Açı ve Açısal Kavramlar Kpss Konu Anlatımı İzle
Yazan: Kadir 06 Ağustos 2010 Cuma
Kategori: BİLGİSAYAR DÜNYASI, Ders Notları
Açı ve Açısal Kavramlar Kpss Konu Anlatımı İzle
Geometride “Nokta”, “Doğru”, “Düzlem” gibi kavramlar tanımsız olarak kabul edilir.
1. Nokta: “.” biçiminde gösterilir. Boıutu ıoktur.
2. Doğru: İki uçtan sınırsız noktalar kümesidir.
3. Düzlem: Her ıönde sonsuza giden noktalar kümesidir.
E düzlemi dört ıönde de sonsuza kadar gider.
E düzlemi ıandaki gibi gösterilir.
4. Doğru Parçası : İki nokta ile bu iki nokta arasında kalan noktaların birleşimidir.
[AB] sembolüıle gösterilir.
[AB] ® AB doğru parçası
|AB| ® AB doğru parçasının uzunluğu
5. Işın : Bir başlangıç noktası olup sonsuza giden noktalar kümesidir.
[AB ® AB ışını
6. İarı Doğru: [AB ışınından A noktasının çıkarılması ile elde edilen kümeıe AB ıarıdoğrusu denir.
]AB sembolüıle gösterilir.
Doğrusal nokta kümelerinin gösterimi
[AB]: A ve B noktaları dahil.[AB[: A noktası dahil, B noktası dahil değil]AB[: A ve B noktaları dahil değil
AÇILAR
Başlangıç noktaları ortak iki ışının birleşimine açı denir.
şekilde [AC ve [AB ışınının oluşturduğu açı BAC açısıdır.
[ABÈ[AC = BAC açısıdır.BAC, CAB olarak veıa A ile
gösterilir.[AB ve [AC ışınları açının kenarları,
A noktası açının köşesidir.
Açı ıazılırken açının köşesi olan nokta ortada ıazılır.
1. Açının Ölçüsü
[AB ile [AC arasındaki açıklığın ifadesine açının ölçüsü
denir. BAC açısının ölçüsü a dır.m(BAC) = a veıa
m(A) = a olarak gösterilir.
ölçüleri eşit olan açılara eş açılar denir.
2. Açının Düzlemde Aıırdığı Bölgeler
Bir açı düzlemi üç bölgeıe aıırır.
a. Açının kendisi
[AB ve [AC ışınları.
b. İç bölge (taralı alan)
c. Dış bölge
3. Açı ölçü birimleri
Açı ölçüsü birimi olarak genelde derece kullanılır. Dereceden başka Grad ve Radıan birimleri de kullanılır. Açı ölçüsü birimleri arasında,
360° = 400 G(grad) = 2p (radıan) eşitliği vardır.
Bir ışının başlangıç noktası etrafında bir tur döndürülmesi ile elde edilen açı 360° dir.
Derecenin alt birimleri
1° = 60' (dakika)
1' = 60" (saniıe)
1° = 3600" dir.
90° = 89° 59' 60" ve
180° = 179° 59' 60" olur.
4. Ölçülerine göre açılar
a. Ölçüsü 0° ile 90° arasında olan açılara dar açı denir.
b. Ölçüsü 90° olanaçılara dik açı denir
c. Ölçüsü 90° ile 180° arasında olan açılara geniş açı denir.
d. Ölçüsü 180° olan açılara doğru açı denir.
e. Ölçüsü 360° olan açııa tam açı denir.
5. Komşu açılar
Köşeleri ve birer ışınları ortak olan, iç bölgesi ortak olmaıan açılara komşu açılar denir.
CAD ile DAB komşu açılardır.
6. Açıortaı
Açııı iki eşit parçaıa bölen ışına açıortaı denir.
[AD, CAB açısının açıortaııdır.
Açıortaı üzerinde alınan her noktanın açının kollarına olan dik uzaklıkları eşittir.
7. Tümler açı
Ölçüleri toplamı 90° olan iki açııa tümler açılar denir.
m(CAD)+m(DAB)=90°
a+b=90°
a açısının tümlerinin ölçüsü (90° – a) dır.
Komşu tümler iki açının açıortaı doğruları arasındaki açının ülçüsü 45° dir.
[OA] ^ [OB]
m(KOL) = 45°
8. Bütünler açı
Ölçüleri toplamı 180° olan iki açııa bütünler açılar denir.
m(DAB)+m(CAD)=180°
x+ı=180°
x açısının bütünlerinin ölçüsü (180° – x) dir.
Komşu bütünler iki açının açıortaı doğruları arasındaki açının ölçüsü 90° dir.
m(KOL) = 90°
9. Ters Açılar
Kesişen iki doğrunun oluşturduğu açılardan komşu olmaıanlara ters açılar denir.
Ters açıların ölçüleri eşittir.
m(x)=m(z) ve
m(t)=m(ı) dir.
10. Paralel iki doğrunun bir kesenle ıaptığı açılar
a. İöndeş açılar
d1 // d2 ise
İöndeş açıların ölçüleri eşittir.
m(a) = m(x) ; m(b) = m(ı)
m© = m(z) ; m(d) = m(t)
b. İçters açılar
d1 // d2 ise
a ile z ve b ile t içters açılarıdır.
İçters açıların ölçüleri eşittir.m(a) = m(z); m(b) = m(t)
Dışters açılar
d1 // d2 ise
Dışters açıların ölçüleri eşittir.
m©=m(x)=m(d)=m(ı)
d. Karşı durumlu açılar
d1 // d2 ise
Karşı durumlu açıların toplamı 180° dır.m(a) + m(t) = 180°; m(b) + m(z) = 180°
Karşı durumlu açıların açıortaıları arasındaki açının ölçüsü 90° dir.
Paralel doğrular arasında birden fazla kesenin olduğu durumlarda kesişim noktalarından ıeni paraleller çizilir.
e. Birden fazla kesenli durumlar
d1 // d2 ise B noktasından d1 ve d2 doğrularına paralel çizersek m(ABC) = a + b olur.
B noktasından paralel çizersek m(ABD) + x = 180°
m(DBC) + z = 180° buradan
x + ı + z = 360° dir.
f. Paralel doğrular arasındaki ardışık zıt ıönlü açılar
d1 // d2 ise a + b + c = x + ı olur.
Bu tür soruları kırılma noktalarından paraleller
çizerek de çözebiliriz.
g. Kolları paralel ve kolları dik açılar
Açıları oluşturan ışınlar aını ıönde ve paralel ise bu iki açının ölçüsü eşittir.Açıları oluşturan ışınlar zıt ıönlü ve paralel ise bu iki açının ölçüsü eşittir.Açıları oluşturan ışınlardan biri aını diğeri zıt ıönlü ve paralel ise bu iki açının ölçüleri toplamı;
a + b = 180° olur.
Kenarları birbirine dik karşılıklı iki açının ölçüleri toplamı a + b = 180° olur.
Kenarları şekildeki gibi birbirine dik açıların ölçüleri eşittir.
Tiyatroyu ilk Kim Bulmuştur ve Oynamıştır ?
Yazan: Kadir 02 Ağustos 2010 Pazartesi
Kategori: Ders Notları
“Tiyatro”nun kökeninde dinsel törenler ve ritüeller var. Taş devrine dek uzanan geçmişte insanlar, doğa olaylarını kendi bedenleri yoluyla simgesel olarak canlandırmaya çalışmışlardı. Bugün bizim bildiğimiz anlamdaki tiyatroysa antik Yunan’da yaklaşık MÖ 6. yüzyılda oynanan dindışı içerikli oyunlarla başlar. Tiyatro sözcüğü de Yunanca’da seyirlik yeri anlamına gelen “theatron”dan türetilmiştir.
Çekim ve Yapım Ekleri – İsim Çekim Ekleri Fiil Çekim Ekleri
Yazan: Kadir 02 Ağustos 2010 Pazartesi
Kategori: Ders Notları
A) İSİM ÇEKİM EKLERİ:
1) Çokluk Eki: İsimlerin sayı bakımından çokluğunu bildirirler.
Örnek: elmalar,çocuklar ,öğrenciler.
2) Hal Ekleri:- i,-e,-den,-de ekleridir.
Örnekler: Kitabı ver (belirtme hali)
Yola bak (Yönelme hali)
Evden geliyorum (Çıkma hali)
Sende kaldı (Bulunma hali)
Sıradan insanlarla işim olmaz.(Sıfat yapmıştır ve bu yüzden yapım eki olmuştur)
Bunlar gözde çocuklardır.(Sıfat yapmıştır ve bu yüzden yapım eki olmuştur)
Sudan sebeplerle yanıma gelme (Sıfat yapmıştır ve bu yüzden yapım eki olmuştur)
3) İyelik ekleri: Eklendiği isimlerin kime ait olduğunu ifade eder.
Örnek: Kitabım,kitabın, kitabı, kitabımız, kitabınız, kitapları iyelik eklerini, ismin başına benim, onun, bizim, sizin, onların zamirlerini getirerek bulabiliriz.
4) İlgi ekleri (Tamlama Ekleri): “ın, in, un, ün” biçimindedir.Belirtili isim tamlaması kurar.
Örnek: kapı-n-ın kol-u , müdür-ün oda-sı
5) Eşitlik Eki: “-ca,-ce” biçimindedir.
Örnek: Sence bu doğru mu?
Çocukça davranma
6) Ek eylem Ekleri: İsim soylu sözcükler yüklem yapma göreviyle kullanılan eklerdir.
Örnek: iyi-y-im, iyi-sin, iyi-dir, iyi-y-iz, iyi-siniz, iyi-dirler
B) FİİL ÇEKİM EKLERİ
1) Zaman ekleri (Bildirme Kipleri): Fiillerde hareketin yapıldığı zamanı bildirir.
Örnek: gel-miş (Duyulan geçmiş zaman)
oku-du (görülen geçmiş zaman)
gid-i-yor (şimdiki zaman)
yat-acak (Gelecek geçmiş zaman)
Şimdi gelir (Geniş geçmiş zaman)
2) Dilek kipleri: Fiillerde dilek, şart, istek, gereklilik… gibi anlamları karşılayabilmek için getirilen kip ekleridir.
Örnek: Gider-se-m gelmem (Dilek-şart kipi)
Biraz daha oturayım (istek kipi)
Ders çalışalım (istek eki)
Artık git-meli-y-im (Gereklilik kipi)
Bunları da oku-sun (Emir eki)
Dışarı çıkın (Emir eki)
3) Şahıs Ekleri: Fiildeki eylemi gerçekleştiren şahsı belirtmek için getirilen eklerdir. Fiillerde kip eklerinden sonra gelirler.
Örnek: Geliyor-um, çalışmalı-sın, yaptı- okusak-k , üzülür-üz koşacak-sınız yürüdü-ler
YAPIM EKLERİ:
İsim ya da fiil kök veya gövdelerine gelerek onlardan başka isim ya da fiil türeten eklerdir. Yapım ekleri eklendiği sözcüğün anlamını da türünü de değiştirir. Her zaman çekim eklerinden önce gelir. Yapım eki almış bir sözcüğe türemiş sözcük ya da gövde denir.Eğer sözcük yapım eki almışsa basit yapılıdır sözcük çekim eki olsa da basittir
1) İsimden İsim Yapım Ekleri: İsim kök veya gövdelerine eklenerek, yeni bir isim gövdesi oluşturan eklerdir.
Lık: kömür-lük, göz-lük , kulak-lık …
lı: Şehir-li , para-lı , ağaç-lı , baş-lı …
sız: su-suz, para-sız, ev-siz,
cü: göz-cü, sanat-çı, yol-cu, simit-çi,
ce: Türk-çe İngiliz-ce
daş:Çağ-daş, arka-daş, yol-daş
üncü: üç-üncü beş-inci
msı: acı-msı ekşi-msi
cil: et-cil ben-cil insan-cıl
şın: sarı-şın
sal: kum-sal kadın-sal
ıt: yaş-ıt
cağız: kız-cağız çocuk-cağız
cık: az-ı-cık küçük-cük
tı: horul-tı cıvıl-tı
2) İsimden Fiil Yapan Ekler: İsim köklerine veya gövdelerine gelerek onlardan fiil türetir.
la: su-la, taş-la, uğur-la
al: çok-al, az-al, dar-al
l: doğru-l, sivri-l
a: kan-a, yaş-a, tür-e, boş-a
ar: yaş-ar, mor-ar, sarı-ar
da: fısıl-da, horul-da, gürül-de
at: yön-et, göz-et
ık: geç-ik, bir-ik
ımsa: az-ımsa, benim-se,küçü(k)-mse
kır: fış-kır, hay-kır
lan: ev-len, rahat-la
laş: şaka-laş, der-leş, çocuk-laş
sa: su-sa, garip-se önem-se
3) Fiilden İsim Yapan Ekler: Fiil kök veya gövdelerine gelerek isim yapan eklere denir.
ca: düşün-ce, eğlen-ce
ocak-ecek: giyecek, yok-ocak, aç-ocak
ak: yat-ak, kaç-ak, dur-ak,
ga: böl-ge, bil-ge, süpür-ge,
gan: çalış-kan, unut-kan, kay-gan
gı: sev-gi, çal-gı, as-kı
gıç: bil-giç, dal-gıç, başlan-gıç
gın: yor-gun, bil-gin, bez-gin, bit-gin
ı,-i: yaz-ı, öl-ü, yap-ı, çat-ı, kok-u, doğ-u
ıcı-ici: yap-ıcı, gör-ücü, al-ıcı, sat-ıcı,
ık-ik: kes-ik, aç-ık, göç-ük,
ım-im: say-ım, seç-im, öl-üm, ölç-üm
ın-in: yığ-ın, ak-ın, tüt-ün, ek-in,
nç: gül-ünç, sev-inç
ıntı: es-inti, çık-ıntı, dök-üntü,
ır-er: gel-ir, gid-er, ok-ur,
ış: otur-uş, yürü-y-üş,
ıt: geç-it, yak-ıt, ölç-üt,
ma: gülmeyi severim , konuşmayı bil.
mak: gelmek, gitmek
tı: belir-ti, kızar-tı,
Fiilden Fiil Yapan Ekler: Fiil soylu kelimelerden yeniden fiil yapan eklere denir.
dır: gül-dür, yap-tır, koş-tur,
ala: kov-ala, silk-ele,
er: gider, çık-ar,
imsa: gül-ümse, an-ımsa,
ın: gez-in, gör-ün, sev-in, taşı-n,
r: kaç-ır, bat-ır, iç-ir,
ş: gör-üş, uç-uş, gül-üş,
t: uza-t, sap-ıt, korku-t, üşü-t,
ı: sev-il, kır-ıl, sat-ıl
EKLERLE İLGİLİ GENEL UYARILAR
1) “-i” 1.tekil kişi ekiyle, bu eke benzeyen diğer ekler karıştırılmamalıdır.
Örnek: Evi yandı. (3.t.k.iyelik eki)
Evi yaktı. (İsmin –i hali)
Bu yapı Osmanlılardan kalmadır. (Fiilden isim y.eki)
2) Çekim ekleri eklendiği sözcüğün anlamını değiştirmez.Fakat isim çekim eklerinden olan -de ve –den hal ekleri eğer sıfat olarak kullanılırsa yani sıfat yapımında görev alırsa o zaman ismin anlamını değiştirir ve yapım eki olur.
Örnek: Okuldan geliyorum. (Çıkma durum eki)
Senin gibi bir candan arkadaşım yok. (Sıfat yaptığı için yapım ekidir.)S İ
Yalandan bir kavga çıkardılar. (Sıfat yaptığı için yapım ekidir) İ
Sıradan insanlarla işim olmaz.
Sende bir şeylerim kaldı.(Bulunma durum eki)
Bunlar,gözde öğrencilerdir.(Sıfat yaptığı için yapım ekidir)
3) 1.Tekil kişi eki olan -m ile bu eke şekilce benzeyen diğer ekler birbiri ile karıştırılmamalıdır.
Örnek: Seçimi kim kazandı? (F.i.yapım eki)
Bir dilim ekmek verir misin? (F.i.y.eki)
Bu işten dilim çok yandı. (1.t.k.i.eki)
Sana saçımı süpürge ettim.
Ama ben daha çok küçüğüm. (Ek-fiil)
O benim kalemim. (Tamlayan durum eki)
Beni bırakıp gitme küçüğüm. (1.k.i.eki)
4) 2. kişi iyelik eki olan -n ile buna şekilce benzeyen diğer ekler karıştırılmamalıdır.
Örnek: Aklın neredeydi? (2.t.kişi iyelik eki)
Bu yıl ekin ekmeyeceğiz. (F.i.y.e.)
Buraya gelin. (2.ç.kişi emir eki)
Yurdun soruları bitmiyor. (İlgi eki)
Turistler,bu yıl Türkiye’ye akın edecek. (F.i.y.e.)
5) İsim-fiil eki olan -ma,-me ile f.f. yapan olumsuzluk eki karıştırılmamalıdır.
Örnek: Yürümeyi severim.(İsim-fiil)
Onunla biraz konuşmayı dene.(İsim-fiil)
Artık benimle konuşma.(F.f.yapan olumsuzluk eki)
Peşimden gelme.(F.f. yapan olumsuzluk eki)
6) “L” fiilden fiil yapım ekiyle “L” isimden fiil yapım eki birbirine karıştırılmamalıdır.
Örnek: Artık günler kısaldı.(İ.f.y.e.)
Bardak kırıldı.(F.f.y.e.)
7) “Ş”filden fiil yapım ekiyle (işteşlik eki), “ş” fiilden isim yapım eki (isim-fiil) birbiriyle karıştırılmamalıdır.
Örnek: Hep birlikte gülüştüler.(F.f.y.e.) (işteşlik eki)
Bakışların beni heyecanlandırıyor.(F.i.y.e.) (isim-fiil)
Bu gülüşü,bu bakışı hiç unutmam.(F.i.y.e.) (isim-fiil)
Bir süre öylece bakıştık.(F.f.y.e.) (işteşlik eki)
Not: “-ş” karşılıklı ya da birlikte yapılma anlamı veriyorsa f.f. yani “işteşlik eki” dir.
İsimden isim yapım eki olan “-cı” ile fiilden isim yapım eki ici birbiriyle karıştırılmamalıdır.
Örnek: Yolcu var mı?(i.i.y.e.)
Kalıcı bir işin yok mu?(f.i.y.e.)
9) Fiilden isim yapım eki olan “-sal” ile isimden isim yapım eki olan “-sal” birbiriyle karıştırılmamalıdır.
Örnek: Kumsal (i.i.y.e.) Gör-sel (f.i.y.e.)
Evren-sel (i.i.y.e.) işit-sel (f.i.y.e.)
10) İsimden fiil yapan “-imse” ile F.F.yapan “-imse” karıştırılmamalıdır.
Örnek: Ben-imse (i.f) Gül-ümse (f.f)
Öz-ümse (i.f) An-ımsa (f.f)
11) Türkçede önce yapım eki sonra çekim eki gelir.
Örnek: Kork-u-yor-um taşlıklar
Bunun istisnaları da olabilir.
Annemsiz gitmem.
12) Bir sözcük birden çok yapım eki alabilir.
Örnek: Gözcülük, korkulu, dalgalı, ışıksız, örtülü…
Thomas Alva Edison’un Hayatı Biyografisi Buluşları İcatları
Yazan: Kadir 02 Ağustos 2010 Pazartesi
Kategori: Ders Notları
Çoğu elektrikle ilgili yüzlerce araç icat büyük mucit Thomas Alva Edison (1847-1931), Amerika Birleşik Devletleri’nin Ohio eyaletinde doğdu. Küçük yaşta, hayatını çalışarak kazanmak zorunda kaldı. On iki yaşında gazete satıcılığına başladı. On beş yaşında iken çalıştığı trenin yük vagonunda hazırladığı ufak bir baskı makinesiyle gazete basmağa girişti. Vagonda kazayla yangın çıkması üzerine işinden oldu.
Edison bir rastlantı sonunda telgrafçı oldu. Tren yolunda oynayan bir çocuğun hayatını kurtardı. Çocuğun babası telgrafçıydı. Edison’a telgrafçılık öğretti. Beş yıl telgrafçılık yapan Edison bu süre içinde telgraf üstünde çalışarak bu alanda birçok yenilik yaptı. Edison’un ilk buluşu kongrede oyları saymağa yarayan ve elektrikle çalışan bir oy sayma makinesiydi (1868), ama makine hiç rağbet görmedi, çünkü kimse buna ihtiyaç duymadı. Bu da ona ders oldu.
Edison’un en önemli buluşlarından biri fonograftır. Bu buluşun beratını 1877′de aldı. Elektrik ampulünü icat eden de Edison’dur. Bunun için 40 000 deney yaptığı söylenir. Telefonu herkesin kullanılabileceği duruma getiren odur. Edison ölünceye kadar sürdürdüğü araştırmaları sonucunda büyüklü küçüklü 1 033 buluşun beratını almış, dünyanın en verimli mucidi olarak haklı bir ün kazanmıştır.Amerika’lı Thomas Alva Edison’un mesleği mücitlikti denilebilir. Seçim sonuçlarını veren elektrik sayaçtan gramofona kadar, binden fazla icat yapmıştır.
Thomas Alva Edison’un bütün icatları ve geniş bilgi:
Thomas Alva Edison (d.11 Şubat 1847 – ö. 18 Ekim 1931) 20. yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen Amerikalı mucit ve iş adamıdır. Bazı icatları tamamen orijinal olmakla birlikte, eski icatların geliştirilmesi veya yönetimi altında çalışan yüzlerce çalışana aittir. Yine de Edison elinde bulundurduğu kendi adını taşıyan Amerikan patentiyle tarihteki en önemli ve en verimli mucitlerden biri olarak nitelendirilir. Patentlerinin çoğu Amerika’nın haricinde Almanya, Fransa ve İngiltere onaylarına da sahiptir.
1868′de kendine atölye kurdu ve geliştirdiği elektrikli bir oy kayıt makinesinin patentini aldı. Aygıt oldukça ilgi topladı ama kimse tarafından satın alınmadı. Tüm parasını yitiren Edison, New York’a yerleşti.Şansı, altın borsasının düzenlenmesinde kullanılan telgrafın bozulması üzerine döndü. Borsa yetkililerinin isteği üzerine aygıtı tamir eden Edison, Western Union Telegraph Company’den geliştirilmekte olan telgraflı kayıt aygıtları üzerinde yetkinleştirme çalışması yapma önerisi aldı.
1876′da Graham Bell’in geliştirdiği konuşan telgraf üzerinde çalışmaya başladı. Aygıta karbondan bir iletici ekleyerek telefonu yetkinleştirdi. Ses dalgalarının dinamiği üzerine yaptığı bu çalışmalardan yararlanarak 1877′de sesi kaydedip yineleyebilen gramafonu geliştirdi.
Tarihte ilk ses kaydı 1877′de Thomas Edison’un (1847-1931) geliştirdiği ve “konuşan makine” adını verdiği aygıtla gerçekleşti. “Fonograf” ya da daha yaygın olarak “gramofon” diye adlandırılan bu aygıt ses titreşimlerini, döner bir silindire sarılmış bir kalay folyoya izler halinde kaydediyordu. Edison makinesini denemek için önce ahizeye “Merhaba” diye seslenmiş, folyoyu bir diyaframa bağlı bir iğnenin altından geçirdiğinde, aynı sözcüğün yinelendiğini işitmişti. Bu mekanik-akustik kayıt yöntemi1920′de elektrikli sistemlerin ortaya çıkmasına kadar sürdü. Bant kayıt sistemlerini geliştirmek içinse, magnetik ilkeleri kullanıldı. Bu sistemler, 1935′te magnetik plastik şeridin devreye girmesiyle, ardından da 1960′larda mikroelektroniğin kullanılmasıyla, büyük bir ticari başarı kazandı.
1878′de William Wallace’ın yaptığı 500 mum güçündeki ark lambasından etkilenen Edison, bundan daha güvenli olan ve daha ucuz bir yöntemle çalışan yeni bir elektrik lambasını geliştirme çalışmasına girişti. Bu amaçla açtığı bir kampanyanın yardımıyla önde gelen işadamlarının parasal desteğini sağladı ve Edison Electric Light Company’yi kurdu.
Oksijenle yanan elektrik arkı yerine havası boşaltılmış bir ortamda ışık yayan ve düşük akımla çalışan bir ampul yapmayı tasarlıyordu. Bu amaçla 13 ay boyunca flaman olarak kullanabileceği bir metal tel yapmaya uğraştı.
Sonunda 21 ekim 1879′da özel yüksek voltajlı elektrik üreteçlerinden elde ettiği akımla çalışan karbon flamanlı elektrik ampulünü halka tanıttı. Şimdi evlerimiz bu ampullerle aydınlanıyor
1879’da Edison bir elektrik ampulü icat etti.Kömürleştirilmiş iplikten Flamanlarla deneyler yaptıktan sonra karbonlaştırılmış kağıt flamanda karar kıldı.
1880’de evde güvenle kullanılabilecek ampuller üreterek tanesini 2,5 dolara satmaya başladı. Ancak 1878 yılında bir İngiliz bilim adamı olan Joseph Wilson Swan da bir elektrik ampulü icat etmiştir. Ampul camdı ve içinde kömürleştirilmiş bir flaman bulunuyordu. Swan, ampulün içindeki havayı boşlattı çünkü havasız ortamda flaman yanıp tükenmiyordu. Bu iki bilim adamı güçlerini birleştirmeye karar vererek Edison ve Swan Elektrikli Aydınlatma Şirketi’ni kurdular.
1883′de hayatının en büyük icadı olan Edison etkisi denen olayı gerçekleştirdi; yani ısıtılmış bir filamanın moleküler boşlukta elektron yayılmasını buldu. 1883′te bulduğu bu olay sıcak katotlu tüplerin temelini oluşturdu. Daha sonra Akkor lambanın üretimini geliştirmeyi başardı, bu da ampulün halk arasında yaygınlaşmasını sağladı.
Edison’un en önemli keşfi Menlo Park, New Jersey’deki ilk endüstriyel araştırma laboratuarıydı. Sürekli olarak teknolojik keşifler ve geliştirmeler-iyileştirmeler yapmak gibi özel bir amaç için kurulmuş ilk kurumdu. Edison birçok icadını resmi olarak bu labaratuarda üretmiş, birçok çalışanı onun direktifleri doğrultusunda bu icatların araştırma ve geliştirmesinde görev almıştır.
Elektrik mühendisi William Joseph Hammer, 1879 Aralık’ında Edison’un laboratuvar asistanı olarak görevine başlamıştır. Telefon, fonograf, elektrikli tren, demir madeni ayıracı, elektrikli aydınlatma ve diğer birçok icatta büyük katkılarda bulunmuştur. Hammer’ı özel kılansa elektrik ampulünün icadındaki ve bu aletin geliştirme ve testleri sırasındaki çalışmalarıdır. Hummer 1880′de Edison’un lamba çalışmalarının şef mühendisi olmuş, bu mevkiideki ilk yılında Francis Robbins Upton’ın genel müdürlüğünü yaptığı fabrika 50.000 ampul üretmiştir. Edison’a göre Hammer elektrik ampulünün bir öncüsüdür. 1000′e yakın patenti bulunmaktadır.
Eklemler Kaslar – Eklem Çeşitleri, Kasların Görevleri
Yazan: sagocu_kiz 26 Nisan 2010 Pazartesi
Kategori: Ders Notları
Eklemler Kaslar – Eklem Çeşitleri, Kasların Görevleri
Eklemler ve kaslar insan iskeleti üzerinde önemli yer tutar arkadaşlarım şimdi daha ayrıntılı bilgilere geçiyoruz.

EKLEMLER
Hareketimizi kolaylaştıran, kemiklerin bağlantı noktalarıdır.
Kemikleri birbirlerine bağlayan yapılara EKLEM adı verilir.
Bacağımızı her büktüğümüzde ya da yumruğumuzu her sıktığımızda eklemlerimiz çalışır.
Eklemlerimiz kemiklerin birleştiği yerlerde bulunur. Onlar olmadan vücudumuz hareket edemez, dimdik dururdu.
EKLEM ÇEŞİTLERİ
1.Oynamaz(Hareketsiz) Eklemler
Bu eklemler, kemiklerin, kafatasında olduğu gibi sabit ve sıkı bir şekilde tutturulduğu yerlerde bulunur.
2.Yarı Oynar (Yarı Hareketli) Eklemler
Çok az hareket edebilen eklemler, belkemiğinde olduğu gibi, kemiklerin kısıtlı hareketini sağlar.
3.Oynar (Hareketli) Eklemler
Hareketli eklemler, oldukça esnektirler ve vücutta büyük oranda bulunurlar.
Eklemler özellikleri
Eklemler ve özellikleri
Eklem neye denir?
- Kemiklerin birbirine bağlandığı yere eklem denir.
Eklemlerin görevleri nelerdir?
- Kemiklerin hiç biri eğilip bükülemez, tek başına hareket edemez.
- Onları hareketli hôle getiren eklemlerdir.
- Eklemler tıpkı kapı ve pencerenin menteşelerine benzer.
- Nasıl ki menteşeler olmasa kapı pencere açılıp kapanmaz.
- İskeletimiz de öyledir. Eklemler olmasa iskeletimiz de sabit, olduğu yerde kapı gibi çakılır kalır.
Eklemler özelliklerine göre 3′e ayrılır.
a) Oynamaz eklemler
b) Yarı oynor eklemler
c) Oynar eklemler
Oynamaz eklemlerin özellikleri nelerdir?
- Oynamaz eklemler adı üstünde hiç oynamaz, hareket etmezler.
- Çünkü bu kemikler cok sıkı bir sekilde birbirine bağlanmış, testere dişi gibi birbirine girmiş, özellikle kafatasında bulunan sağlam kemiklerdır.
Yarı oynar eklemlerin özellikleri nelerdir?
- Yarı oynar eklemler adı üstünde tam oynamaz, yarı oynar durumdadır.
- Bel, sırt ve boyun bölgesinde bulunurlar.
Oynar eklemlerin özellikleri nelerdir?
- Oynar eklemler adı üstünde oynar: yani çok yönlü hareket ederler.
- Kol ve bacaklarımızda bulunan eklemler bu tür eklemlerdir.
- Birbiriyle birleşen kemiklerden birinin ucu tümsek, diğerinin ucu ise ona uyacak şekilde çukurdur.
- Eklemleri oluşturan kemiklerin ucu kırılmasın diye kaygan ve yumuşak maddeyle örtülüdür.
- İki eklem arasında kaygan sıvı vardır.
- Karşılıklı iki kemik eklem bağlarıyla birbirine bağlıdır.
Eklemlerin sağlıklığını nasıl korumalıyız?
- Eklemler vücudun en çok sorun çıkaran bölgelerinden biridir.
- Sürekli baskı altında oldukları için el ya da ayak bilekleri kolayca burkulabilir.
- Bu burkulmalar sonucunda hemen doktora gidilmelidir.
- Aksi durumda bu bölgeler şişer, vücudumuzu kullanamayız.
Güneş Enerjisinin Kullanıldığı Alanlar-Kullanım Alanları ( Resimli Konu Anlatımı)
Yazan: sagocu_kiz 26 Nisan 2010 Pazartesi
Kategori: Ders Notları
Güneş Enerjisinin Kullanıldığı Alanlar-Kullanım Alanları ( Resimli Konu Anlatımı)
| Trafik İşaret Lambalarında Trafik işaret lambalarının enerji ihtiyaçlarını karşılamak için güneş enerjisinden yararlanılmaktadır. Trafikteki tüm lambalar güneş enerjisiyle çalışmaz. Güneş enerjili trafik lambaları genellikle şebekeden uzak alanlarda kullanılır. Lambanın üzerinde bulunan güneş pili hem lambaya ışık verir hem de fazla enerjiyi gece kullanılmak üzere bataryaya depo eder. |
| Evlerin Elektrik İhtiyacının Karşılamasında Evlerin çatısına yerleştirilen güneş panelleri (güneş pilleri) büyüklükleri oranında elektrik üretirler. Üretilen elektrik çevreye hiç zarar vermez ve paneller neredeyse hiç bakıma gerek duymadan yıllarca çalışır. |
| Cep Telefonlarının Şarj Edilmesinde Cep telefonu gibi taşınabilir cihazları şarj etmek için küçük güneş pilleri kullanılmaktadır. |
| Bahçe Aydınlatmasında Üst bölgesinde güneş pili barındırın lambalar gece boyunca ışık yayarak masrafsız aydınlanma sağlayarak |
| Sıcak Su Üretilmesinde Çatılara yerleştirilen kollektörler sayesinde güneşin ısıtma etkisinden yararlanarak su ısıtılmaktadır. Isıtılan su evin sıcak su ihtiyacının tamamını karşılayabilir. |
| Sokak Aydınlatmasında Taşıt yollarını veya sokakları aydınlatmak ciddi maliyetler oluşturur. Henüz yaygınlık kazanmasa da sokak aydıtlada güneş pillerinden yararlanılmaktadır. |
| Güneş Arabalarında Güneş enerjisiyle çalışan otomobiller prototip aşamasını geçebilmiş değil. Bununla birlikte teknolojideki gelişmeler ilerde güneş enerjisiyle çalışan otomobillerde seyehati mümkün kılacak. |
| Uçaklarda Güneş enerjisinin uçaklarda kullanımı da henüz deneysek aşamada. Günümüzde havada uzun süre kalması gereken bazı casus uçak modellerinde ve yanda resmini gördüğünüz NASA’nın deneme uçağında güneş pilleriyle yakıtsız uçuş gerçekleşmektedir. |
| Hesap Makinelerinde Hesap makineleri minik güneş hücreleri taşırlar. böyle bir hesap makinesi pil değiştirme derdi olmadan yıllarca çalışabilmektedir. |
| Saatlerde Tıpkı hesap makinelerinde olduğu gibi bazı sayısal saatler de güneş enerjisiyle çalışırlar. |
| Yapay Uydularda Yıllarca uzayda duran uyduların elektronik aletleri gerekli enerjiyi güneş panellerinden alır. Her uyduda elektrik üreten güneş paneli bulunur. |
| Güneş Kulelerinde Birçok aynanın aynı noktaya odaklanmasıyla sıcak su üretilir. Bu su daha sonra elektrik üretmekte kullanılır. |
| Yemek Pişirilmesinde Güneş ocağı denilen yoğunlaştırıcı sistemler sayesinde güneş ığınların kabın üzerinde toplanarak yemek pişirilir. |
| Soğutma Sistemlerinde Güneş enerjisiyel üretilen sıcak su bazı ek düzeneklerle soğuk su üretilmesinde de kullanılır. |
| Giysi veya Çantalarda Mp3 çalar gibi mobil cihazları sürekli çalışır kılmak için çanta, giysi gibi eşyalara küçük güneş pilleri takılmaktadır. |
Enerji kaynaklarının kullanım alanları nelerdir?
Yazan: Kadir 13 Nisan 2010 Salı
Kategori: Ders Notları
Enerji kaynaklarının kullanım alanları:
Enerji kaynakları, Fosil Yakıtları (doğal gaz, kömür, petrol…), Nükleer enerji ve Yenilenebilir enerji kaynakları olmak üzere 3’e ayrılır. Kullandığımız enerjinin çoğunun kaynağı fosil yakıtlardır. Fosil yakıtların kaynakları sınırlıdır ve çevreyi kirletir.
CO2 gibi sera gazları iklim değişimlerine sebep olmaktadır. Nükleer enerji kaynakları ise pahalı olmasının yanı sıra meydana getirdiği radyoaktif atıklarla toplumu, çevreyi olumsuz etkiler. Bu durumda yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanılmalıdır.
Yenilenebilir enerji kaynakları;
Güneş enerjisi,
Rüzgar enerjisi,
Jeotermal enerji,
Hidroelektrik enerjisi,
Biyoenerji,
Hidrojen enerjisi,
Dalga enerjisi ve okyanus termal enerjisi olarak sınıflandırılır.
1. Güneş Enerjisi
Dünya üzerine her bir dakika düşen güneş enerjisi tüm dünyanın yıllık enerji tüketiminden fazladır. Ancak bu enerjinin kullanılabilirliği çok azdır. Güneş enerjisinin kullanım alanları çok geniştir. Güneş enerjisinin mevcut kullanım alanları ise:
- Yapılarda aktif ısınmada ve elektrik enerjisi elde edilirken
- Kullanım suyu ısıtma, yüzme havuzu suyu ısıtma, kaynatma ve pişirme
- Acı ve tuzlu suların distilasyonları
- Sıcak hava motorları ile diğer termodinamik ısıl çevrimlerin üretilmesi
- Seraların ısıtılması, bitkisel ürünlerin kurutulması
- Gündüz ve gece aydınlatılmasında
- Fotokimyasal ve fotosentetik çevrimler gerçekleştirmesi
- Elektroliz yöntemi ile güneş enerjisinden hidrojen gazı elde edilmesi
- Konutlarda uygun izolasyon malzemeleri kullanımı enerji tasarrufunu sağlar.
- Sıcak su elde edilmesinde güneş kolektörleri kullanılır.
2. Rüzgar Enerjisi
Rüzgar enerjisinin tarihi milattan önceye rüzgar değirmenlerinin kullanılmasına kadar uzanmaktadır. Rüzgar enerjisinden elektrik üretimi ise 100 yıl önce başlamıştır.1970’lerdeki petrol krizi rüzgar türbinlerinin gelişiminibaşlatmıştır. Arazi tarımı, otlatma ve sulama gibi amaçlarla da kullanılabilmekteydi. Modern rüzgar türbinleri 2-3kanatlı olup,kanat çapları 1m’den 30 m’ye kadar değişmektedir. Rüzgar türbinlerinden elde edilen enerji o bölgedeki rüzgar hızı ve kanat uzunlukları ile doğru orantılıdır.
Rüzgar enerjisi çevre dostu temiz bir enerji kaynağıdır.
Bazı ülkelerde rüzgar enerjisi şimdiden fosil ve nükleer enerji kaynaklarını geride bırakmıştır.. Avrupa’da en büyük kurulu güç (rüzgar enerjisi ) Almanya’dadır.
3. Jeotermal Enerji
Jeotermal enerji, yer kabuğunun derinliklerindeki sıcak kaya ve akışkanların ısısının zayıf katmanları geçerek yer yüzüne ulaşmasıdır. Jeotermal enerjiyi, eski romalılar doğal sıcak su olarak termal banyolarda ısıtma ve sağlıkta kullanmışlardır,
Jeotermal enerji;
- Konutların ısıtılmasında
- Üretimde proses ısı olarak
- Absorbsiyonlu soğutma sistemlerinde
- Tarımda, seracılıkta
- Kültür balıkçılığında
- Saunalarda
- Kaldırımlarda karların eritilmesinde kullanılmaktadır.
Jeotermal enerjinin sürekli güç üretebilmesi, hava değişimlerinden ve kullanılış şekillerinden etkilenmemesi (güvenilir bir kaynak olduğunun göstergesi), çevre dostu olması avantajlarıdır. Jeotermal enerji hava kirliliğini azaltır.
4. Hidroelektrik Enerjisi
Hidroelektrik enerji akarsu kaynaklarından elde edilen enerjidir. Yatırım maliyeti fazladır. Yapımı uzun sürebilir. Yağışlara bağımlıdır.
5. Biyoenerji (biyokütle enerjisi)
Biyokütle, güneş enerjisini fotosentez olarak depolayan bitkisel organizmalar olarak adlandırılır. Biyokütle enerjisi ise biyokütlenin yakılması ile elde edilen enerjidir. Kökeninde fotosentez ile kazanılan enerji yatar. Çevre dostu bir enerji kaynağıdır.
Modern biyokütle kaynakları:
- Enerji ormancılığı ürünleri ile orman ve ağaç endüstrisi atıkları
- Enerji tarımı ürünleri
- Tarım kesiminin bitkisel ve hayvansal atıkları
- Kentsel atıklar
- Tarımda endüstri atıkları şeklinde sıralanabilir.
Enerji ormancılığında karakavak, balzam kavakları, titrek kavaklar, söğüt, okaliptüs gibi ağaçlar kullanılmaktadır. Enerji tarımı ise tek yıllık ve çok yıllık bitkilerle yapılmaktadır. Bu gruba tatlı darı, şeker kamışı, mısır gibi bitkiler girer. Bu ürünlerden etanol, sentetik petrol, gaz yakıt ve katı yakıt elde edilmektedir.
6. Hidrojen Enerjisi
Hidrojen doğal bir yakıt olmayıp birincil enerji kaynaklarından yararlanılarak değişik ham maddelerden üretilebilen sentetik bir yakıttır. Hidrojen üretim yöntemlerinden en önemlisi suyun elektrolizidir. Halen uzay mekiğinde ve uzay araştırma roketlerinde yakıt olarak kullanılmaktadır.
Dünyanın giderek artan enerji gereksinimi çevreyi kirletmeden ve sürdürülebilir olarak sağlayabilecek en ileri ve tek enerji kaynağı güneş+hidrojen sistemidir.
7. Deniz Kökenli Yenilenebilir Enerji
Bunlar: deniz dalga enerjisi, deniz sıcaklık gradyent enerjisi, deniz akıntıları(boğazlarda) ve gel-git enerjisidir. Türkiye’de gel-git enerjisi olasılığı yoktur. Türkiye için söz edilebilecek olanlar deniz dalga enerjisi ve deniz akıntıları enerjisidir.
Nükleer Enerji çevreye ve topluma verdiği zarar yönünden tercih edilmemelidir Nükleer enerji ilk değil son seçenek olmalıdır.
Yerli enerji kaynaklarından bilhassa yenilenebilir olanlarından faydalanılmalı
Çok pahalı, riskli ve dışa bağımlı olan nükleer enerjiden vazgeçilmeli
En temiz ve en ucuz enerjinin, tasarruf edilen enerji olduğunu bilip enerji tasarrufuna ağırlık verilmeli
Enerji yönetmeliklerini uygulamaya geçirilmeli
Halkta enerji ve enerji tasarrufu bilincinin gelişmesi için televizyon programlarında enerji tasarrufu iler ilgili bilgilere yer verilmelidir.
Polis Koleji’nin taban puanı nedir? 2010 Polislik Puanları
Yazan: Kadir 13 Nisan 2010 Salı
Kategori: Ders Notları
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılacak olan 2010 Yükseköğretime Geçiş Sınavı puan türlerinin herhangi birinden (YGS-1,YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5 ve YGS-6) en az (300.000) puan alan adaylar diğer şartları da taşıması halinde 2010 yılında yapılacak olan Polis Meslek Yüksekokulları Öğrenci Adaylığı sınavlarına başvuru yapabilirler.
Atatürk’ün geometri alanında yaptığı çalışmalar nelerdir?
Yazan: Kadir 13 Nisan 2010 Salı
Kategori: Ders Notları
Atatürk ve Geometri
Türk Dil Kurumu başuzmanı olan ve kendisine Mustafa Kemal tarafından Dilaçar soyadı verilen Agop Dilaçar a göre; Geometri kitabını Atatürk, ölümünden bir buçuk yıl kadar önce, 1936 – 1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe sarayında kendi elleriyle yazmıştır. Askerlik ocağından gelen Atatürk aynı anda büyük bir eğitimci de olup yurdun kültür sorunlarıyla da fazlasıyla ilgilenmiştir.
Geometri kitabının kapağında önemle belirtildiği üzere, Atatürk ün bu yapıtı, geometri öğretenlerle, bu konuda kitap yazacaklara kılavuz olarak Kültür Bakanlığınca neşredilmiştir. Kapakta yazar adı yoktur, fakat yazının ruhu ve tutumu, onun Atatürk ün elinden çıkmış olduğunu apaçık gösterir.
Geometri, eski terimle Hendese, eğitim sistemimizde önemli bir yer tuttuğu halde, terimleri çok karışık ve çapraşıktı. Arapça ve Farsça okul programından kaldırılmış, fakat Arapça üzerine kurulmuş olan terimler kalmıştı. Örneğin, müselles-i mütesaviyül’ü hangi öğrenci anlayabilirdi ki. Atatürk, öğrencinin anlayış yolundaki tıkanıklığı açmak için bu terimi eşkenar üçgene çevirdi. İşte bu 44 sayfalık küçük kitapta boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesek, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, çekül, yatay, düşey, dikey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı, gerekçe gibi terimler hep bu amaçla Atatürk tarafından türetilip daha sonra da Türkçeye yerleşmişlerdir.
Atatürk eleştirileri daima mantıklı karşılamış ve ortaya koyduğu yeni sözcük ve terimlere bir deneme hakkı tanıdığını belirtmiştir. Amacı daima daha uyguna doğru ilerlemek olmuş, önerilen değişiklikleri akla uygun görünce hemen benimsemiştir. Atatürk ün ortaya koyduğu terimlerden birkaçı bugün kullanılıştan çıkmış, yerlerini daha uygunlarına bırakmışlardır. Tümey açı yerine tümler açı, bütey açı yerine bütünler açı bunlara örnektir. Mustafa Kemal ilke insanı olduğu için bunları hoş görmüş, hatta sevinmiştir de. Yeter ki ortaya koyduğu ilkeler sarsılmasın ve yine zaviyetan-ı mütekabiletan-ı dahiletan ( = içters açılar) gibi terimlere dönülmesin istemiştir.
Miryokefalon Savaşı’nın nedenleri, sonuçları ve önemi nedir?
Yazan: Kadir 13 Nisan 2010 Salı
Kategori: Ders Notları
Miryokefelon savaşı 17 Eylül 1176 tarihinde yapılmıştır.
Türklerin kazandığı bu zafer ile Anadolu’nun Türk hakimiyeti kesinleşmiştir.
Bizans İmparatoru Manuel I Komnenos Bizans sınırlarında özellikle Eskişehir yörelerinde yoğun bir şekilde çoğalan Türkmenlerin, Denizli, Kırkağaç, Bergama ve Edremit’e değin Bizans memleketlerine akınlarda bulunmaları üzerine bu akınları önlemek amacıyla düzenleyeceği bir sefer için de askeri hazırlıklara başlayan Manuel, papaya bir mektup yazarak, zamanın yeni bir haçlı seferi için elverişli olduğunu ve Anadoludan geçen yolun artık güven altına alınacağını bildirdi. Onun bu hazırlılarını haber alan II. Kılıç Arslan, bir elçi heyeti göndererek Daha önce yapılan barış antlaşmasının yenilenmesini önerdi, fakat imparator, Bizansa yöneltilen Türkmen akınlarının durdurulması, Bizansa sığınan Danişmendli emiri Zünnun ile şehzade Şahinşah’ın, daha önce yönetiminde bulunan memleketlerin Bizansa bırakılması şartıyla buna razı olacağını sultana bildirdi. Bu şartları kabule yanaşmayan sultan, atlı kuvvetler sevkedip Denizli yörelerine kadar olan Bizans topraklarını ağır bir şekilde tahrip etti. İmparator, Bizans kuvvetleri eşliğinde, önce şehzade Şahinşahı daha sonra da Zünnunu Anadoluya gönderme girişiminde bulundu ise de II. Kılıç Arslan’ın aldığı önlemler karşısında başarılı olamadı; Şahinşah ve Zünnun Bizans’a kaçmak zorunda bırakıldılar.
Bunun üzerine sultanın ikinci barış önerisini de reddeden Manuel, amcasının oğlu Andronikos Batatzesi bir orduyla Paphlagoniaya doğru yola çıkardı ve kendisi de içinde Frank, Peçenek, Macar ve Sırp kuvvetleri bulunduğu büyük bir orduyla, Anadolu Seçuklu Devleti’nin başkenti olan Konya’ya yöneldi. Bunun üzerine uçlarda bulunan kalabalık Türkmen kuvvetleri, Bizans ordusunu şiddetle mukavemet ederek yıprattılar. Kılıç Arslan, Bizans ordusunu, dar ve sarp Miryokefalon(Kumdanlı)vadisinde karşıladı meydan savaşında, Bizans ordusunu ağır bir şekilde mağlub etti
Ağır bir yenilgiye uğrayan Manuel, Selçuklulara karşı inşa ettirdiği Eskişehir ve Uluborlu’nun doğusundaki Sublaion müstahkem mevkilerine geri çekilmeyi kabul etmesinden başka, Selçuklu devletine savaş tazminatı olarak 100 bin altın ödemek zorunda kalmıştır. Bu zafer sonucunda, Bizansın Selçuklular karşısında savunmada kalması sağlanmış ve dolayısıyla üstünlük Türk Anadolu Selçuklu Devletine geçmiştir.












