri açısından önemli olduğu şeklinde yanıtladı. Yargının çok önemli bir görev yerine getirdiğini belirten Türkel, ”Bu süreç, tam herkes için her şeyin bittiği, tıkandığı yerde yeniden bir konuşma için fırsat olacaktır. Hem hükümet kanadı hem de biz, bu süreçte tekrar bu kararları aşmanın yolunu deneyeceğiz” diye konuştu.

TÜRK-İŞ Başkanı Mustafa Kumlu’nun bu basın toplantısına neden katılmadığının sorulması üzerine Türkel, TÜRK-İŞ yönetimi ve TÜRK-İŞ Başkanı’nın bu konuda elinden gelen çabayı gösterdiğini söyledi. Türkel, toplantı Tek Gıda-İş Sendikasının basın toplantısı olduğu için Başkan Kumlu’nun katılmadığını belirtti.

Basın toplantısının ardından sendika yöneticileri basın mensuplarına eylem süresince kendilerine verdikleri destek için teşekkür edip, çiçek verdi. Toplantıya katılanlara baklava ikram edildi.

Türkel’in basın toplantısı bittikten sonra bazı çadırlardaki işçilerin eşyalarını toplamaya başladıkları görüldü. Bu arada, TÜRK-İŞ Genel merkezi önünde toplanan bir grup, çadırların kaldırılması kararına itiraz ederek, kararı protesto etti. Kararı protesto eden gruptakilerle bazı TEKEL işçileri tartıştı.

Manga Grubunun Eurovision Şarkısı – We Could Be The Same – Aynı Olabilirdik

Yazan: sagocu_kiz 01 Mart 2010 Pazartesi  
Kategori: Yurttan Haberler

Manga Grubunun Eurovision Şarkısı – We Could Be The Same – Aynı Olabilirdik

Manga grubunun Eurovision şarkısı belli oldu.

”Aynı Olabilirdik!”
Norveç’in başkenti Oslo’da bu yıl 55.’si düzenlenecek olan Eurovision Yarışması’na hangi şarkıyla katılacağımız belli oldu.
Bu yıl ülkemizi yarışmada temsil edecek olan sevilen rock grubu Manga, yetkililerin isteği doğrultusunda Eurovision şarkısını İngilizce olarak hazırladı.

Manga’nın ‘We Could Be The Same’ (Aynı Olabilirdik) adlı parçaları, 3 seçenek arasından yarışmaya gitmek üzere seçildi. Manga’nın tarzını yansıtan şarkı, geleneksel tatta motifleri ile süslendi. Eurovision şarkımız, 3 Mart’te TRT1 ekranında ilk kez Manga tarafından seslendirilecek

hayırlı uğurlu olsun (:

Takas Bitti – Show Tv Takas Programı Sona Erdi

Yazan: sagocu_kiz 01 Mart 2010 Pazartesi  
Kategori: Güncel Haberler

Takas Bitti – Show Tv Takas Programı Sona Erdi

Show TV’de yayınlanan, Geveze’nin sunduğu “Takas” programı sona erdi.

Okan Bayülge’nin programı Medya Kralı’na katılan Geveze programın kaldırıldığını şöyle açıkladı:

“Sabah 6.30-10.00 arası radyoda yayın yapıyorum. Sonra kanala geçip çekim yapıyoduk. Ardından programın canlı yayını derken, gece saat 01.30 civarı evde oluyordum. Bir gece oğlum uyandı ve ’seni çok özledim’ dedi. Sarılıp uyuduk, bir ara tuvalete gidip ağladım. Tabii programın bitmesinin nedeni sadece bu değil, çünkü programın reytingleri de çok iyi değildi…”

Seks Türleri – Seks Çeşitleri

Yazan: sagocu_kiz 27 Şubat 2010 Cumartesi  
Kategori: SAĞLIK

Seks Türleri – Seks Çeşitleri

Bir çok çift değişik yeni stiller varken, rutin seks çeşitlerini deniyor. Oysaki seksologlar, sekste hep yenilikçi olmayı öneriyor.

Zamanı düşünmeyin ve romantik olun!
Fazla zamanla ödüllendirildiğinizde, partnerinizle birlikte sadece fiziksel değil, duygusal seksin de tadına varabilirsiniz. Seks yaparken sadece fiziksel hazzı değil, duygusal hazzı da düşünmelisiniz. Böylece hem birbirinize daha yakın hissedecek, hem de onu ne kadar sevdiğinizi gösterme şansını elde edeceksiniz.

Böyle durumlarda sadece kendinizi düşünmeyin, partnerinizin de zevk aldığını bildiğiniz şeyleri yapın.

Işık hızında seks!
Işık hızında ve çabucak. Bu şekilde seks adrenalinin tepeye vurmasını sağlar ve sizi bitkin bırakır. Bu aynı zamanda erkeğinize bir iltifat gibidir çünkü ona, onu ne kadar çok arzuladığınızı hissettirir.

Çok zor bir gün geçirdiğinde ya da morali çok bozuk olduğunda, bu partneriniz için oldukça makul bir moral hediyesi olacaktır.

Kendinizi gösterin!
Birçok kadın için yüzlerce insanın önünde bir konuşma yapmak, erkeğinin önünde kendini tatmin etmekten daha kolaydır. Fakat uzmanlar bir kadını mastürbasyon yaparken görmenin, erkeklerin fantezi listesinde oldukça üst sıralarda olduğunu söylüyor.

Bunu sadece tek kişilik bir gösteri olarak düşünmeyin, bu sayede ona sizi nasıl hoşnut edeceğini de göstermiş olacaksınız. Bir diğer yandan da bir erkeğin önünde kendini tatmin etmek, bir kadının en özel sırrını paylaşması gibidir.

Sevginizi hissettirin!
Her ne kadar aksi düşünülse de, insanlar sadece fiziksel zevkler için seks yapmazlar. Bazen sadece sevildiklerini ve bir başkasının onlara değer verdiğini hissetmek için partnerleriyle sevişmek isterler.

Sevişirken birbirinize ilgi göstermek ve onun rahat hissettiğini bildiğiniz şeyleri yapmak, bunu ona hissettirecektir. Tabi aynısını ondan beklemeye de hakkınız var!

Sınırlarınızı zorlayın!
Denemeniz gereken bir diğer yol da, komşularınızı uyandıracak türden. Ara sıra birbirinize karşı biraz vahşi davranmanızın hiçbir sakıncası yok. Böylece birbirinizi ne kadar arzuladığınızı gösterebilirisiniz. Üstelik emin olun ilişkinizdeki tutku da yeniden alevlenecektir

Kendinizi teslim edin!
Erkekler fethetmeyi seven yaratıklardır. Bu yüzden kendinizi onlara teslim ettiğinizde tahrik olacaklardır.

Kendinizi eşinize teslim etmek, sizin için de farklı bir deneyim olacaktır. Kontrolü ona bırakın ve sizi memnun etmesine izin verin. Merak etmeyin, erkekler bunu yapabilecek yeteneğe sahip, yolu siz göstermeseniz de bulabilirler…

Hükmeden siz olun!
Ara sıra dizginleri elinize almaktan çekinmeyin. Eşinize bu gece kontrolün sizde olduğunu söyleyin ve siz yönetin…

Her ne kadar erkekler sahiplenmeyi ve kontrol etmeyi sevseler de, siz böyle bir istekte bulunduğunuzda reddetmeyeceklerdir, hatta hoşlarına gidecektir. Denedikten sonra, bunun size de iyi geldiğini fark edeceksiniz.