Küçük Sırlar Dizisi Çetin (Burak Özçivit) Hayatı Biyografisi ve Resimleri

Yazan: Kadir 28 Ağustos 2010 Cumartesi  
Kategori: Genel

Küçük Sırlar Dizisi Burak Özçivit (Çetin)

Burak Özçivit Biyografisi
Kazım İşmen lisesi mezunu. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi fotoğrafçılık bölümünde okumaktadır.

2003 yılı Best Model of Turkey yarışmaşında gelecek vadeden seçildi. Ve bu yarışmadan sonra Uğurkan Erez Ajans ile çalışmaya başladı. Halen Uğurkan Erez’in ajansında cast olarak çalışmaktadır, (mankenliği bırakmıştır.)

Daha sonra 2005 Best Model Of The Turkey yarışmasına yeniden katıldı ve Best Model Of Turkey seçildi. Buna bağlı olarak da Best Model Of The World’a katıldı ve dünyanın en iyi ikinci mankeni seçildi. Faruk saraç, Abbate, Tween ve Network gibi markaların defileleri ve yurt dışı fuar defilelerinde görev aldı. İlk oyunculuk deneyimini eksi 18 dizisinde genç komiser Murat’ı canlandırarak yaşadı. Kasım 2007‘de sinemalarda gösterime giren ‘Musallat’ isimli sinema filminde görev aldı. Kanal D’de yayınlanan ve yönetmenliğini Kartal Tibet’in yaptığı ‘Zoraki Koca’ isimli dizide oynadı. 2008 yaz aylarında ise ‘Baba Ocağı’ adlı dizide Güven adlı karakteri canlandırdı. Kanal D ekrana gelen ‘Küçük Sırlar’ adlı dizide oynamaktadır.

Filmografisi

Eksi 18 (Murat) (2006)
Zoraki Koca (Ömer) (2007)
Musallat (Suat) (2007)
Avrupa Yakası (Konuk) (2007)
Baba Ocağı (Güven) (2008 – 2009)
İhanet (Emir) (2010)
Küçük Sırlar (Burak) (2010)

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Küçük Sırlar Dizisi Ayşegül (Merve Boluğur) Hayatı Biyografisi Resimleri

Yazan: Kadir 28 Ağustos 2010 Cumartesi  
Kategori: Genel

Küçük Sırlar Dizisi Merve Boluğur (Ayşegül)

 

Merve Boğulur Biyografisi- Hayatı
Merve Boluğur
Doğum adı Merve Boluğur
Doğum 16 Eylül 1987(22 Yaşında)
Müjdat Gezen Sanat Merkezi Tiyatro Bölümü’nde eğitim görüyor. Daha önce birkaç filmde rol aldı, reklam filmlerinde oynadı. 2006-2007 yıllarında yayınlanan televizyon dizisi Acemi Cadı’da başrol oynadı, dizide Ayşegül adlı bir cadıyı canlandırdı daha sonra da TRT´de yayınlanan Aşk Yeniden adlı dizide Eylül adında bir kızı canlandırdı.Star TV’de 2009 yılında başalayan Kül ve Ateş dizisinde Hayal İsfendiyar.Şimdi ise yeni başlayan Küçük Sırlar dizisinde Ayşegül karakterini canlandırmaktadır..
Merve boluğur ayrıca bale opera ile uğraşmaktadır.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Küçük Sırlar Birkan Sokullu (Demir) Kimdir Hayatı Biyografisi

Yazan: Kadir 28 Ağustos 2010 Cumartesi  
Kategori: Genel

Küçük Sırlar Dizisi Birkan Sokullu (Demir)

Küçük Sırlar dizisinin sevilen oyuncusu Demir gerçek ismi ile Birkan Sokullu

Doğum yeri:İstanbul
Boy:1.90
Göz Rengi:Yeşil
Yaş:23 yaşında
10 yıllık profesyonel basketbol geçmişi var.
Maltepe Üniversitesi Radyo TV Programcılığı Bölümü’nü bitirdi.
5 yıl önce Öner Evez ile tanıştıktan sonra profesyonel olarak modellik ve fotomodellik yapmaya başladı. Ayrıca 2003 yılında, ‘Best Model Of Turkey’de 3.lük derecesi var.Kariyerini oyunculuk üzerine kurmayı hedefliyordu ve Dolunay Soysert’ten oyunculuk üzerine dersler aldı. Elif dizisinde Mustafa karakterini canlandırdı. Şu an Küçük Sırlar dizisinde Demir rolunü oynamaktadır.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Bengü Erden Hayatı ve Kariyeri

Yazan: Kadir 27 Ağustos 2010 Cuma  
Kategori: Genel

Genel bilgiler
Doğum adı Bengü
Doğum 2 Nisan 1979 (1979-04-02) (31 yaşında)
İzmir, Türkiye
Tarz(lar) Pop
Meslek(ler) Şarkıcı
Etkin yılları 1998-günümüz
Plak şirketi Kiss (2000-2005)
DSM (2005-2007)
Erol Köse Exclusive (2007-2009)
Avrupa (2009-günümüz)
Web sitesi http://bengu.com.tr

 

Kariyeri

Müzikle tanışması ilkokul yıllarında İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile oldu. Yine İzmir’de sahnelenen “Oliver Twist” isimli müzikalde başrol oynadı. İzmir Devlet Konservatuvarı Genel Müdürü Müfit Bayraşa’dan şan dersleri aldı. 1998 yılında Müfit Bayşara’nın bir bestesiyle MÜYAP ve Show TV’nin organize ettiği Pop Show ’98 adlı şarkı yarışmasında 2. oldu. Akademi İstanbul’da müzik eğitimi aldı. Üç yıl süre ile Kenan Doğulu’ya vokallik yaptı.

Yaklaşık üç buçuk yıllık bir albüm çalışmasının ardından birinci albümü olan “Hoş Geldin”i 6 Temmuz 2000′de piyasaya sürdü. Yurt içinde ve yurt dışında olmak üzere 300′e yakın konser verdi. 25 Aralık 2004 tarihinde ATV’de “Elifnağme” adlı programı sundu. Bengü asıl çıkışını,30 Mayıs 2005 tarihinde ikinci albümü olan “Bağlasan Durmam” ile yapmıştır. 12 Haziran 2007 tarihinde çıkardığı “Taktik” albümü ve albümden çıkan ilk çalışma “Korkma Kalbim” ile dinleyici kitlesini büyütmüştür.

2008 yazında 4.stüdyo albümü “Gezegen”i dinleyicilerinin beğenisine sunmuş ve bu albümden “Gezegen” isimli parçaya video klip çekmiştir.

2009 yılının yine yazlarında ise 5. albümü “İki Melek”i, Avrupa Müzik etiketiyle piyasaya sürmüştür.[1] Bu albümden çıkan ilk iki video, “İki Melek” ve “Kocaman Öpüyorum” Billboard Türkiye listelerinde 1 numaraya yükselmiş ve 2009 yılı içerisinde sanatçı bu albümüyle 13. İstanbul FM Müzik Ödülleri’nde “En İyi Pop Kadın Sanatçı” ödülünü almayı başarmıştır.

 

Kaynak: wikipedia

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

2010 Ramazan Ayı Zekat ve Fitre Miktarları

Yazan: Kadir 27 Ağustos 2010 Cuma  
Kategori: Genel

Din İşleri Yüksek Kurulu, fitre miktarını asgari 7 lira olarak belirledi. Kurul, ancak herkesin kendi hayat standartlarına göre asgari günlük gıda harcamalarına denk düşecek bir meblağ vermesini tavsiye etti.

Temel ihtiyaçlarının dışında belli bir mala sahip olan Müslümanların Ramazan ayında fakirlere verdikleri sadakaya “fıtır“ sadakası denir. Başın ve bedenin zekatı olarak da bilinir. Buna “fitre“ de denilir.

Fitre, evdeki kişi sayısınca verilir. Ramazan bayramından önce bir bebek doğsa evin reisinin onun için de fitre vermesi gerekir. Dinimizde zengin olan kimsenin, hem kendisinin, hem de erginlik çağına gelmemiş olan çocuklarının fitrelerini vermesi vaciptir.

Fitre, Ramazan ayında fakirlere verilen bir sadaka olduğu için fitrenin bayramdan önce verilmesi en güzel davranıştır. Çünkü fitre vermenin amacı, fakirlerin bayram hazırlığı yapabilmelerini ve bayramı neşe ile karşılamalarını sağlamaktır. Fitre, bayram günü veya daha sonra gecikmeli olarak da verilebilir. Fitre verirken niyet etmek önemlidir.

Yüksek Kurul’un bu yılki fıtır sadakası (fitre) miktarının saptandığı kararında, fitrenin Ramazan bayramına kavuşan ve temel ihtiyaçlarının dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların kendileri ve velayetleri altındaki kişiler için yerine getirmekle yükümlü oldukları mali bir ibadet olduğuna işaret edildi.

Fitre ile her Müslümanın, ihtiyacı olan yoksullara az da olsa bir şeyler verebilmenin ve yardımlaşmanın sevincini yaşadığı vurgulanan kararda, fitrenin zekattan farklı olarak, daha geniş bir mükellef kitlesi tarafından yerine getirildiği ifade edildi.

Fitrenin Müslüman toplumların neredeyse tamamına yakın bir kesimi tarafından veriliyor olmasını da dikkate alan Kurul, hem fitrenin asgari miktarını belirleyen hadisleri hem de ülkenin sosyo-ekonomik şartlarını ve bir kişinin günlük asgari gıda ihtiyacını göz önünde bulundurarak fitre miktarının 7 TL olarak belirledi.

Kararda, bu miktarın, “asgari miktar” olduğu, fitrede verilecek meblağ konusunda bir üst sınırın olmadığı vurgulanarak, herkesin kendi hayat standartlarına göre asgari günlük gıda harcamalarına denk düşecek bir meblağı vermesi tavsiye edildi.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Kurtlar Vadisi Filistin’in Oyuncu Kadrosu – Kurtlar Vadisi Filistin’de Polat’ın Yeni Sevgilisi – Kv Filistin Seti

Yazan: sagocu_kiz 16 Ağustos 2010 Pazartesi  
Kategori: Genel

Kurtlar Vadisi Filistin’in Oyuncu Kadrosu – Kurtlar Vadisi Filistin’de Polat’ın Yeni Sevgilisi – Kv Filistin Seti

Kurtlar Vadisi Filistin’in oyuncu kadrosu
Pana Film’in yapımcılığını üstlendiği ve Filistin’de yaşanan insanlık dramını konu alan “Kurtlar Vadisi Filistin” filminin kadrosu belli oldu.

Bu hafta çekimlere başlayacak olan “Kurtlar Vadisi Filistin”in oyuncu kadrosunda dev isimler yer alıyor. Necati Şaşmaz, Gürkan Uygun ve Kenan Çoban’ın yanı sıra Erdal Beşikçioğlu, Erkan Sever, Zafer Diper, Umut Karadağ ve Mustafa Yaşar’ın rol aldığı filmin kadın başrol oyunculuğunu ise Nur Aysan üstleniyor.

5 Kasım’da vizyona girecek

5 Kasım 2010’da Türkiye ve dünyada aynı anda vizyona girecek “Kurtlar Vadisi Filistin” filminin yapımcılığını Pana Film adına Raci Şaşmaz üstlenirken, senaryosu Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan tarafından kaleme alındı. Filmin yönetmenliğini ise Zübeyr Şaşmaz üstleniyor. Kamera arkasında yine uluslar arası bir ekiple çalışacak olan Kurtlar Vadisi Filistin’in Özel Efekt (Special Effects) koordinatörlüğünü Mark Meddings ve dublör koordinatörlüğünü Dusan Hyska yapacak. Görüntü yönetmenliğini Selahattin Sancaklı’nın yaptığı filmin müzikleri de Kalan Müzik’e ait…

Mark Meddings, Hollywood’un en usta Özel Efekt uzmanlarından biri. Dünyanın en büyük yönetmenleri onunla çalışıyor. “Saving Private Ryan – Er Ryan’ı Kurtarmak” Kingdom of Heaven (Cennetin Krallığı), Alexander (Büyük İskender), Cold Mountain (Soğuk Dağ), Black Hawk Down (Kara Şahin Düştü) ve Kurtlar Vadisi Irak, özel efektlerini yaptığı bazı filmler.

Çek asıllı Dusan Hyska ve ekibi ise Saving Private Ryan (Er Ryan’ı Kurtarmak), The Mummy (Mumya), The Mummy Returns (Mumya Dönüyor) ve Kurtlar Vadisi Irak’ta dünyaca ünlü pek çok aktör yerine tehlikeli sahnelerde inanılmazı başardı.

İşte merakla beklenen Kurtlar Vadisi Filistin’in konusu:

Gazze’ye insani yardım malzemeleri götürmeye çalışan gemilere yapılan kanlı baskın üzerine Polat Alemdar ve arkadaşları Filistin’e gitmiştir. Yapılacaklar bellidir: Bu baskının askeri planlayıcısı ve yürütücüsü olan İsrailli komutan ele geçirilmelidir.

Filistinlilerle kurulan ilk temaslar sayesinde hedefine adım adım yaklaşmaya çalışan Polat Alemdar’ı bazı sürprizler beklemektedir. Hedeflerindeki kişi olan Moşe Ben Eliezer’in kural tanımaz gaddarlığı ve teknolojik imkânları işleri zorlaştırmaktadır. Polat, Moşe’ye ulaşmaya çalışırken, Filistin’de masum insanların nasıl öldürüldüklerini görür. Moşe, köyleri yıkmakta, çocukları öldürmekte ve Polat’a yardım eden herkesi hapse atmaktadır.

Ancak teknolojik imkânlar ve kural tanımazlık, Moşe’yi kurtarmaya yetmeyecektir.

Kurtlar Vadisi Filistin’de Polat’ın sevgilisi
5 Kasım’da vizyona gireceği açıklanan Kurtlar Vadisi Filistin filminde Polat’ın sevgilisini canlandıracak isim.

Çekimlerine bu hafta başlanacak Kurtlar Vadisi Filistin filminde Necati Şaşmaz’a, nam-ı diğer Polat Alemdar’a Aşk-ı Memnu’nun Peyker’i Nur Aysan eşlik edecek. Aysan filmde, Polat Alemdar’ın sevgilisini canlandıracak.

Oyuncu kadrosu açıklandı

Polat Alemdar, Aşk-ı Memnu’dan kız aldı! Filistin’de yaşanan insanlık dramını konu alan, yapımcılığını geçtiğimiz günlerde yeni sezon için Atv ile anlaşan Kurtlar Vadisi Pusu’nun yapım şirketi Pana Film’in üstlendiği Kurtlar Vadisi Filistin filminin oyuncu kadrosu açıklandı.

Aşk-ı Memnu’dan sürpriz isim

Çekimlerine bu hafta başlanacak filmin kadın başrol oyuncusu, geçtiğimiz sezon Kurtlar Vadisi Pusu’yu reytinglerde hezimete uğratan Aşk-ı Memnu’nun Peyker’i Nur Aysan oldu. Filmde Necati Şaşmaz’ın sevgilisini oynayacak olan Aysan’ın ve Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin oyuncuları Gürkan Uygun ile Kenan Çoban’ın yanı sıra Erdal Beşikçioğlu, Erkan Sever, Zafer Diper, Umut Karadağ ve Mustafa Yaşar gibi isimler de rol alacak

Kurtlar Vadisi Filistin’in seti

Kurtlar Vadisi Filistin filminin çekimleri için hazırlanan, gerçeğinin kopyası helikopterler, tanklar ve askerî araçlar savaşın soğuk yüzünü yansıtıyor.
Kaynakçılar, keresteciler ve boyacılar Adana’daki Çukobirlik fabrikasını İsrail’in savaş üssü haline getirmiş. Tarsus’un bir mahallesine ise küçük Filistin kurulmuş. Bir hafta süren Tarsus çekimleri en çok ilçe esnafının yüzünü güldürmüş.

-Kasım ayında 100′e yakın ülkede gösterime girecek olan Kurtlar Vadisi Filistin filminin çekimlerine geçtiğimiz haftalarda başlandı. İnsanların merakla beklediği filmin çekimlerini yerinde izlemek için Adana’daki Çukobirlik fabrikasının yolunu tuttuk. Sıcak havalara rağmen fabrikada 400 kişilik bir ekip hummalı bir şekilde çalışmaya devam ediyor. Bir yandan yeni sahneler çekiliyor, bir yandan da fabrikanın pamuk ambarlarına devasa dekorlar inşa ediliyor. Gerçeğinin kopyası helikopterler, tanklar ve askerî araçlar savaşın soğuk yüzünü yansıtıyor. Kaynakçılar, keresteciler ve boyacılar fabrikayı İsrail’in savaş üssü haline getirmiş. Film ekibi, Tarsus’taki çekimlerin bir bölümünü tamamlamış. Bir hafta süren Tarsus çekimleri en çok esnafın yüzünü güldürmüş. Çünkü ilçe, Kurtlar Vadisi meraklılarıyla dolmuş taşmış. Çekimler 10 Eylül’e kadar Adana ve Tarsus’ta devam edecek.

Pana Film’in yapımcılığını üstlendiği proje, gündeme geldiği ilk günden bu yana büyük bir yankı uyandırdı. Film için ‘Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimi tırmandıracak.’ şeklinde yorumlar yapıldı. Mavi Marmara baskınından sonra senaryoda bazı değişikliklere gidildi. Film, bir anlamda dünya kamuoyunda geniş yankı uyandıran baskın hadisesinin rövanşını alacak. Filistin’de yaşanan insanlık dramını beyazperdeye aktaracak olan filmin 10 milyon dolar gibi rekor bir bütçeyle tamamlanması bekleniyor. Filmde Necati Şaşmaz, Nur Aysan, Gürkan Uygun, Kenan Çoban, Erkan Sever, Zafer Diper, Umut Karadağ ve Mustafa Yaşar rol alıyor. Senaryosu Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan tarafından kaleme alınan filmin yönetmeni Zübeyr Şaşmaz. Kurtlar Vadisi Filistin’in konusu ise kısaca şöyle: Gazze’ye insani yardım malzemeleri götürmeye çalışan gemilere yapılan kanlı baskın üzerine Polat Alemdar ve arkadaşları Filistin’e gider. Baskının askerî planlayıcısı ve yürütücüsü olan Moşe Ben Eliezer isimli İsrailli komutan uzun uğraşlar sonucunda ele geçirilir.

‘Memati! Seni görmek için Hatay’dan geldik!

Adana’daki Çukobirlik fabrikasıyla Tarsus’un tarihî semtleri, uzun bir uğraştan sonra çekim mekanı olarak belirlenmiş. Pana Film yetkilileri, Lübnan, Suriye ve Bulgaristan’da incelemelerde bulunmuş. Hatay, Elazığ, Şanlıurfa ve Gaziantep’in de aralarında yer aldığı 20′ye yakın il gezilmiş. Tarihî dokusu, sokakları ve mahalle kültürü göz önünde bulundurulduğunda en doğru seçimin Tarsus ve Adana olacağına karar verilmiş. Çekimlerle birlikte ilçede bir hareketlilik başlamış. Filme konu olan Şehit Kerim Mahallesi, Mersin ve Adana’dan ziyaretçi akınına uğramış. Yaklaşık 3 bin kişi çekimleri yerinde izlemiş. Evlerin balkonları dolmuş taşmış. Hatta çevre illerden gelenler bile olmuş. Set aralarında insanlar, ‘Memati! Seni görmek için Hatay’dan buralara kadar geldik!’ diye bağırmış. İzleyiciler ‘Polat, Polat, Polat!’ diye tempo tutmuş. Necati Şaşmaz da halkın arasına karışmış, çocuklara çikolata ikram etmiş ve sevenleriyle fotoğraf çektirmiş.

‘İsrail tavrını değiştirmezse bir film daha çekeriz’

Kurtlar Vadisi Filistin filminin senaristi Bahadır Özdener: Kurtlar Vadisi Irak’tan sonra bu tarzda konulara değinen filmler yapmaya karar vermiştik. Mavi Marmara baskınından sonra bazı değişiklikler yaparak filme bu üzücü olayla başlamak istedik. Çünkü Filistin’de yaşanan dram uluslararası medyada pek yer bulmuyor. Bu, İsrail kurulduğundan bu yana böyle maalesef. Yaptıklarını örtbas etmek için bütün medya organlarını kullanıyor. Adeta bir korku imparatorluğu oluşturdu bölgede. ABD’deki yeni yönetim artık kendi çıkarlarını ön planda tutmak istiyor. İsrail’in giderek artan gaddarlığında bunun da etkisi var. Orada her şeyden önemlisi çocuklar ve korumasız kadınlar ölüyor… Onlar cinayet işlemeye devam ederse biz de yeni bir film çekeriz. Bizi ‘hükümete çok yakınsınız’ diye eleştirenler oluyor. Bu bir propaganda. Devlet endeksli işler yapmaya çalışıyoruz. Bu ülkeyi seven bu ülkenin değerleriyle ters düşmeyen herkesle aramız iyi. Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Çünkü bu ülkenin geleceğiyle ilgili bir söz de biz söylemek istiyoruz.

‘Hollywood’daki imkânların aynısı Türkiye’de var’

Kurtlar Vadisi Filistin’in kamera arkasında tanınmış yapımlara imza atan bir ekip çalışıyor. Filmin özel efekt koordinatörlüğünü Er Ryan’ı Kurtarmak, Cennetin Krallığı, Büyük İskender, Kara Şahin Düştü ve Kurtlar Vadisi Irak filmleriyle tanınan Mark Meddings yapıyor. Altı kişilik bir kadroyla film çekimlerine dâhil olmuş. Adana’nın sıcak ve nemli havası onu biraz bunaltmış. Meddings, “Hollywood setlerinde hangi imkânlar varsa aynılarını Türkiye’de de bulabiliyoruz.” diyor. Filmin dublör koordinatörlüğünü ise Er Ryan’ı Kurtarmak, Mumya, Mumya Dönüyor ve Kurtlar Vadisi Irak filmlerinde görev yapan Dusan Hyska üstlenmiş. Binaları havaya uçurmak insan öldürmek arabaları patlatmak ve çatışma sahnelerini çekmek onların kontrolünde yapılıyor.

Tarsus’a küçük Filistin kurmuşlar

Filmin Tarsus çekimlerinin bir bölümü tamamlanmış. Kırkkaşık Bedeste-ni’nin bulunduğu Şehit Kerim Mahallesi adeta küçük bir Filistin haline getirilmiş. Tarihî bedesten, cami ve Bilal-i Habeşi Mescidi restore edilmiş. Bedestendeki hediyelik eşya dükkânlarına Arapça tabelalar asılmış. Sokak duvarları sarı renklere boyanmış, Filistin’dekilere benzeyen özgürlük sloganları duvarlardaki yerini almış. Bu manzarayı görünce sanki Filistin’de yürüyormuş hissine kapılıyorsunuz. Tarsus’taki Fevzi Çakmak ve Fahrettinpaşa mahalleleri ise önümüzdeki günlerde set ekibini ağırlayacak. Senaryo gereği bu mahallelere yıkık dökük evlerin bulunduğu harabe bir görüntü kazandırılacak. İsrail ve Filistin arasındaki sınır duvarını konu alan bölümleri çekmek için Adana’ya büyük bir plato kurulacak.

Kurtlar Vadisi Filistin ‘motor’ dedi, esnaf bayram etti

Film çekimleriyle birlikte ilçeye bir haftada 300 bin TL civarında sıcak para girmiş. Bine yakın figüran günlüğü 25 TL’den çekimlerde rol almış. Filmde figüranlık yapan berber Süleyman Bolat, yaşadıklarını heyecanla anlatıyor: ‘Polat abi bana doğru yürüyordu, ben de tabureye oturmuş çay içiyordum. Sonra set arasında Memati abiyi tıraş ettim.’ Nakliyeci Fikri Atalay, bürosunu set ekibine tahsis etmiş. En çok da patlama sahnelerinde heyecanlanmış. Esma Baydemir, filmde ailesiyle birlikte figüranlık yapmış. Mersin’de öğrenci olan Eray Eroğlu’na ise yolda yürürken, ‘Figüran olmak ister misin?’ diye sormuşlar. Teklifi kabul eden Eroğlu, bir Filistin askerini canlandırmış. Filmlerin çekildiği mahallede esnaflık yapanlar hep bir ağızdan, ‘Tonlarca para harcasak böylesine güzel bir reklam yapamazdık. Bir yıllık ciromuzu 10 günde kazandık.’ diyor.

Pamuk işleme fabrikasıydı film platosu oldu

Adana’daki Çukobirlik fabrikası, dünyanın en büyük pamuk entegre tesislerinden biri sayılıyordu. 700 dönüm üzerine kurulan fabrikada 5 binin üzerinde kişi çalışıyor, tonlarca pamuk işleniyordu. Hasat zamanı çiftçiler ürünlerini satmak için Çukobirlik fabrikalarının önünde kilometrelerce kuyruk oluşturuyordu. Neredeyse bütün bir ovanın pamuğunu işleyen tesis, yolsuzluklarla gündemden hiç düşmedi ve çiftçiden pamuk alamayacak hale geldi… Pana Film, atıl halde bulunan fabrikayı üç aylığına kiralamış. Duvarlar İsrail bayrağındaki mavi beyaz renklere boyanmış. Fabrikaya, İsrail atmosferi kazandırmak için 100 kişilik bir ekip 25 gün gece gündüz çalışmış. 400 metrekarelik dev bir teknoloji üssü, hapishaneler, karakollar, helikopter pisti ve dergâh hazırlanmış.

Arap televizyonları çekimleri izlemiş

Aralarında El Cezire’nin de bulunduğu Arap televizyonları ilçeye gelip filmle ilgili haberler yapmış. Kurtlar Vadisi Irak, gösterime girdiği dönemde Ortadoğu ülkelerinde büyük bir izleyici kitlesi yakalamıştı. Araplar, çocuklarına ‘Polat’ ve ‘Memati’ isimlerini verdi. Filistin’de yaşanan dramı anlatan filmin de Arap dünyasında büyük bir gişe yapması bekleniyor. Balkanlar ve Orta Asya’da da Kurtlar Vadisi yakından takip ediliyor. Kurtlar Vadisi Karabağ, Hocalı ve Kosova projelerinin gündeme gelmesiyle birlikte film oyuncuları gittikleri komşu ülkelerde adeta star havasıyla karşılanıyor.

Adana, sinema sektöründeki ikinci baharını yaşıyor

Adana, bir dönem Türk sinemasına ‘ırgat hikâyeleriyle’ damgasını vurdu. 1970′lerde Çukurova’da çekilen filmlerin hemen hepsi zalim toprak ağalarıyla mazlum köylüler arasında yaşanan trajediyi konu alıyordu. Altın Koza Film Festivali’ni de arkasına alan şehir, ‘Türk sinemasında’ hatırı sayılır bir yer edinmişti. Bu yükseliş maalesef uzun sürmedi. Festivale destek veren toprak ağaları zamanla desteğini çekti. Sinema sektöründe yaşanan ekonomik krizlerle birlikte Adana unutuldu. Son yıllarda ise ibreler ters dönmeye başladı. Adana, beyazperdedeki hareketli günlerine tekrar döndü. Beyaz Gelincik ve Hanımın Çiftliği dizileri ‘toprak ağalığı’ olgusunu gündeme getirdi. Issız Adam ve Beynelmilel filmlerinin bazı bölümleri Tarsus’ta çekildi. Bölge son olarak Kurtlar Vadisi Filistin ile hareketli günler yaşamaya devam ediyor.


Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Twilight – Alacakaranlık Rosalie Hale

Yazan: Kadir 06 Ağustos 2010 Cuma  
Kategori: Genel

Twilight – Alacakaranlık Rosalie Hale  

 

Doğumu: 1915 Rochester
Dönüşümü: 1933 Rochester
Ölümü: 1933 Rochester (insanlar için)
Lakapları: Rose, Blondie ve Piskopat/Sapık Sarışın

Fiziksel Özellikleri

Tür: Vampir
Cinsiyet: Kadın
Boy: 5′9″
Saç rengi: Sarı
Göz rengi: Altın
Ten rengi: Beyaz

Ailesi

+Emmett Cullen(eşi)
+Carlisle Cullen(üvey babası)
+Esme Cullen(Üvey annesi)
+Jasper Hale(üvey kardeşi)
+Alice Cullen(üvey kardeşi)
+Edward Cullen(üvey kardeşi)
+Bella Cullen(üvey kardeşi)
+Renesmee Cullen(yeğeni)
+İki genç kardeşi(insanken)

Yetenek

+Temel vampirsel yetenekler

“Benim hikayemi duymak ister misin Bella? Mutlu bir sonu yok ama hangimizin var ki? Eğer mutlu sonlara sahip olsaydık ,hepimiz mezar taşlarının altında yatıyor olurduk.”

―Rosalie Hale

Rosalie Lillian Hale bir vampirdir ve Olympic Klanına üyedir. O Emmett Cullen’ın karısı ve Esme ile Carlisle Cullen’ın üvey kızı,Jasper Hale ve Alice ile Edward Cullen’ın üvey kardeşidir.
1933’ de Rosalie nişanlısı Royce King’ inde aralarında bulunduğu bir grup adam tarafından ölüme terk edildiğinde, Carlisle Cullen tarafından bir vampire dönüştürüldü. Birkaç yıl sonra, Rosalie Emmett adında ki genç bir adamı bir ayı tarafından öldürülmekten kurtarmış ve o bir vampire dönüştükten sonra birbirlerine aşık olmuşlardır. Emmett’ le birlikte, Rosalie Cullen ailesinin resmi bir üyesi oldu ve onlar nişanlandılar.
Biyografisi

Erken Yaşamı

Rosalie Lillian Hale 1915’ te New York Rochester’ da doğdu, onun iki genç erkek kardeşi,ev kadını olan annesi ve bankada çalışan bir babası var.Babasının işi Büyük Depresyon boyunca aile varlıklarının korunmasında yardımcı olmuştur. O doğduğundan beri çok güzeldi ve sürekli övülürdü. Bununla birlikte ebeveynlerinden farklı olarak sürekli sosyal statüsünün yükselmesini istemezdi, Rosalie sadece Rosalie Hale olduğu için mutluydu ve tabi ki güzel olduğu için.

Bir gün, Rosalie’ nin annesi ona güzel kıyafetlerinden birini giydirerek babasının unuttuğu öğle yemeğini işyerine götürmesini istemişti, Rosalie’ nin banka sahibinin oğlunun ilgisini çekeceğini umuyordu. İkinci Royce King Rosalie’ ye güller göndermeye başladı, sonra da Rosale’ nin gözleri menekşe renginde olduğu için güllere menekşelerde eklendi. Rosalie’ de çiçekleri kabul etmeye başlamıştı. Onların ilişkisi Royce bankada çok meşgul olduğu için sadece fizikseldi. Onlar nişanlandılar ve düğünden kısa bir süre önce Rosalie en yakın arkadaşı Vera’ yı ziyaret etmeye gitti, Rosalie onun küçük oğluna imrenmişti. Kocası Vera’ yı öptüğünde Rosalie Royce’ la ilişkileri böyle olmadığı için Vera’ yı çok kıskandı. Evine dönerken düşünceleri neden sevgilisiyle ilikilerinin böyle olmadığı konusundaydı. Rosalie sarhoş olan nişanlısı Royce ve onun sarhoş arkadaşlarıyle karşılaştı, Royce onun güzelliğiyle övünüyordu ve sonunda Rosalie’ ye zarar verdiler ve onu ölüme terk ettiler.

Rosalie Carlisle Cullen tarafından ölmek üzereyken bulundu. Carlisle onu bir odaya taşıdı ve o 18 yaşındayken acılı bir dönemin ardından vampire dönüştü. O Cullenların Carlisle’ nin onu kurtarması hakkındaki tartışmalarını duydu. Carlisle bunu sadece başka şansı olmayanlara yapardı. Aynada yansımasını gördükten sonra mutsuz havası gelişmiş vampirsel güzelliğiyle kayboldu. Rosalie o gece Royce’ la birlikte olan herkesi öldürerek intikamını aldı. Royce’ u en sona bıraktıktan sonra Rosalie bir gelinlik giydi ve nişanlısını 2 tane koruma tarafından korunan penceresiz bir oda da buldu. Bekçileri öldürdükten sonra Rosalie odaya girdi ve işkence ederek Royce’ u öldürdü. Bununla birlikte o yedi adamı öldürdü fakat onların kanını tatmadı. Dönüştükten sonra o Cullen ailesinin daimi bir üyesi oldu.

Dönüştükten iki yıl sonra,1935’ de,Rosalie bir ayı tarafından öldürülmek üzere olan Emmett adında genç bir adamı buldu.Emmett’in görünüşü ona Vera’ nın küçük oğlu Henry’ i hatırlatmıştı ve Rosalie ölmek üzere olan adamı kurtarmaya karar verdi. Rosalie Emmett’ in kanını içmeyi reddetti ve onu bir vampire dönüştürebilecek kişi olan Carlisle’ a 100 mil taşıdı. Bundan sonra Rosalie ve Emmett nadiren ayrıldılar çünkü onlar birbirlerinin gerçek aşkıydı. Onlar bazen Cullen ailesinden ayrı olarak evli bir çift gibi yaşar.

1950’ler de Cullen ailesine iki yeni kişi daha katıldı, Alice ve Jasper. Fiziksel benzerliklerden dolayı sık sık Rosalie ve Jasper ikiz kardeş gibi davrandılar. Bundan sonra ki uzun yıllar boyunca Rosalie üvey erkek kardeşi Edward Cullen için koleksiyonundaki arabaları modifiye etti.

Kişilik ve Özellikleri

Rosalie bir vampir için bile şaşırtıcı derecede güzel biri gibi tarif ediliyor. O modelleri andıran zarif hareketleriyle uzun ve heykel gibi bir vücuda sahip olarak tanımlanıyor. Sarışın ve dalgalı saçlara sahip ve öteki Cullen’ lar gibi susamadığı zaman altın rengi gözlere sahip. Diğer vampirlerde olduğu gibi sağlam, mermer beyazı bir tene ve gözlerinin altında morluklar var. İnsan hayatında Rosalie güzel,zarif,klas bir kadın olarak tanımlanıyor. Onun gözlerinin rengi insanken menekşe renginde olarak tarif ediliyor.

Twilight’ ın yazarı Stephenie Meyer’ in sitesinde onun hoşlandığı, koleksiyonda bulunan arabaları görebilirsiniz.

Güç ve Yetenekleri

Rosalie, insan ya da vampir, imkan dahilinde “Dünya’daki en güzel varlık” olarak gösterilir. Vampire dönüşümü sadece bunu biraz daha arttırmıştır. Vampir zehri sayesinde onun müzikal yeteneğide çokça arttı aynen insanken hiç denemediği mekanik yetenekleri gibi. O kontrolünü sağlamakta zorlandı çünkü o hala bir insan olmak istiyordu.. O hiç insan kanının tadına bakmadı fakat insan öldürdü. Bella’ ya bebeğini kurtarmasında yardım etti çünkü herkes Bella’ nın çocuğunu öldürmek istiyordu. O bebeği kim öldürmek isterse istesin bir koruma rolü üstlendi. Bunu yaptı çünkü hep bir çocuğu olsun istiyordu fakat tabiki onun çocuğu olamazdı çünkü vücudu asla değişmezdi. O Renesmee Cullen’ ın en mükemmel halası.

İlişkileri

Rosalie Carlisle dönüştürdüğü günden beri Emmett’ la kalmayı tercih etti. O ailesini seviyor fakat Alacakaranlık’ ta görüyoruz ki o Bella’ dan hoşlanmadı çünkü sırlarının açığa çıkmasından korktu. Ve Bella’ nın onun istediği hayatın hepsine sahip olupta bu hayattan vazgeçmesinden hoşlanmıyor. O bazen Bella’ yı kıskandı çünkü o eğiliminden dolayı en beğenilen kişinin kendisi olmasını istiyor. Bella’ nın hamile olduğu ortaya çıktıktan sonra ona bakmaya geldi. Rosalie Bella Edward’ ın bebeği öldürmek istediğini farkettiğine onun yanına gitti ve hamileliği boyunca onun yanında kaldı.

Royce King

“Royce’u en sona sakladım.Onun arkadaşlarının ölümünü duymasını istiyordum,böylece başına ne geleceğini anlayacaktı.Korkunun onun sonunu daha kötü yapmasını umuyordum.Sanırım işe yaramıştı.

― Rosalie öldürdüğü Royce King için

O henüz bir insaken, Rosalie’ nin annesi zengin olduğu için kızının Royce King’ le evlenmesini istiyordu. Planı başarılı oldu ve Rosalie Royce’ la nişanlandı. Bir gece, o bir marangozla evlenen en iyi arkadaşı Vera’ yı ziyarete gitti. Onların kara kıvırcık saçları ve gamzeleriyle çok tatlı olan Henry isminde küçük bir oğulları vardı. O Vera’ nın kocasıyla olan aşkını gördüğünde bunu kıskanmaya başladı ve neden kendisiyle Royce’ un da böyle olamadığını merak etti fakat o çabucak bu düşünceleri kafasından attı. O eve dönerken Royce ve birkaç arkadaşıyla karşılaştı, onların hepsi içkiliydi. Royce onun güzelliğiyle övünüyordu ve onu içkili arkadaşlarına gösterdi sonunda onu ölüme terk etti. Carlisle Cullen onu bulduğunda Rosalie ölüyordu ve bu yüden onu bir vampire dönüştürerek hayatını kurtardı.O uyandığında Rosalie Royce’ un bütün arkadaşlarını bulur ve hepsini öldürür. O tiyatral olmasını istediği için bir gelinlik giydi ve Royce’ u bulup o ölene kadar ona işkence etti.

Edward Cullen

“Edward’ı asla o şekilde istemedim Bella.Asla.Onu bir kardeş gibi sevdim ama konuştuğunu duyduğum ilk andan beri beni sinir ediyordu.”

― Rosalie erkek kardeşi için

Edward Cullen Rosalie’nin erkek kardeşidir. Carlisle Rosalie’ yi bir vampire dönüştürüğünde, buna karar vermesinin bir nedeni de onun Edward için bir eş olmasını ümit etmesiydi. Fakat Edward ve Rosalie’ nin ilşkisi asla sadık bir kardeşlikten öteye gitmedi. Bununla birlikte o asla Edward’ a aşık olmadı fakat gerçek şu ki o insanların kendisinden hoşlanmasına alışkındı. O hep Edward kendisinden hoşlanmıyorsa kimseden hoşlanmayacağına inandı.(aşık olmak manasında.) Edward Bella Swan’ a aşık olduğunda bu değişti ve Rosalie’ nin bir parçası aslında Bella’ yı kıskandı.

Emmett Cullen

“O siyah kıvırcık saçları…acı çekerken bile yüzünde oluşan gamzeleri..Ona yetişkin bir erkeğin yüzünde göremeyeceğin bir masumiyet veriyordu.Bana Vera’nın küçük oğlu Henry’i hatırlatmıştı.

― Rosalie Hale Emmet Cullen için

Emmett Cullen Rosalie’ nin kocası ve gerçek aşkıRosalie onu bir ayı tarafından öldürülmekten kurtardı ve Carlisle’ ın onu değiştirmesi için 100 mil ötede ki evine taşıdı çünkü kendisinin bunu yapamayacağını düşünüyordu. Tutulma’ da Rosalie Bella’ ya Emmett’ ı kurtardığını söylüyor çünkü Emmett siyah kıvırcık saçları,gamzeleri ve “yetişkin bir erkeğin yüzünde görülemeyecek masumiyetiyle” ona Vera’ nın küçük oğlu Henry’ i hatırlatmıştı. Onlar Rosalie törenlerden hoşlandığından beri birkaç defa evlendiler. O ve Emmett bazen Cullen’ lardan ayrı olarak evli bir çift gibi yaşıyorlar. Emmett birkaç defa onların 1-2 tane evi harap ettiğini açıkladı çünkü onların cinsel hayatı çok ateşli.

Jacob Black

Rosalie’nin Jacob’la büyük bir ölçüde antagonistik bir ilişkisi vardır. Bella Renesmee Cullen’ a hamile kaldıktan sonra Jacob Bella’ nın hayatına mal olabilecek olsa bile Rosalie’ nin inatla doğmamış bir çocuğu korumasına kızdı. Jacob’ ın aptal sarışın şakalarını o köpek şakalarıyla karşıladı.(bunlar şaka değil direk laf sokma) Rosalie bununla birlikte Jacob için bir köpek kasesi(mama kasesi) yaptı ve kenarına Fido yazdı. Jacob ona“Sapık” ve “Blondie” lakapları taktı. Onlar Renesmee doğduktan sonra saplantı derecesinde onu korumak istemelerinin ortak noktaları olmasına rağmen birbirlerine düşman olmaya devam ettiler.

Alıntıdır.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

İpek Yolu Nedir, İpek Yolu Haritası

Yazan: Kadir 02 Ağustos 2010 Pazartesi  
Kategori: Genel

İpek yolu Çin’den başlayarak Anadolu ve Akdeniz aracılığıyla Avrupa’ya kadar uzanan ve dünyaca ünlü ticaret yoludur.

Milattan yüz yıllar önce Mısırlılar, daha sonra da Romalılar, Çinlilerden ipek satın alırlardı. ulaşım ise, daha sonra İpek Yolu adı verilen güzergahları izleyen kervanlarla sağlanırdı.
ipek_yolu_haritasi_1

İpek endüstrisi, eski çağlardan beri birçok Milletin hayatında çok ö nemli bir yer tutmuştur. Uzak Doğu’dan gelen ipek ve baharat, Batı dünyası için, uluslararası ilişkilerde önemli bir yol oynamıştır. İpek, ayrıca Doğu kültürünün Batı tarafından tanınmasını da sağlamıştır. Doğu’nun ipeği ile baharatının kervanlarla batıya taşınması, Çin’den Avrupa’ya ulaşan ticaret yollarını oluşturmuştur.

ipek_yolu_haritasi_2

Orta Çağda, ticaret kervanları, şimdiki Çin’in Xian kentinden hareket ederek Özbekistan’ın Kaşgar kentine gelirler, burada ikiye ayrılan yollardan ilkini izleyerek Afganistan ovalarından Hazar Denizi’ne, diğeri ile de Karakurum Dağları’nı aşarak İran üzerinden Anadolu’ya ulaşırlardı. Anadolu’dan deniz yolu ile veya Trakya üzerinden kara yolu ile Avrupa’ya giderlerdi.
ipek_yolu_haritasi_3

Doğudan batıya Doğru gelişen bu ticari harekette daha önceki çağlardan beri kullanılmakta olan bir yol şebekesinden yararlanılmıştır. Yoğun bir şekilde ipek, porselen, kağıt, baharat ve değerli taşların taşınmasınmasının yanında kıtalar arasındaki kültür alışverişine de imkan sağlayan bu binlerce kilometre uzunluğundaki kervan yolları zaman içinde İpek Yolu olarak adlandırılmıştır. İpek Yolu Asya’yı Avrupa’ya bağlayan bir ticaret yolu olmasının ötesinde, 2000 yıldan beri bölgede yaşayan kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşımakta ve olağanüstü bir tarihsel ve kültürel zenginlik sunmaktadır.
ipek_yolu_haritasi_4

Orta asya Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmalarından sonra, İpek Yolu’nun hem bir ticaret yolu, hemde tarihsel ve kültürel değer olarak yeniden canlandırılması gündeme gelmiş, bu yol boyunca inşa edilmiş ve artık kullanılmayan yapıların, yeni işlevler kazandırlarak korunmaları ve yaşatılmaları için çalışmalar başlamıştır.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Deprem Öncesinde, Sırasında ve Sonrasında Yapılması Gerekenler

Yazan: Kadir 02 Ağustos 2010 Pazartesi  
Kategori: Genel

Deprem başladığı zaman ne yapacağınızı ve nerelere saklanacağınızı önceden planlayın.
Bulunduğunuz mekanı dışarı çıkarken size engel olmayacak şekilde dizayn edin.
Kaçış yolunuz üzerindeki sandalye, masa, saksı, tabure gibi cisimleri kaldırın.
Dışarı çıktığınızda nerede bekleyeceğinizi önceden belirleyin.

DEPREM ÖNCESİNDE DEPREM EYLEM PLANINI UYGULAYIN
Yapmış olduğunuz planı çeşitli aralıklarla uygulayarak pekişmesini sağlayın. Böylece deprem sırasında ve sonrasında nasıl hareket edeceğiniz alışkanlık haline gelmiş olur.
Evinizin, işyerinizin ve okulunuzun tahliye planları için farklı senaryolar uygulayın. Kendinize;

Tek kişiysek ne kadar sürede çıkarız?

Yanımızda çocuklarla ne kadar sürede çıkarız?

Eşimiz ve çocuğumuzla ne kadar sürede çıkarız?

İşyerimizi ne kadar hızlı boşaltırız?

gibi sorular sorun ve bu soruların yanıtını bulmak için tatbikatlar yapın.

Tatbikatı, yaşadığınız yerdeki (apartman, okul, işyeri) insanlara haber vererek yapın. Habersiz yapacağınız tatbikat, yaşadığınız yerdeki insanların paniğe kapılmalarına neden olabilir.

İLK YARDIM EĞİTİMİ ALIN
Ailenizin ve yakın çevrenizin en azından temel yaşam desteği verebilecek ilk yardım eğitimi almasını sağlayın.

YAŞADIĞINIZ YERİ DEPREME GÖRE DÜZENLEYİN
Sağlık kuruluşları hariç, evinizde, işyerinizde ve okulunuzda jeneratör varsa, bunların otomatik olarak devreye girmesini önleyin. Otomatik olarak devreye giren jeneratörler doğal gaz sızıntısıyla birlikte patlamaya neden olabilmektedir.
Bulunduğunuz mekanda üzerinize düştüğü zaman tehlike yaratabilecek gardrop, vitrin, kitaplık, portmanto gibi ağır eşyaları monte ettirin. Tavanlarda büyük avizeler varsa bunları daha sade şeylerle değiştirin. Vitrinlerde bulunan tehlike yaratabilecek cam eşyaları alt gözlere alın. Mutfak dolaplarının üst gözlerinde bulunan, çelik tencere, cam kavanoz gibi tehlike yaratabilecek cisimleri mutfak tezgahlarının altına yerleştirin.
Elektrik ve doğal gaz sistemlerinin periyodik kontrollerini yaptırın.
Binanızda hasar varsa, uzmanlara kontrol ettirerek, zarar gören yerleri onarın.
Bulunduğunuz yerde bina giriş kapılarının dışarı açılmasını sağlayın. Çünkü içeri doğru açılan kapılar panik sırasında sıkışmalara neden olmaktadır.
Tüpgazla çalışan banyo şofbenlerini kullanmadığınız zamanlar kapalı tutun.

DEPREM ÇANTASI ÇOK GEREKLİ DEĞİL
Deprem çantası oldukça tartışmalara yol açan bir konu haline gelmiştir. Öyle ki insanlar evlerinin içinde kocaman bir çantayı her gittikleri yere yanlarında taşımaktadırlar. Peki Deprem Çantası neden çok gerekli değil?
Dünyanın hiç bir yerinde insanlar deprem sonrasında açlıktan ölmemiştir. Tam tersine her zaman gelen yardımların çoğu yiyecektir. Her hangi bir çantada yiyecek saklanması oldukça anlamsızdır.
Büyük bir deprem sonrasında insanların bir an önce dışarı çıkmaları gerekmektedir. Bu nedenle yazılan tüm malzemeleri doldurduğumuzda en az 15 kilo ağırlığında olacak olan çantayı dışarı taşımak güçtür ve önemli zaman kaybına neden olacaktır. Deprem çantasıyla zaman kaybetmek yerine eğer arabanız varsa arabanızın bagajına koyacağınız bir kaç battaniye ve kışlık giysi yeterlidir. Arabanız yoksa kışlık giyeceklerinizi kapının kenarına asın ve çıkarken elinize alarak dışarı çıkın. Bunun dışında büyük hacimli çantalar hazırlayarak evden çıkışınızı güçleştirmeyin.

DEPREM SIRASINDA KESİNLİKLE PANİĞE KAPILMAYIN
Panik, sadece deprem veya yangında değil yaşamımızın her anında bize zarar vermektedir. Deprem sırasında paniğe kapılmazsak hem kendimizin hem de yanımızda bulunanların yaşamlarını kurtarabilmek için daha sağlıklı kararlar verebiliriz.

YAŞAM BOŞLUĞU
Geniş hacimli, ağırlık merkezi düşük, dayanıklı cisimler enkaz haline gelen binalarda, üzerlerine düşen kolon, kiriş veya tavan tarafından tamamen yok edilmemektedir. Çamaşır makinası, büro tipi buzdolabı, bulaşık makinası v.b. cisimler, çöken duvar, kiriş ve kolonların yönünü değiştirerek insanların nefes alarak yaşayabilecekleri boşluklar oluşturabilirler. İşte bu boşluklara Yaşam Boşluğu adını veriyoruz. Yaşam boşluklarında cenin pozisyonu alarak kalabiliriz.

NEDEN CENİN POZİSYONU ?
Cenin pozisyonu maksimum küçülme yapabildiğimiz bir pozisyondur. Cenin pozisyonunu basit olarak, ellerimizi başımızın arasına alıp, ayaklarımızı karnımıza çekerek küçülebildiğimiz bir pozisyon olarak tarif edebiliriz. Bu pozisyonu alarak, sırtımız, yanına yattığımız nesneden 10 – 15 cm. açıkta durmalıyız. Bu pozisyonda kalarak hem üzerimize düşebilecek cisimleri gözler, hem de böbreklerimizden birinin zarar görmesine engel oluruz.

BİNA İÇİNDEKİ KORUNMA BÖLGELERİ
YATAK ODASI; YATAK YANLARI
Yatak odalarında deprem sırasında yatağın her iki yanına yatmak iyi bir korunma sağlayabilir. Enkaz altına gelen bir binada yatağın üst ve altı tamamen tahrip olurken yatak kenarlarında bir insanın korunacağı kadar yaşam boşluğu kalmaktadır. Yatakların yanlarına cenin pozisyonu alarak yatmak yatak odasında yapılacak en akılcı harekettir.

YURTLARDA RANZA YANLARI
Yurtlarda korunacak tek yer ranzaların yanlarıdır. İki katlı demir çerçeveli ranzalar da çökme sırasında tam yok olmamakta, kenarlarında yaşam boşlukları meydana gelmektedir.

BANYOLAR; DÖKÜM KÜVETLER
Banyolarda bulunan döküm küvetlerin yanlarında önemli yaşam boşlukları oluşmaktadır. Deprem sırasında eğer banyodaysak bu tür küvetlerin yanına cenin pozisyonunda yatma yapılacak en sağlıklı harekettir.

ÇAMAŞIR MAKİNALARI
Üzerine düşen ağır cisimlerin baskısı altında ezilen, büzülen ama kesinlikle yok olmayan çamaşır makinalarının yanına, cenin pozisyonu alınarak yatılmalıdır.

SALONLAR; ÇEKYAT KENARLARI
İçi eşya veya kitap dolu olan çekyatlar iyi bir korunma alanı yaratmaktadırlar. Üzerlerine düşen ağır cisimlere karşı esneyerek direnen çekyatların kenarlarında da önemli yaşam boşlukları oluşmaktadır.

PARA KASALARI
İşyerlerinin çoğunda ve bazı evlerde de bulunan çelik para kasaları önemli bir korunma alanıdır. Bu tür cisimlerin kenarlarında da kurtarma çalışmaları sırasında önemli yaşam boşlukları tespit edilmiştir.

ÇEYİZ SANDIKLARI
İçi dolu olan eski çeyiz sandıkları da düşen tavanları tutarak önemli yaşam boşlukları oluşmasına neden olmaktadır.

MUTFAKLAR
17 Ağustos ve 12 Kasım kurtarma çalışmaları sırasında en fazla canlı, mutfaklardan çıkarılmıştır.

BULAŞIK MAKİNALARI
Aynı çamaşır makinası gibi bulaşık makinası da direnmekte ve yanında önemli yaşam boşluklarının oluşmasına neden olmaktadır.

FIRINLAR
Tek başına fazla koruyucu özelliği olmamakla birlikte, mutfak tezgahı içinde bulunan bulaşık makinası ve buzdolabı ile birlikte çok büyük yaşam boşluklarının oluşmasına neden olmaktadır.

BUZDOLAPLARI
Salınımın artması nedeniyle devrilme tehlikesi olsa bile, iyi monte edildiği takdirde tek başına mutfağın önemli bir bölümünü ayakta tutacak özelliğe sahiptir.

ZEMİN KATTAKİLER
Zemin katta oturanlar için dışarı çıkabilmenin koşullarını iyi saptamak gerekir. Bu koşullar değişken ve belirleyicidir. Bu nedenle zemin katta oturuyorsanız çıkmalısınız diyemeyiz.

Zemin katta acil çıkışı engelleyen faktörler
Bireylerin yakınlarına olan sorumluluğu
Dairenin planı
Fizyolojik yetersizlik (bedensel engelli)
Psikolojik yetersizlik (şok, kararsızlık, ruhsal hastalıklar, v.b.)
Zemin kat çıkışı için bir süre vermenin anlamı yoktur. Çünkü verilen 10 – 15 saniyelik çıkış zamanı en az 150 km. uzakta olan bir depremdeki P ve S dalgaları arasındaki yaklaşık mesafedir. Odak noktası yaklaştıkça bu süre de azalır. Bu nedenle süre vermekten çok zemin kattakilerin çıkabilecekleri en kısa sürede dışarı çıkması tavsiye edilmektedir. Diğer katta bulunanlar ise Deprem Eylem Planına göre önce evlerinin içinde belirlemiş oldukları korunma bölgelerine saklanmalıdırlar.

AŞAĞIDAKİLERİ KESİNLİKLE YAPMAYIN
Saklanmak için masaların altına girmeyin.
Kapı pervazlarının altına girmeyin.
Binanın kendi yapı elemanı olan kolon, kiriş gibi cisimlerin altında beklemeyin.
Alt ve üst kata çıkmak için bile olsa merdivenlere koşmayın.
Pencerelerden ve balkonlardan uzak durun. Asansörü kullanmayın.

NEDEN ?
Masaların altına girme düşüncesinin temelinde, binaların deprem yönetmeliğine uygun ve zemin etütlerinin doğru yapılmış olması yatmaktadır. Masanın altına girerek sadece yukarıdan düşen cisimlerden korunabiliriz. Bina yıkılacak olursa masalar da bina ile birlikte yerle bir olmaktadır. Aynı şekilde kapı pervazları, kolon ve kirişler de can kurtarma yerine tam tersine insanların yaşamlarına mal olmaktadır. Körfez ve Düzce depremlerinde yüzlerce insan, bilinçli olarak bu tür yerlere saklanmış ve tümü yaşamını kaybetmişti. Kolon ve kirişler kurtarma çalışmaları sırasında bir çok insanın çıkarılmasını zorlaştırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Ayrıca bina yıkıldığı zaman üzerimize ilk düşecek cisimler de bunlardır. Deprem sırasında sarsıntı nedeniyle pencerelerden düşerek hayatınızı kaybedebilirsiniz. Binanız yıkılmasa bile merdivenler zarar görebilir. Panik halinde dışarı çıkmaya çalışırken yıkılmış veya kısmen zarar görmüş merdivenlerden düşerek zarar görebilirsiniz.

UYKUDA YAKALANDIYSANIZ
1. kat bile olsa, ne zaman başladığını bilemiyorsak yatağımızın yanında cenin pozisyonunda bekleyelim.

OKULDAYSANIZ
Eğer bina deprem yönetmeliğine uygunsa bir sıra veya masa altına ya da binanızdan kuşkuluysanız sıra aralarına cenin pozisyonunda yatınız.

TEKERLEKLİ SANDALYEDEYSENİZ
Tekerlekli sandalyenin, tekerleklerini kilitleyerek, başınızı ve boynunuzu koruyunuz.

TREN – METRO GİBİ ARAÇLARDAYSANIZ
Yetkili anonslarına göre hareket edelim.
Asla treni terketmeyin.
Başınızı koruyup bekleyin.
Asla çakmak kullanmayın, nerede olursanız olun.

OTOBÜSTEYSENİZ
Otobüs duruncaya kadar koltuğunuzun arasına veya koridorda cenin pozisyonunda yatın.

AÇIK / KAPALI STADYUMDAYSANIZ
Kesinlike paniğe kapılmayın.
Asla kapılara gitmeyin.
Mümkünse stadın ortasına gidin.
Anonslara göre hareket edin.

TİYATRO – SİNEMADAYSANIZ
Kesinlikle paniğe kapılmayın.
Yetkili anonsları bekleyin.
Kapılara koşmayın.
Başınızı koruyarak ve sıra arasında cenin pozisyonuna geçin.
Tavanda saklanan avize gibi şeyler varsa başka bir yere geçin.

OTELDEYSENİZ
Odada en güvenli noktayı belirleyin.
Otel güvenlik talimatını okuyun ve katta bulunan acil çıkış noktalarını öğrenin.
Seyahate çıkarken yanınıza küçük bir radyo ile el lambası almayı ihmal etmeyin. (Riskli bölgeler için)
Asansör kullanmayın.
Deprem sırasında yaşam boşluğunda cenin pozisyonunda ya da yatak yanında aynı pozisyonda depremin bitmesini bekleyin.

ASANSÖRDE İSENİZ
Deprem anında asansördeyseniz, kat çıkış düğmelerine basıp, asansörü katta durdurup, en seri şekilde asansörü terk edin.

ALIŞVERİŞ MERKEZİNDEYSENİZ
Tezgah yanlarında cenin pozisyonunda durun.
Raflardan uzak durun.

YERALTI ÇARŞISINDAYSAK
Yer üstünden daha güvendesiniz, asla çıkışlara koşmayın.
Deprem sonrası (elektrik yoksa) duvarları takip ederek dışarı çıkın.

ARABADAYSAK
Güvenli bir yere yavaşlayarak yanaştırmaya çalışın, etrafta bina, direk yoksa arabada kalın.
Yolu kapatmamaya özen gösterin.
Köprülerden, alt ve üst geçitlerden ve binalardan mümkün olduğunca uzağa parketmeye çalışın.
Eğer tünel gibi ya da yüksek binalı bir sokaktaysanız, arabadan çıkıp yanında cenin pozisyonuna geçin.

AÇIK HAVADAYSAK
Üzerinize birşeyin düşmeyeceği güvenli bölgeye doğru hareket edin. Giderken başınızı koruyun.
Pencerelerden, binalardan, elektrik tellerinden uzak, boş ve açık güvenli bir noktaya doğru gitmeye çalışın.

DEPREM SONRASINDA
ENKAZDA VE DIŞINDA EYLEM BİÇİMİ
ÇÖKEN BİR BİNADAN KURTULMUŞSANIZ
Kendi binanızda ve yan binalarda enkaz altında yaralılar varsa, onlara yardım edin.
Görünürde yaralı yoksa, enkazın belli yerlerinden içerde kimse olup olmadığını sesle araştırın.
Ses aldığınız andan itibaren enkaz altındaki insanla diyolağa girerek onunla konuşun ve moralini düzeltmeye çalışın.
Arama kurtarma ekipleri gelmeden içinde canlı bulunduğunu saptadığınız enkazı terk etmeyin.
Ekipler geldikten sonra çekilin ve ancak sizden yardım istenince yardım edin.

ENKAZ ALTINDA KALMIŞSANIZ
Moralinizi bozmayın.
Enkaz altında başka canlı varsa, onunla konuşun. Moraliniz düzelir.
Vücudunuzun altına halı, kilim gibi şeyler çekmeye çalışın.
Duvara vurabilecek pozisyona gelmeye çalışın.
Elinizle duvara vurarak işaret verebilecek pozisyona gelin.
Sürekli bağırarak enerji tüketmeyin.
Enkaz üzerinde çalışanların seslerinin kesildiği an, enkaz altında kalan insanların seslerini duyabilmek için dinleme yapıldığı andır. Bu anda herkes susar ve enkaz altında kalan birileri varsa onlardan ses almaya çalışılır. İşte bu sessizlik anında her türlü gürültüyü yaparak aşağıda olduğunuza dair işaret verin.
Duvara vurabilecek haliniz yoksa, bağırın veya duvarı tırmalayın.
Kurtarma ekiplerinin size yaklaşmaya başladığını hissettiğiniz zaman onları yönlendirmeye çalışın.
Enkaz altında sıkışıp kaldıysanız, kurtarılana dek, belki de 5 – 6 gün beklemek zorunda kalabilirsiniz. Bu yüzden enerjinizi boşa harcamayın.

DEPREM SONRASI NELER YAPMALIYIZ…
PANİK YOK
Deprem sırasında olduğu gibi deprem sonrasında da bulunduğumuz mekanı terk ederken olabildiğince hızlı ama sakin hareket etmeliyiz.

Panik yapmaya başladığınız andan itibaren artık hata yapmaya başlar ve yaşamınızı tehlikeye atarsınız.

Kitlesel bir afet sırasında, iletişim ve ulaşım çökebilir ve organizasyon bozuklukları yaşanabilir. Buna bağlı olarak profesyonel arama kurtarma ekipleri gelinceye dek belki de 48 saat depremzede kendi başının çaresine bakmak zorunda kalabilir.

ATEŞ YAKMAYIN
Deprem sonrasında kibrit, çakmak gibi patlamalara neden olabilecek nesneleri kullanmayın. Işık kaynağı olarak sadece fener kullanın.

KONTROL EDİN
Dışarı çıkarken komşularınızı da kontrol edin. Bina yıkılmamış olsa bile her hangi birinin üzerine düşecek ağır bir cisim onun yaralanmasına neden olabilir.

HABER ALIN
Radyo dinleyerek, yetkililerden deprem hakkında sağlıklı bilgiler almaya çalışın.

ARTÇI ŞOKLARA DİKKAT
Ana şoktan sonra gelecek olan artçı şoklar hasar görmüş binaları yıkabilir. Binanıza girmeden önce çok iyi kontrol edin. Hasar varsa kesinlikle içeri girmeyin.

BİNANIZIN ÖNÜNDEN UZAKLAŞIN
Deprem sonrasında, dışarı çıktıktan sonra binanızın önünde beklemeyin. Daha önce tespit ettiğiniz toplanma bölgesine gidin.

FISILTI GAZETESİNE İNANMAYIN
Deprem öncesinde ve sonrasında sadece yetkililerin açıklamalarını dikkate alın. Depremi önceden saptamak günümüz teknolojisiyle imkansızdır. Bu nedenle kulağınıza gelen deprem fısıltılarına inanarak onları yaymayın. Bu tür dedikodular paniğe yol açarak hayatın normale dönmesine engel olmaktadır.

TELEFONLARINIZI KULLANMAYIN
Depremin ilk saatlerinde, acil durumlar dışında sebebi ne olursa olsun telefonları kullanmayın, yakınlarınızı aramayın. Depremin ilk saatleri acil müdahale ekiplerinin yönlendirilmesi açısından çok önemlidir.

Deprem sonrası telefonlar kilitlendiği için arama kurtarma ekipleri haber almakta zorlanmaktadırlar.

Kaynak: DOĞA ARAŞTIRMALARI, SPORLARI VE KURTARMA DERNEĞİ

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Gitarı Akort Etmek, Gitar Akort Teknikleri

Yazan: Kadir 02 Ağustos 2010 Pazartesi  
Kategori: Genel

Akort etmek gitar çalmayı öğrenirken ilk öğrenmemiz gereken şeylerden birisidir. Gitarın akordu kullanım sıklığına göre çabuk bozulabilir. Dolayısıyla sık sık gitarın akordunu kontrol etmek, eğer akordu kaçmışsa düzeltmek lazım gelir. Çünkü akortsuz gitarla çalışılmaz.

Akort etmenin pratik yolları var. Eğer bir bilgisayarınız ve bir de bilgisayarınıza bağlı mikrofon varsa akort programları yardımıyla bu iş adeta çocuk oyuncağıdır. Bunun yanısıra gitarı akort etmeye yarayan küçük, kullanışlı araçlar vardır, çok da pahalı değiller bunlardan da alabilirsiniz.

Ama illaki gitar akort etmek için yardımcı araçlara ihtiyacımız yoktur eğer iyi bir müzik kulağımız varsa. Peki nasıl yapacağız? Gitar klavyesindeki notaların yerlerini kavradığınızda bu işin çok basit olduğunu anlıyacaksınız…

- Gitarın 6. telinin 5. perdesiyle 5. telinin boştayken çıkardığı sesler aynı olmalıdır. Çünkü ikisi de aynı sesi yani La yı verir. Hangi ses düşükse/yüksekse ilgili teli sıkıyoruz/gevşetiyoruz.

- Gitarın 5. telinin 5. perdesiyle 4. telinin boştayken çıkardığı sesler aynı olmalıdır.

- Gitarın 4. telinin 5. perdesiyle 3. telinin boştayken çıkardığı sesler aynı olmalıdır.

- Gitarın 3. telinin 4. perdesiyle 2. telinin boştayken çıkardığı sesler aynı olmalıdır.

- Gitarın 2. telinin 5. perdesiyle 1. telinin boştayken çıkardığı sesler aynı olmalıdır.

Gördüğünüz gibi tellerin çıkardığı sesleri birbirine göre karşılaştırma sonucuna göre ilgili telleri gevşeterek veya sıkarak akordumuzu tamamlıyoruz ama başlangıç noktamız ne olacak? Bunun da çözümü var. Bir la düdüğü edinmek. La düdüğü üflendiğinde la sesini verir, bu da bizim gitarımızın 5. telinin sesidir.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • email
  • FriendFeed
  • MySpace
  • Twitter
  • RSS
  • Yahoo! Bookmarks

Sonraki sayfa »