Michael Jackson’ın Doktoru Suçsuzum Dedi
Yazan: sagocu_kiz 09 Şubat 2010 Salı
Kategori: Dünyadan Haberler
Michael Jackson’ın Doktoru Suçsuzum Dedi

Yeni duruşmanın tarihini 5 Nisan olarak belirleyen hakim Keith Schwartz, Murray’nın kefaletle serbest kalma bedelini de 75 bin dolar olarak açıkladı. Hakim Schwartz, ayrıca doktor Murray’nin çalışmasına da yasak getirdi ve doktora hitaben, ”Herhangi birine sakinleştirici tavsiyesinde bulunmanızı istemiyorum” ifadesini kullandı.
Suçun sabit görülmesi halinde Murray en fazla 4 yıl hapis cezası alacak.
Ünlü şarkıcı 25 Haziran 2009′da Los Angeles’ta 50 yaşında, aşırı dozda aldığı ilaç ve propofol anestezisinden kaynaklanan zehirlenme sonucu ölmüştü.
Michael Jackson’a ölümünden birkaç saat önce propofol verdiğini kabul eden Dr. Murray, ancak buna neden olarak anestezi maddesini uyku ilacı olarak kullanan ünlü şarkıcının ısrarını gerekçe göstermişti.
Belçika, Güvenlik Nedeniyle Çarşaf Yasağı Uygulamaya Başlayacak
Yazan: sagocu_kiz 09 Şubat 2010 Salı
Kategori: Dünyadan Haberler
Belçika, Güvenlik Nedeniyle Çarşaf Yasağı Uygulamaya Başlayacak

İlgili komisyonlarda görüşülmesi süren, halka açık alanlarda çarşaf yasağı önergelerinin kısa sürede yasalaşması bekleniyor.
Tartışmalarda, çarşafın İslam diniyle bir alakasının olmadığı ve yüzü tamamen kapatan kıyafetlerin kadınları aşağıladığı ve sosyal hayattan soyutladığı üzerinde duruluyor.
Avrupa’da ilk olarak Fransa’nın başlattığı burka ve çarşafın yasaklanması girişimi Danimarka’ya da sıçramıştı.
Brezilya Hükümeti Ülke Genelinde AIDS Hastalığı Yaşanmasın Diye Rio Karnavalı İçin 55 Prezervatif Dağıttı
Yazan: sagocu_kiz 09 Şubat 2010 Salı
Kategori: Dünyadan Haberler
Brezilya Hükümeti Ülke Genelinde AIDS Hastalığı Yaşanmasın Diye Rio Karnavalı İçin 55 Prezervatif Dağıttı

Brezilya sağlık yetkilileri, gelecek hafta başlayacak karnaval nedeniyle AIDS hakkında bilgilendirme kampanyası başlattı.
Hükümet kampanya çerçevesinde, karnaval süresince 55 milyon bedava prezervatif dağıtacak.
Sağlık Bakanı Jose Temporao, bugün yaptığı açıklamada, bu yıl yapılacak AIDS bilgilendirme kampanyasının, genç kadın ve eşcinselleri korunma konusunda eğitmeye odaklanacağını söyledi.
Televizyonlarda yayımlanan tanıtımlarda ise konuşan bir prezervatif, gençlerden “partiye giderken kendisini de yanlarında götürmelerini” istiyor.
Brezilya hükümeti, geçen yıl boyunca tüm ülkede yaklaşık 500 milyon bedava prezervatif dağıttı.
Amerikan Borsacılar, Telefonla Saatlerce Konuşmaktan Beyinlerinde Tümörler Oluşmaya Başladığını Açıkladı
Yazan: sagocu_kiz 09 Şubat 2010 Salı
Kategori: Dünyadan Haberler
Amerikan Borsacılar, Telefonla Saatlerce Konuşmaktan Beyinlerinde Tümörler Oluşmaya Başladığını Açıkladı
.jpg)
Cep telefonlarının zararlarını hepimiz biliyoruz, saatlerce konuşunca kansere kadar giden zararları var.Amerikan borsacılar ayakta.
İran Yarın Nükleer Silah Yapımına Başlıyor – Ahmedi Nejad
Yazan: sagocu_kiz 08 Şubat 2010 Pazartesi
Kategori: Dünyadan Haberler

Ahmedi Nejad emri verdi.İranlı bilim adamları yarın çalışmalara başlayacak.Bu karar Türkiye için nasıl olacak ? İran nükleer silah yapımı yapacak.
“Örümcek Adam” Rolünün Adayları Kim?
Yazan: sagocu_kiz 07 Şubat 2010 Pazar
Kategori: Dünyadan Haberler
“Örümcek Adam” Rolünün Adayları Kim?
Gişe rekorları kıran “Örümcek Adam-Spider Man” serisinde tanınmış çizgi karaktere beyazperdede can veren Tobey Maguire’ın bu rolü bırakmasından sonra gözler yeni adaylara çevrildi.
“Örümcek Adam” rolünün adayları arasında sinema dünyasının 10 tanınmış oyuncusunun ismi geçiyor.
“Empire” sinema dergisinin İngiltere baskısı, “Spider Man-Peter Parker” rolü için ismi geçen adayları duyurdu.
“Harry Potter” rolüyle tanınan Daniel Radcliffe, “Alacakaranlık-Twilight” serisinin parlayan yıldızı Robert Pattinson ile “Brokeback Dağı-Brokeback Mountain” filminin oyuncusu Jake Gyllenhaal da adaylar arasında bulunuyor.
Filmin “Örümcek Adam”ın lise yıllarından başlayan konusu nedeniyle sinema dünyasının 30′lu yaşlardaki aktörlerinin şansının az olduğu belirtilirken, bu rol için yarışan 10 aday şöyle:
-Zac Efron: “High School Musical” serisiyle tanınan 23 yaşındaki oyuncu, son olarak “Charlie St. Cloud” adlı yapımda rol aldı. Sinema dünyasının tanınmış ismi, yakışıklılığı ve sempatikliğiyle özellikle genç kızların yoğun ilgisini çekiyor. Serinin büyük hayranı olduğu belirtilen genç oyuncunun rol için şansının bulunduğu ifade ediliyor.
-Jim Sturgess: “Across the Univers”, “21″, “Fifty Dead Men Walking” adlı filmlerle tanınan aktör, oyun gücüyle Peter Parker rolünü üstlenmeye aday. Sturgess’in önündeki en büyük engel olarak ise aktörün bu yıl 32 yaşını dolduracak olması görünüyor.
-Reeve Carney: Broadway’de sahnelenecek olan “Örümcek Adam” müzikali için ismi geçen Carney, beyaz perdedeki adaylar arasında da bulunuyor. “The Tempest” filminin romantik kahramanının müzikal sahnesindeki şansının film için de aynı oranda olup olmadığı ise yapımcıların ve yönetmenin tercihi sonunda ortaya çıkacak.
-Anton Yelchin: “Terminator Salvation” filminde “Kyle Reese” rolünü üstlenen Yelchin de “Örümcek Adam” rolünün adayları arasında yer alıyor.
En iddialısı Harry Potter
-Daniel Radcliffe: Sinema dünyası, Daniel Radcliffe ile 2001 yılında “Harry Potter ve Felsefe Taşı” adlı filmle tanıştı. Seri, 2002′de “Harry Potter ve Sırlar Odası”, 2004′te “Harry Potter ve Azkaban Tutsağı”, 2005′te “Harry Potter ve Ateş Kadehi” ile sürdü. J.K. Rowling’in kaleme aldığı rekortmen serinin “Harry Potter and the Deathly Hallows” adlı final kitabı için kamera karşısına geçen oyuncu, bu yıl 20 yaşını dolduracak. Sinema seyircisinin gözleri önünde büyüyen ve rol aldığı müzikaldeki sahnelerle artık yetişkin rollerine hazır olduğunu kanıtlayan Radcliffe, “Örümcek Adam” rolünün en iddialı adayları arasında başı çekiyor.
-Aaron Johnson: Gençlik filmleriyle tanınan oyuncunun “Örümcek Adam” rolünün güçlü adayları arasında tutunup tutunamayacağı merak ediliyor.
Yakışıklı vampir
-Robert Pattinson: “Alacakaranlık-Twilight” serisinin 23 yaşındaki yakışıklı vampiri Pattinson da “Örümcek Adam” adayları arasında yer alıyor. Seride “Edward Cullen” rolünü üstlendikten sonra yıldızı parlayan oyuncu, “Harry Potter” serisindeki “Cedric Diggory” karakteriyle tanınmıştı. Genç neslin idolü haline gelen ve “People” dergisi tarafından “Yaşayan En Çekici Erkek” seçilen oyuncunun ikinci bir iddialı rolü daha üstlenip üstlenmeyeceğini zaman gösterecek.
-Jake Gyllenhaal: İki eşcinsel kovboyun ilişkisini anlatan “Brokeback Dağı-Brokeback Mountain” filmiyle de tanınan Gyllenhaal, vizyona girmeye hazırlanan “Brothers” adlı yapımda da eski “Örümcek Adam” Tobey Maguire’ın kardeşini canlandırdı. Mike Newell ve Jerry Bruckheimer’ın adaptasyonu olan “Prince of Persia” filminde de rol alan Gyllenhaal’un, Maguire’ın rolden ayrılmasından sonra yeni “Örümcek Adam” olduğu iddiaları ortaya atılmıştı. Ancak bu oyuncunun önündeki en büyük handikap da yine 30′lu yaşlarda bulunması olarak görünüyor.
-Josh Hutcherson: Çocuk yaşta beyazperdede görülen Hutcherson da rolün iddialı adayları arasında gösteriliyor.
Paris Hilton Soyuldu, Paris Hilton’un Evini Soydular
Yazan: sagocu_kiz 07 Şubat 2010 Pazar
Kategori: Dünyadan Haberler
Paris Hilton Soyuldu, Paris Hilton’un Evini Soydular
Paris Hilton, evinin anahtarını paspasın altında bırakınca soyuldu, ancak farkına bile varmadı, ta ki…
Hollywood ünlülerinin evlerini soyarak geçinen gençlerden oluşan “çete”, sarışın yıldızın evine de uğradı.
Kendilerine “Bling Ring çetesi” diyen grubun üyesi Nick Prugo, 29 yaşındaki ünlünün ilk hedefleri olduğunu, çünkü ‘aptal’ olduğunu düşündüklerini söyledi.
Çete üyeleri, Hilton’un Hollywood’daki 650 metrekarelik evine girmek için anahtarı paspasın altında bulduklarında, çok da yanılmadıklarını söylediler.
Prugo ve suç ortağı Rachel Lee, evden nakit para ve diğer değerli eşyaları çaldılar. Ancak Paris, soyulduğunu, ikinci kez soyulduğunda, yani tam iki ay sonra neredeyse 3 milyon liralık mücevharatı çalınınca fark etti.
Vanity Fair dergisinde yayınlanan röportajında Prugo, yıldızın evinde beş gram da kokain bulduklarını açıkladı.
Çetenin diğer kurbanları arasında Orlando Bloom, Lindsay Lohan, Rachel Bilson ve Audrina Partridge de bulunuyor.
Geçtiğimiz Kasım ayında Lindsay Lohan’ın evini soyarken güvenlik kameralarınca tespit edilen Prugo ve çetenin diğer dört üyesi 4.8 milyon liralık soygun yapmakla suçlanıyor.
Avatar Filmi Hayranlarına Müjde – Avatar Filmi Hakkında
Yazan: sagocu_kiz 06 Şubat 2010 Cumartesi
Kategori: Dünyadan Haberler
Avatar Filmi Hayranlarına Müjde- Avatar Filmi Hakkında
Avatar filminin ikincisi için yeşil ışık yandı. Dünyanın en büyük medya şirketi News Corp’un CEO’su Rupert Murdoch, ‘Avatar bu dönemde kurtarıcımız oldu. Yapım şirketimizin büyük geliri sayesinde bilançomuzu düzelttik’ dedi. James Cameron’un yönettiği 8 Oskar adayı filmin gişe hasılatı 2 milyar doları buldu. Üstelik bu süper gişe rakamına iki ayda ulaşıldı. Şimdiden tüm zamanların en çok iş yapan filmi olan Avatar’ın yapım ve dağıtımını Murdoch’un 20th Century Fox şirketi yaptı. Filmin büyük gişe başarısı sonrası Murdoch, Avatar 2′nin çevrilmesi için kurmaylarına direktif verdi. Filmin ikincisinin 3D teknolojisi ile çekilip büyük gişe başarısı elde etmesi planlanıyor.
Darbe Anayasası İle AB’ye Giremezsiniz
Yazan: sagocu_kiz 06 Şubat 2010 Cumartesi
Kategori: Dünyadan Haberler
Darbe Anayasası İle AB’ye Giremezsiniz
Meclis’te yaşanan kavgadan, asker-sivil tartışmalarına kadar Türkiye’de yaşanan tüm gelişmeler, üyesi olmak istediğimiz Avrupa Birliği tarafından yakından takip ediliyor. AB dönem başkanlığını temmuz ayına kadar sürdürecek olan İspanya’nın Ankara Büyükelçisi Joan Clos, Türkiye’nin gündeminin dışarıdan nasıl gözüktüğünü anlattı
- Meclis’teki kavga sizin ülkelerinize benziyor mu?
Benim Türkiye’nin iç işlerine karışmam doğru olmaz. Görüntüler üzücü tabii. Avrupa parlamentolarıyla kıyaslandığında pek alıştığımız bir görüntü değil. Latince ‘parlare’ kelimesi vardır. ‘Konuşmak’ anlamına gelir. Parlamento kelimesi oradan türer. Parlamentolar da kavga etmek için değil konuşmak içindir. Türkiye’nin köklü bir demokrasi ve parlamentosu var. Buradan bir genelleme yapmak doğru olmaz. Bunu bir yol kazası olarak görmek lazım. Geçmişte bizde de çok gergin zamanlar oldu. Ama genelde kavga noktasına gelmeden önleniyor.
- AB Dönem Başkanı olarak Türkiye’den beklentileriniz nedir?
Üyelik süreci iki pedallı bisiklet gibidir. Bir taraftan müzakereler yapılacak diğer taraftan reformlar sürmeli. Reform deyince en önemlisi anayasa. Liberal bir anayasa değişikliği bir dönüm noktası olacak Türkiye’nin üyelik sürecinde.
ASKERİ ANAYASA İLE OLMAZ
- Türkiye 1982 Anayasası’nı değiştirmeden AB’ye üye olamaz mı?
Çok zor. İspanya’da biz askeri rejim tarafından yazılan bir anayasayla AB üyesi olamayacağımızı biliyorduk. Bu nedenle anayasamızı değiştirdik. Aynısı Türkiye için de geçerli. Türkiye’nin reform kararlılığını gösterme konusunda anayasal değişiklik belirleyici bir adım olacaktır.
- Nelerin düzeltilmesi lazım?
Askerin siyaset üzerindeki etkisi, yargı bağımsızlığı, özgürlükler konuları düzeltilmeli. Ombudsman kurumu getirilmeli. Tabii bir de azınlıkların sorunları önemli.
YOUTUBE’A ANAYASAL GÜVENCE
- Bunların bazıları için anayasa değişmesine gerek yok ki…
Doğru ama anayasanın insan hak ve özgürlükleri önündeki tüm yasakları ve sınırlamaları engelleyici nitelikte olması lazım. Mesela YouTube yasağı. Avrupa’nın hiçbir yerinde böyle şey yok. Anayasa sınırlamalar getirmemeli insanların hak ve özgürlüklerini korumalı. Muhalefetin de reform sürecinde iktidara destek vermesini bekliyoruz.
- Asker-sivil ilişkilerinde beklentiniz nedir?
Avrupa’da olduğu gibi egemenliğin parlamentoda ve hükümette olması lazım.
- Böyle görmüyor musunuz yani?
Hayır öyle demek istemiyorum. Mesela askerin ülkeyi koruma kollama yetkisi var. Anayasanın bu tür şeylere imkan vermemesi gerekir.
- Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’u nasıl değerlendiriyorsunuz?
Başbakanla sık sık bir araya gelmeleri önemli bir işaret. Sürekli bir ilişkinin varlığını gösteriyor.
BDP’YE UYARI, SENDİKALARA ÇAĞRI
- BDP Kongresi’ni nasıl değerlendiriyorsunuz?
İyi bir başlangıç olmadı tabii. Konunun iki yönü var. Bu ülkede siyasi yelpazenin böyle bir partiyi de kapsaması ve kendisini ifade etme hakkı vermesi çok önemlidir. Bunun Anayasal olarak da korunması lazım. Ancak diğer taraftan bu partinin de fikirlerini savunurken şiddetten uzak kalmaları son derece önemlidir. Meclis’teki kavga için yaptığım yorum BDP için de geçerli. Konuşalım ama kavga etmeyelim. Ben de ilk görüşmemizde kendilerini silahlı mücadeleden ve şiddetten uzak tutmaları tavsiyesinde bulunacağım. Türk toplumuna da tavsiyem bu partinin kendisini şiddetten uzak tutması için herkes çalışmalıdır.
- Türkiye’nin üyelik sürecine İspanya nasıl katkıda bulunabilir?
Türkiye’nin üyelik sürecinin daha da sağlamlaşması için en az iki yeni bölümde müzakerelerin açılması için çabalıyoruz. En kolayı gıda güvenliği. Orada yasa çıkarılmasına gerek yok. Diğerlerinde Türkiye’nin yasal düzenlemeler yapması lazım.
İŞÇİLER HAKLARINI KULLANABİLİYOR
- TEKEL işçilerinin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Teknik detaylarını bilmiyorum ama protesto haklarının olması ve bu hakkı kullanabiliyor olmaları önemli.
- Çalışan kesimin sorunlarıyla ilgili ’sosyal politikalar’ bölümü neden bir türlü açılmıyor?
Bu tamamen Türkiye’yle alakalı. Yasayı değiştirmek için sendikalarla anlaşmak meselesi Türkiye’nin iç işidir. Aslında Türkiye’nin çok zorlanmaması lazım bu yasaların çıkarılmasında.
KIBRIS İÇİN MADRİD ZİRVESİ
- Müzakerelerin önündeki en büyük engel Kıbrıs sorunu. Bu konuda İspanya’nın bazı girişimleri olacak mı?
Evet. Dönem başkanlığımız sırasında Madrid’de Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’taki iki tarafın katılımıyla 4′lü toplantı yapılması için taraflara öneri ilettik. Yanıtlarını henüz almadık.
RUMLARIN OECD TALEBİ
- Eğitim bölümünün açılması için ne yapılabilir?
Bloke edilmeyen fasıllardan eğitim ve enerjinin açılması iin de çaba harcayacağız. Eğitim faslında Kıbrıs’ın (Güney Kıbrıs) OECD örgütüyle ilgili Türkiye’den bazı talepleri var. Eğer anlaşma sağlanırsa Türkiye ile Avrupa arasında eğitim ve kültür işbirliği artacak.
Gözleri Olmayan Bebek Brielle
Yazan: Kadir 30 Ocak 2010 Cumartesi
Kategori: Dünyadan Haberler
ABD’nin Florida eyaletinde gözleri olmayan bir bebek dünyaya geldi. Uzmanlar, çok nadir görülen rahatsızlığın ultrasonda tespit edilemediğine dikkat çekerken, kadınların hamilelik döneminde genetik tarama yaptırmaları gerektiği uyarısını yaptı.

Geçen yılın Ekim ayı başlarında Taylor Garrison adlı kadın bir kız bebeği dünyaya getirdi. Ancak doğum sonrası bebekte bir anormallik olduğunu tespit eden doktorlar, bebeği anneye göstermeden önce altı saatlik bir inceleme yaptı.
İncelemenin ardından bebeği kendisine gösterilen anne, kızının gözleri olmadığını fark etti. Tıp dünyasında anoftalmi (doğuştan gözlere sahip olmama) olarak bilinen rahatsızlık, ABD’de her 10 bin doğumda bir görülüyor.
Florida’nın Wellington ilçesinde yaşayan ve sadece 15 yaşında olan anne, hamileliği esnasında kızının rahatsızlığını fark etmemiş. Bunun nedeni ise, anoftalmi rahatsızlığını ultrasonda tespit etmenin neredeyse imkansız olması. Dünyaya gelen Brielle adlı bebek, göz dokusu hiç gelişmediği için ömür boyu tedavi edilemez bir körlükle yaşamak zorunda.
Göz ve Kulak Kliniği doktoru Aaron Fay, anoftalminin çok nadir rastlanılan bir hastalık olduğunu ve kliniklerinde bu rahatsızlıktan dolayı tedavi gören 10 çocuk olduğunu söyledi.
KALITIMSAL BİR RAHATSIZLIK DEĞİL
Fay, hastalığın kalıtımsal olmadığını ancak genetik bir mutasyon ya da hamileliğin ilk birkaç haftasında yaşanmış tanımlanamayan bir durumdan kaynaklanabileceğini söyledi. Genetik taramadan geçirilen Brielle adındaki bebekte bir kusur bulunamazken, uzmanlar genetik mutasyonun anoftalmiye bazen neden olabildiğini belirtti.
Amerikan Kadın Hastalıkları ve Jinekoloji Kongresi üyesi Dr. Mark Evans ise, bu tür bozuklukları saptayabilmek için, doğruluk oranı çok yüksek olan genetik tarama gerçekleştirdiklerini söyledi. Evans, genetik taramada bozuk olan kromozomların tespit edilerek, doğmamış bebeklerde neden olabilecekleri rahatsızlıkları saptadıklarını belirtti.
GENETİK TARAMA ŞART
Evans, anoftalmi rahatsızlığıyla doğan kişilerin bazılarının 13’üncü kromozomlarında bozukluk olduğunu ifade etti. Ayrıca en çok bozukluğa rastlanılan diğer kromozomların 18 ve 21 olduğunu belirtti.
Ultrasonun kadınları yanıltabileceğine değinen Evans, ultrasonun yeterli olmayabileceğini ve kadınların genetik tarama yaptırmaları konusunda uyardı.

